kapat
17.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI


TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL

GREENCARD

MUHARREM SARIKAYA


AK Parti'den Ruhban Okulu atagi

Cumhurbaskani Ahmet Necdet Sezer'in, dun Hacibektas'ta toren sirasinda yaptigi konusmanin agirligi laiklik uzerineydi.

Sezer'in konusmasinda en dikkat ceken bolum soyleydi

"Temel hak ve ozgurlukler, din ve mezhep ayrimi yaratmak ya da bu kavram ve goruslere dayali bir devlet duzeni kurmak amaciyla kullanilamaz. Hic kimse, kisisel ya da politik cikar saglama amaciyla dini, din duygularini ya da dince kutsal sayilan degerleri kotuye kullanamaz."

Sezer, konusmasinda Hacibektas ve Ataturk'ten de alintilar yaparak herkesin dini inanclarini ozgurce yerine getirmesi gerektiginin altini cizdi.

Aslinda Sezer bu sozleri yeni soylemiyor.

Goreve geldigi gunden bu yana laiklik konusundaki butun konusmalarinda benzer vurguyu yapiyor.

Cumhurbaskani'nin dunku mesaji her ne kadar Bektasi/Alevi toplumuna donuk soylenmis sozler olarak okunsa da, aslinda Turkiye'nin Musluman, Suryani, Katolik, Protestan, Ortodoks butun yurttaslarini kapsiyor.

Tartisma da bu asamada basliyor.

Devletin bir kanadi, laikligin tarifini yaparken butun dinlere hosgoru ile yaklasilmasi gerektigini soylerken, diger kesim benzer bir yaklasimda bulunmuyor.

Sanki baska bir dine mensup olmak Turkiye Cumhuriyeti'ne bagli olmamakmis gibi gosterilmeye calisiliyor.

Sanki "Turkiye Cumhuriyeti'nin asli vatandasi olmak icin sunni olmak zorunluluk" anlayisi beyinlere kaziliyor.

Turkiye'de camiden baska ibadethane acilmasi veya bu ibadethanelerde dini egitim verilmesinin devletin temellerine dinamit koymak anlamina gelecegi imaji surekli toplumun beynine kaziniyor.

Oysa Turkiye Cumhuriyeti son 50 yildir radikal Islami kesimlerin yarattigi sikintiyi gidermek icin ugrasiyor.

Bu sikintilari ceken de dun Hacibektas'ta duzenlenen bazi panel ve sohbet toplantilarinda alti cizildigi gibi sadece Alevi Bektasiler degil.

Hiristiyanlar da, Museviler de, Suryaniler de son 30 yildir benzer sikintilar icinde bulunuyor.

Patrik'e verilen yanit
Nitekim, gecen hafta Disisleri Bakani Abdullah Gul'u ziyaret eden Patrik Barthalemeos benzer bir yaklasimda bulunmus.

Disisleri Bakanligi'ndan alinan bilgiye gore Patrik, Ortodokslar icin kutsal bir yer olarak kabul edilen Heybeliada Ruhban Okulu'nun acilmasini istemis.

Abdullah Gul de ilk kez Patrigi kabul eden Disisleri Bakani olmakla kalmamis, bir adim daha atip okulun acilmasi gerektigi gorusune kendisinin de katildigi izlenimi vermis.

Nitekim, Patrik ayrildiktan sonra yakin arkadaslari ile sohbetinde Gul, benzer bir yaklasim gosterip Heybeliada Ruhban Okulu'nun acilmasinin yararli olacagi uzerinde durmus.

Gul'un gosterdigi su yaklasim ise cok daha dikkat cekici

"Eger Heybeliada Ruhban Okulu acilacaksa, bizim zamanimizda en rahat sekilde acilir. Zaten 1971 yilina kadar bu okul faaliyet gostermis. Hiristiyan dunyasi icin cok buyuk onem atfeden bu okul ihtilal doneminde kapatilmis. Son 30 yildir faaliyet gostermemis. Simdi faaliyet gostermesinde ne sakinca olabilir?"

Gul bu yaklasimi gosterse de devletin butunu icinde benzer bir tavir gosterildigi soylenemez.

Neden ise Heybeliada Ruhban Okulu'nun Italya'daki gibi bir Vatikan haline donusecegi kaygisi.

Oysa okulun ilk temelleri 862 yilinda atilmaya baslanmis. 1 Ekim 1844'de de resmen okul olarak egitim vermeye baslamis.

Ruhban Okulu, 1923 yilinda diger okullarla ayni statuye alinmis.

1947'de suresi 4 yil olan yuksek okul bolumu taninmis. 1951 yilinda Milli Egitim Bakanligi'na bagli bir okul haline donusmus.

Okul Milli Egitim Bakanligi'na bagli olsa da diplomalari bu tarihten sonra nedendir bilinmez Kultur Bakanligi tarafindan verilmis.

1971'de askeri ihtilalin ardindan buyuk yuksek okullarin tek elde toplanmasi karari ile de okul devletlestirilince ogretim hayati da son bulmus.

1985 yilindan sonra da okulda bir daha ogrenim gorulmez olmus.

Heybeliada Ruhban Okulu'nun simdi tekrar acilmasi gundemde.

Son gunlerde bu konu duyulmus olacak ki bazi internet sitelerinde okulun tekrar acilmasina karsi kampanyalar baslamis bile.

Okulun acilmasina karsi cikis gerekcesi ise Ruhban Okulu'nun acilisinin Anayasa'ya ve Lozan Antlasmasi'na aykiri oldugu yonunde.

Her ne iddiada bulunursa bulunsun, Heybeliada Ruhban Okulu sorununu, Gul'un de vurguladigi gibi Turkiye cozmek zorunda.

Yoksa, bir suredir vurgulandigi gibi bunun olmasi halinde Patrik'in bundan boyle Rusya'da gorev yapmasi kacinilmaz hale gelecek.

Cumhurbaskani, birkac gun Milli Egitim'in yoksul ogrencilerin ozel okullarda okutulmasina iliskin yasayi veto ederken ortaya koydugu gerekce okundugunda aslinda tehlikenin nerede oldugu da daha iyi anlasilacak.


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Sari Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayincilik ve Iletisim A.S. - Tum haklari saklidir