|
 |
|

ASLI AYDINTASBAS
Col Kralicesi
Irak'ta yeni kurulan 25 kisilik Hukumet Konseyi tam bir cumbus. Icinde Siiler, Sunniler, din adamlari, uc Kurt, bir Turkmen, aydinlar, asiret liderleri, kentli ve koyluler var. Baas zulmunun kalkmasiyla Irak'ta herkes yillardir bastirdigi altkimlige donmus durumda. Etnik ve dini mozaigiyle Konsey, bir bucuk yilda yapilmasi beklenen genel secimlere kadar ulkeyi temsil edebilecek tek yapi. Gecen hafta Birlesmis Milletler'in destegini aldi. Konsey'den bir grup, onumuzdeki gunlerde Bahreyn, Kuveyt ve Birlesik Arap Emirlikleri'ne gidiyor. Onumuzdeki hafta ise aralarinda eski Irak Disisleri Bakani Adanan Pacaci'nin da bulundugu bir grup Konsey uyesi, Ankara'ya ugrayacak. Bu, Iraklilarin Turk askerinden ne bekledikleri ve Turk birligini nasil karsilayacaklari konusunda cok onemli ipuclari tasiyan bir gezi...
Turk askeri konusu, beni ister istemez yillardir hakkinda her seyi buyuk bir merakla okudugum Ingiliz casusu Gertrude Bell'in biyografisine goturdu bir kez daha. Zengin bir ailenin kizi olan Bell, yirminci yuzyilin basinda arkeolog olarak tutuldugu Orta Dogu sevdasini, once Ingiliz casusu, ardindan da hukumet yetkilisi olarak surduruyor. Omrunu o zamanlar "Mezopotamya" denilen topraklara adiyor. Sam'dan Bagdat'a onde gelen Arap asiretleri ve liderlerle uzun yillara dayanan dostlugu nedeniyle, Birinci Dunya Savasi'nda Ingiliz hukumetine calisarak Arap bolgelerinde Ingiltere'ye karsi isyani onluyor, Osmanli'ya karsi isyani kiskirtiyor. Daha sonra kendisi gibi maceraperest T.E. Lawrence'la Osmanli'dan apartilan topraklarda yeni Orta Dogu haritasini ciziyor. 1919 Paris konferansinda Bati devletleri Orta Dogu'yu paylasirken, o da masada. 1926'da Bagdat'taki evinde cesedi bulundugunda, Imparatorlugun en guclu isimlerinden.
Borc karsiliginda vilayet
Bell'in Arap dunyasiyla ilgili yazdigi rapor ve anilar, bugun bile Orta Dogu'yu en iyi anlatan yapitlar. 1900'lerde Arap milliyetciligi, tek tuk sehirli aydinin savundugu bir dusunce akimi. Asiret liderleri, cikarlari dogrultusunda ya Osmanli'dan memnun ya da sikayetci. Din adamlari ve halk, Hilafet'e bagli, Ingiliz idaresine kuskuyla bakiyor. Osmanli ise Arap vilayetlerinde ic paralayan bir kotu yonetim sergiliyor. Borc, harc, iktidar kavgalari ve Balkan harpleriyle basi iyice sikisan Osmanli, Katar'dan Basra'ya Arap vilayetlerinin bir bir elden gitmesini, alelade bir vaka sayiyor. Bunlarin bir bolumu isyan degil, borc karsiligi ya da taviz olarak veriliyor. Arap isyani, hic de sanildigi gibi yaygin ve genis bir ayaklanma degil. Sorun Osmanli'nin zayifligi.
Eski yonetim olsa...
Paris konferansi oncesinde Ingilizler'in onundeki en onemli soru, Arap vilayetlerinin manda mi, yoksa Ingiliz somurgesi olarak mi yonetilecegi. Gertrude, konferansa katilmadan once Bagdat'taki en kidemli siyasi otorite olan Sunnilerin dini lideri Seyh Nakib'i ziyaret ediyor. Dramatik bir sahne. Bell'i sicak karsilayan yasli bilge, soyle diyor "Bak Hatun. Ingiliz idaresinin devami konusundaki fikrimi sorarsan, ben kuvvetliden yanayim. Turk hukumetini ne kadar sevdigim konusunda yalan soylemeyecegim. Eski donemde oldugu gibi Turk sultanlarinin idaresine donebilecek olsam, baska sey istemem. Fakat bugunku Turk hukumetinden nefret ediyor ve seytana kufrediyorum. Maalesef Turk oldu, ortadan kayboldu. Bu yuzden senin teban olmaya raziyim"...
O donemde Mekke'deki Serif ailesi ve Ingilizlerin yanindaki birkac asiret disinda, Basra'dan Beyrut'a Arap liderlerin dusuncesi asagi yukari boyle.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|