|
 |
|

Akupunktur yüzünden mikrop kapan çok var
Türkiye'nin tek diplomalı homeopati uzmanı Doç. Dr. Mehmet Gürsel'e göre tamamlayıcı-alternatif tıp ehil ellerde uygulanmalı, yoksa çok zarar verebilir. Alternatif-tamamlayıcı tıp kanseri tedavi etmiyor ama mutlaka yardım ediyor. Dünyaca ünlü bilim adamları artık kanserin psikolojiye bağlı olduğunu kabul ediyorlar. Örneğin yumuşak tıbba göre sol meme kanseri annenin çocuğu ile geçimsizliğinden kaynaklanıyor
Haftanın sohbetinin bugünkü bölümünde Doç. Dr. Mehmet Gürsel ile akupunktur, ayurveda üzerine düşüncelerini konuştuk. Alternatif-tamamlayıcı tıbbın gündelik hayata etkilerini anlatan Gürsel'e göre sağlıklı yaşamın sırrı kesinlikle insanın kendisinde gizli.
* Türkiye'de doğal ürünlere olan ilgi bir anda arttı. Ayrıca herkesin dilinde ayurveda, yoga, reiki...
Bunlar kötü şeyler değil tabii ama beni endişelendiren bunların moda olması. Örneğin son yıllarda önüne gelen yer açıp enerji vermeye başladı. 1998 yılında Sağlık Bakanlığı'nın üst düzeyinde çalışan bir arkadaşım vardı. Yaptıkları bir çalışmaya göre o yıl sadece İstanbul'da 11 bin bio enerji uzmanı saptamışlar. Demek ki ilgi var ama hastalar ne kadar doğru ellerdeler emin değilim.
* Herkes örneğin "Ayurveda" yapamaz mı yani?
Bakın örneğin ben ayurvedanın ne olduğunu biliyorum ama uygulayamam çünkü eğitimini almadım. Bu bilimi uygulayacak kişi mutlaka eğitimini almalı. Hekimin tezgahından çıkan her şeye saygım var. Ama maalesef Türkiye'de alternatif-tamamlayıcı tıp ek gelir olarak yapılan bir şey haline geldi.
* Ayurveda ne demektir?
Klasik Hint tıbbı aslında. Biraz otantiktir. İnsanlara tiplemelerine göre teşhis koyar. Yapısal durumlara bağlı olarak beslenme bazında tedavi eder. Bütün besinler doğaldır tabii. Bakın, ayurveda bir yaşam biçimidir. Şimdi siz kentin göbeğinde oturup, yoğun iş hayatının ortasında bu bilimin size önerdiklerini uygulayamazsınız. Benim söylemek istediğim de bu zaten, doğal ve gizemli gözüken her şey herkese iyi gelecek diye bir şey yok.
* Akupunktur yöntemi de ülkemizde çok yaygın kullanılıyor. Özellikle kilo vermek ya da sigarayı bırakmak için. Geçenlerde bir tanıdığımın başına kötü bir şey geldi, akupunktur iğnelerinden mikrop kaptı, az daha ölüyordu.
Akupunktur son derece yararlı ama çok zor bir yöntemdir. Ehil ellerde olması gerekir. Ben eğitimini almama rağmen uygulamıyorum çünkü her şeyin bir uzmanı olmalıdır. Bu mikrop kapma olaylarına gelince, biz de çok rastlıyoruz çünkü maalesef masraflı olmasın diye bazı kişiler aynı iğneleri birden fazla hastaya kullanabiliyorlar. Aynı iğnenin ikinci kez aynı kişiye kullanılması bile çok sakıncalı, kaldı ki başkasına, olacak iş değil. Çok tehlikeli sonuçlar ortaya çıkabilir. Dikkatli olmak gerekir.
* Size başvuranların çoğunun genelde ağrılardan şikayetçi olduğunu söylediniz. Ne tip ağrılar bunlar? Örneğin bel fıtığını tedavi edebiliyor musunuz?
Bel fıtığını geçiririm dersem yanlış olur ama ben adale kasılmalarına, birinci derecede ağrılara osteopatik manipülasyonlara çare bulabiliyorum. Bazen bu fıtık teşhisi konmuş birinin üzerinde bile yararlı olabiliyor. Hastayı bu şekilde ağrısından uzaklaştırmak mümkün. Ayrıca bazı ağır vakalarda nöral terapi uyguluyoruz.
* Türkiye'nin diplomalı tek homeopati uzmanısınız. Eğitim vermeyi düşünmüyor musunuz?
Homeopati için henüz bir girişimde bulunmadım ama doktor Hüseyin Nazlıkul ile bir Nöralterapi Cemiyeti kurduk. Çok da ilgi görüyoruz. Meraklısı olan Türk hekimlerine bunun eğitimini vermeye başladık. Kursun birincisini tamamladık. İnşallah ikincisini eylül ayının başında vereceğiz.
İçtiğiniz suyun alkali olmasına dikkat edin
* Peki alternatif-tamamlayıcı tıbba sadece hasta olduğumuzda mı başvuracağız. Yani bir yerimiz ağrıdığında ya da katı tıptan medet bulamadığımızda mı?
Hayır sadece hasta olduğunuzda ya da sorun yaşadığınızda değil gündelik hayatta da yumuşak tıbbın gereklerini yerine getirerek olası sorunların önüne geçebilirsiniz.
* Örneğin?
Bedenimiz enerjiden oluşur. İnsan vücudunun bir düzeni vardır biz bu düzeni bozarsak ortaya hastalıklar çıkabilir. Örneğin sabah saat 3 ile 5 arası enerji akciğerlerde yoğunlaşır. 5 ile 7 arası kalın bağırsağa geçer çünkü bir önceki gün yenilenin posasının atılma saatidir. Bu enerji bütün gün boyunca değişik organlarda toplanır. Siz sabah 11'de kalktığınız zaman üç enerjiyi pas geçmişsiniz demektir. 11-13 arasında enerji kalpteyken siz yemek yerseniz vücut bunu taşıyabilmek için normalinden çok daha fazla çalışır.
* Alışkanlıklara ve hayat tarzına göre bu düzen insandan insana değişmez mi?
Maalesef hayır. Vücut bu düzensiz yaşama katlanır, katlanır 40 yaştan sonra ilk belirtileri vermeye başlar. "Ee yaş da ilerledi artık, olacak küçük rahatsızlıklar" lafı hiç de doğru değil. Vücudumuzda olan bitenin tek sorumlusu bizleriz.
* Ya gıdalar? Nasıl beslenmemiz gerekiyor?
Öncelikle gıdaları mutlaka mevsiminde yiyeceğiz. Yani ocak ayının ortasında yenilen domatesten hayır gelmez. Bir de su çok önemli. İçtiğimiz suyun alkali yani ağır metallerden arınıp arınmadığına dikkat etmemiz lazım çünkü vücudumuzdaki enerjinin baş düşmanı soluduğumuz ya da içtiğimiz metallerdir.
* Nereden bulacağız alkali suyu?
Suyu satın alıyorsak mutlaka alkali su mudur değil midir üzerine bakacağız. Ayrıca bütün kaynak ve doğal sular yararlıdır. Bildiğim kadarıyla Cerrahpaşa ve Çapa'da da alkali sular üzerine çalışmalar yapılıyor. Alkali su içmek özellikle şeker hastalarına çok iyi geliyor.
* Şehir hayatında mecburen soluduğumuz ya da sizin dediğiniz gibi içtiğimiz ağır metaller bize ne yapıyor? Er geç hasta mı olacağız yani?
Mutlaka hastalık diye bakmayın ama şu kanıtlanmıştır ki ağır metaller özellikle böbrek ve pankreas için zararlıdır. Ayrıca vücudun doğal dengesini bozar. Şehir hastalığı olan stresi tetikler ve bizi sinirli yapar.
Kulak deldirmek son derece sakıncalıdır
* Diş haritasından sonra bir de kulak tablosu görüyorum, bu ne işe yarıyor?
Kulak son derece önemlidir. Dişler gibi kulaklar da vücuttaki birçok şikayetin sebebi olabilir. Bu tablo onu gösteriyor.
* Tabloda başağrısından ülsere kadar birçok hastalık var. Biz kulak deldirmeye meraklı bir milletiz sakıncalı değil mi?
Çok sakıncalı. Hatta bazen birden fazla yukarı doğru deldiriyorlar onun sonuçları daha vahim olabilir. Dışarıdan yapılan her türlü müdahale enerjinin doğru akmasını engelleyebiliyor.
Vücuttaki negatif enerji kaybolmalı
* Yumuşak tıbbın kanseri tedavi ettiği de söyleniyor. Hatta bazı kanser uzmanları da "Zararını görmedik" şeklinde açıklamalar yapıyorlar. Bu mümkün mü?
Bu bilim kanseri tedavi etmiyor ama yardımcı oluyor. Dünyaca ünlü Alman doktor Hammer kanserin psikolojik baskıdan ortaya çıktığını söylüyor. Psikolojimiz vücudumuzdaki enerjiyi etkiliyor. Çok verilen bir örnek vardır. Sol meme kanseri annenin çocuğu ya da çocuğu yerine koyduğu kişiyle geçimsizliğinden kaynaklanır. Sağ meme kanseri ise anne ya da kendinden yaşça büyük anne yerine konmuş kişilerle sürtüşmeden oluşur. Bu yumuşak tıbbın inandığı bir gerçektir. Kuşkusuz kanseri tedavi etmiyoruz ama vücuttaki tıkanmış enerji kanallarını açıp blokajı kaldırıyoruz.
Balçiçek PAMİR
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|