|
 |
|


4 yilin bilancosu
17 Agustos buyuk yikiminin dorduncu yilinda geldigimiz nokta, Karl Marks'a karisinin sitemini hatirlatiyor.
Marks'in karisi uzun ve yoksul bir hayatin sonlarina dogru soyle yakinmisti "Karl sermaye ustune bu kadar yazi yazacagina biraz sermaye edinseydin, ne kadar da iyi olurdu..."
Biz de bu 4 yil boyunca surekli depremi konustuk, bol bol slogan urettik, atip tuttuk ama ne hatalarimizdan ders cikarabildik, ne de Prof. Isikara'nin ifadesiyle, "Depreme dayanikli toplum olusturma" yolunda ciddi bir mesafe alabildik.
Elbette 4 yil oncesinin sifir birikimli, sifirin da altinda bilincli, kaderciligin kisir dongusunde debelenip duran Turkiye'si degiliz. Arama-kurtarma calismalarinda iyi bir cizgiye geldik. Egitimden donanima kadar. Ancak hala depreme hazirlik ve zarari azaltma konularinin ne kadar hayati onem tasidigini goremiyoruz. Tuhaf bir isbolumuyle deprem oncesinin sorumlulugunu tanriya havale ediyor, biz sadece deprem sonrasiyla ilgileniyoruz.
Her gecen gun biraz daha yaklastigimiz kacinilmaz- Istanbul depreminin isiginda eksilerimizi ve artilarimizi irdelemeyi yarina birakip, su 4 yili ozetleyelim. Kayiplariyla birlikte 20 bin dolayinda kurban verdigimiz, 7 bin 652 bina ile 52 bin 581 konutun yerle bir oldugu 17 Agustos 1999'tan bu yana bakin neler yaptik
* Burada adlarini vermeyelim; Istanbul'un iki unlu taahhut sirketinin insa ettigi yazlik ve sitelerde deprem sonrasi kolonlarin altindan 400'e yakin ceset cikarildi. Iki sirket hakkinda da yiginla dava acildi. Ama kalici konutlar ihalelerinde, iki sirkete de is verildi.
* Sadece Turkiye'den degil, dunyanin dort bir yanindan depremzelere yardim ve bagis yagdi. Bu yardimlarin nasil degerlendirildigi uzun sure devlet sirri gibi gizlendi. Kamuoyunun baskilari sonucu harcamalarin dokumu yapildiginda goruldu ki, icte-dista toplanan 166 trilyon liranin ciddi bir bolumu demirbas ve tasit alimina, bolgeye gelip giden yetkililer icin agirlama ve temsil giderlerine, cep telefonu faturalarinin odenmesine gitmisti. Bu konuda daha carpici, daha sarsici ornekler, Meclis Komisyonu raporunda ayrintilariyla siralaniyor.
Hesap sorulamadi
* Hukumet depremde yikilan binalarin sorumlularinin tumunu yargi onune cikarma sozunu verdi. Ancak sadece bir gunah kecisi cezaevine gonderilebildi Yap-satci Veli Gocer. Onun insa ettigi sitelerde 168 kisi olmustu. Bedelini 521 gun cezaevinde kalarak odedi. Her can icin asagi-yukari 3 gun. Gocer'in simdi yine eski isine dondugu haberleri geliyor.
* Depremzedelerin actigi davalar mevzuatin labirentlerinde kaybolup gitti. Muteahhit ve belediye calisani (yikilan binalarin imar ve iskan ruhsatlarini verenler) 3 bin 500 kadar kisi hakkinda savcilar sorusturma acti. Ancak bunlarin cok azi dava asamasina geldi. Mahkeme onune cikarilabilenlerin buyuk cogunlugu da "eksik sorusturma" gerekcesiyle beraat etti. Eksik sorusturma neydi, biliyor musunuz? Ya bilirkisiye yemin ettirilmesi unutulmustu, ya da enkaz ornekleri yeterince ve yasalarin emrettigi olcude alinmamisti.
* Bu engelleri asabilen dosyalarin durusmalari surerken, 10 yillik "zaman asimi" tartismasi basladi. Yikilan binalar icin zaman asimi binanin yapildigi tarihte mi basliyordu, yoksa depremde yikildigi tarihte mi? Yargitay once "Binanin insa tarihi" dedi. Sonra gorus degistirip zaman asiminin miladini binanin depremde yikildigi tarihe cekti. Ne var ki arada bircok mahkemede davalarin yaridan fazlasi ilk yoruma dayali zaman asimi nedeniyle dusmustu bile...
* Depremi unutturmamak icin anit dikme projeleri de skandala donustu. Adapazari'ndaki Deprem Muzesi, SIT alanina kuruldugu icin acilamadi. Duzce'deki Deprem Kalesi'nin duvarlari yaslanan ilk ziyaretcinin omuz darbeleriyle yikildi. Bolu'daki muze ise tavani catlayip su aldigi icin kisa surede curuge cikti.
* 4 yil sonra hala prefabriklerde oturanlarin (ornegin Kocaeli) cilesini, hicbir yardim almadigi icin yikilmak uzere olan evlerinde barinmak zorunda kalanlarin (ornegin Golcuk) terkedilmisligini, bastan savma yapildigi icin sivalari dokulen, tavanlari coken, duzenli su ve elektrik baglantisindan yoksun kalici konutlarda yeni bir yasam kurmaya kalanlarin (ornegin Sakarya) caresizligini anlatmaya kalksak sayfalar yetmez.
Iste boyle. Ne dersiniz, bu tablo karsisinda ayak seslerini duyurmaya baslayan Istanbul depreminin hazirliklarina guven duyar misiniz?
Mesajlariniz icin:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|