|
 |
|

ERGUN BABAHAN
Küfür etme, yanıt ver!
Hürriyet Gazetesi yöneticilerine tek çağrım var Milliyet Pazarlama'nın Formula projesi gündeme geldiği tarihten itibaren o bölgede 2 milyon 300 bin metrekare araziyi kapatıp kapatmadığı doğru mudur, değil midir? Buna bir
yanıt verin
Türkiye'de gazetecilik bazı kesimler için küfürname yazmakla eş anlamlı. Siz bir olay ortaya koyuyorsunuz, bir gerçeği ifade ediyorsunuz, karşılığında iddialara yanıt verilmiyor, küfür ve hakaret yağdırılıyor.
Doğan Grubu gazeteleri bu işte iyice usta olmuş. Deneyimli siyasetçi taktiği uyguluyor. Siz ne sorarsanız sorun onlar kafalarındaki yanıtı veriyor.
Son yaptığımız haberde de böyle oldu. Biz Doğan Grubu'na bağlı Milliyet Pazarlama'nın Formula yarışının yapılması planlanan bölgede binlerce dönüm arazi kapattığını, yarışların İstanbul'da yapılması tehlikeye düşünce de Hürriyet Gazetesi'ni devreye sokarak hükümet ve yerel yönetimlere baskı yaptığını yazdık.
Onlar dünkü gazetelerinde bu iddiaya yanıt verme yolunu seçmedi, SABAH'a küfür etmeyi tercih etti. SABAH'a küfür için birinci sayfası dışında iki tam sayfa ayıran Hürriyet Gazetesi, Milliyet Pazarlama'nın binlerce dönüm arazisinden tek satırla olsun bahsetmedi. Bahsedemezdi. Çünkü söyleyecek sözleri yoktu.
Çünkü onlar da patronlarının bölgede 2 bin 300 dönüm (2 milyon 300 bin metrekare) gibi büyük bir araziyi kapattığını biliyordu.
THY manşeti de var
Daha önce Hürriyet'in Türk Hava Yolları ile ilgili bir manşetini de köşemde gündeme getirmiştim.
Burada yaptıkları taktiği, yani Hürriyet Gazetesi'ni patronun ticari amaçları için kullanmayı, aynen orada da uygulamışlardı. Çünkü THY'nin uçaklarının sigortasını Doğan Grubu'na ait Ray Sigorta yapıyordu, uçakların yakıtını da Petrol Ofisi sağlıyordu.
Hürriyet, 50 kişinin görevden alınmasını bahane ederek yeni göreve atanan Genel Müdür'e gözdağı vermişti. Bir yanlış yapıp Ray Sigorta ve Petrol Ofisi'ni devre dışı bırakma mesajı veriliyordu.
Hürriyet'in tepe yöneticileri, patronlarının arazilerini, THY ile ilgili işlerini bilmiyorlar, ama gerektiğinde İzmit'te kurmaya çalıştığı karton fabrikasının teşviki için devreye girmeyi biliyorlar.
Geçmişleri, patronlarının ticari faaliyetleri için gazetecilik mesleğini kullanma örnekleriyle dolu insanların, şimdi kalkıp da patronun ticari faaliyetlerinden haberi olmadığını söylemesi kimseye inandırıcı gelmez.
Hürriyet'in yaptığı, patronunun bölgedeki arazisinin değerinin artması için haber üretmektir. Bu bir fabrikasyon haberdir. Kaderin cilvesine bakın ki, Hürriyet'in, Milliyet Pazarlama'dan bahsetmeyip SABAH'a saldırıda bulunduğu gün, gazetesinin göbeğinde kocaman bir Milliyet Pazarlama ilanı vardı. Hürriyet'teki ilanda Milliyet Pazarlama, Bodrum'da parsellediği arazilerin taksitle satışı için vatandaşa çağrı yapıyordu.
Doğan Grubu'nun İstanbul'da da yapacağı budur. Formula öncesi kapattığı araziyi parselleyip "60 aya varan vadelerle veya size uygun ödeme koşullarıyla" pazarlamak.
Bunda ticari olarak bir yanlış yoktur, yanlış olan arazi değerinin artması için gazetecilik mesleğinin devreye sokulmasıdır.
Hürriyet Gazetesi, bu haberiyle Milliyet Pazarlama'ya destek faaliyeti içine girmiştir.
SABAH Gazetesi de, gazetecilik ahlakı açısından yanlış bulduğu bu olayı tesbit etmiş ve haber yapmıştır. Bu iş bu kadar basittir. Hürriyet'in öfkelenmesinin, küfür etmesinin ardında yatan tek gerçek budur.
O yüzden Hürriyet Gazetesi yöneticilerine tek çağrım var Milliyet Pazarlama'nın Formula projesi gündeme geldiği tarihten itibaren o bölgede 2 milyon 300 bin metrekare araziyi kapatıp kapatmadığı doğru mudur, değil midir? Buna bir yanıt verin.
SABAH'ın miladına gelince;
8 Ağustos 2003 benim göreve başlama tarihimdir. Bu tarih, SABAH'ta yeni bir gazetecilik anlayışının devreye girdiği gündür.
O tarihten bugüne ciddi bir sınavdan geçtik. SABAH'ın o günden bu yana patronunun ticari faaliyetlerini ilgilendiren veya rakiplerine gözdağı vermeyi amaçlayan bir tek manşeti yoktur. Biz bunu açık yüreklilikle yazabiliyoruz, çünkü SABAH'ta böyle bir gazetecilik yapıyoruz.
Merkez SABAH, artık Türkiye'de haberin haber değeri taşıdığı için yapıldığı, patronunun ticari faaliyetlerinden bağımsız, Türkiye'nin ulusal çıkarlarına değer veren bir gazetecilik anlayışı gelmesi için mücadele vermektedir.
Merkez SABAH, gazetelerin, patronun ticari faaliyetlerinin tetikçisi olarak kullanılmasının kesinkes karşısındadır.
Merkez SABAH, gazetecilik faaliyetinin sadece gazetecilik ve habercilik saikiyle yapılmasını hedeflemektedir.
Gazetecilik yapın
Bunun dışına çıkanlarla da mücadele etmeye kararlıdır.
Merkez Grubu'na gelince;
Merkez Grubu şeffaf bir yapıdır. Öyle olduğu içindir ki, hiçbir yasal yükümlülüğü olmamasına rağmen 10 aylık bilanço faaliyeti sonuçlarını ve karını göğsünü gere gere açıklamıştır.
Merkez SABAH'ın kar rakamları rakiplerini elbette panikletmiştir. Bilançolarında faaliyet karları yerlerde sürünen, faaliyet dışı karlarla ayakta kaldıkları açıkça görülen Doğan Grubu gazeteleri, salt gazetecilikten para kazanıldığını görmekten rahatsız olmuştur.
Merkez SABAH, her türlü kartel ilişkisinden uzak, şeffaflık içinde yoluna devam edecektir.
Küfürler, ucuz gazetecilik numaralarından etkilenmeden gerçekleri yazacaktır. Bizim için aslolan gazeteciliktir. Bu da bizim en büyük sermayemizdir.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|