|
 |
|

EROL KAYNAR
Eskiler-Yeniler
Beşiktaş Teknik Direktörü Lucescu, sezon başından beri sık sık dile getirdiği "Yeni oyuncular için takıma girmek kolay değil" prensibini Samsun deplasmanından sonra İnönü'deki galada Bursa kaşısında da sahneye sürdü. Ancak eskilerden kurulu Beşiktaş'ın eski futbolunu oynadığını söylemek güç. Hele ilk 20 dakikada oynanan futbol adına söylenecek şey; Bursa tuhaftı, Beşiktaş ondan tuhaftı. Orta sahadaki top kayıpları her iki takım için de inanılmaz sayıdaydı. Ancak duran Ahmet Dursun 20. dakikada dünkü 90 dakikanın kaderini çizdi. Presle kazandığı topu hemen Tümer'e aktardı. O da kaptanı Tayfur'a ve mükemmel bir vuruşla takımını kurtaran kaptan unvanını alıverdi Tayfur. Bu golde Bursaspor'un Rumen kalecisinin de hatalı olduğunu belirtelim.
Doğu bloğu ülkelerinin oynadığı modası geçmiş futbola benzer bir görüntü çizdi Bursa. Geri dörtlüleri o kadar açık veriyordu ki, ilk yarıda Ahmet Hassan oyunda olsa, Beşiktaş maçı bu kadar strese sokmazdı. Bursaspor'un beceremediği ofsayt taktiği, ilk yarıda savunmanın arkasına atılan birçok topta delindi ve Beşiktaşlılar sık sık kaleciyle karşı karşıya kaldı. Hele Ahmet Dursun'un 31. dakikada kaçırdığı bir pozisyon var ki...
İkinci yarı herkes Beşiktaş'tan daha tempolu, süratli bir futbol beklerken, Bursaspor daha atak oynamaya başladı. Cordoba'nın üst üste başarılı kurtarışları siyah-beyazlıların skor üstünlüğünü sürdürmesini sağladı.
Ve Lucescu beklenen müdaheleyi 56. dakikada yaptı. Giunti ile Tümer çıktı; Ahmet Hassan ve Sergen girdi. Orta alanı takviye etmenin hedeflendiği bu değişiklik ve oyuna giren iki yıldız bile Beşiktaş'a yeterli tempoyu kazandıramadı.
Sergen'in daha hazır olmayışı da Beşiktaş'ın orta sahasından arzulanan organize atakların gelişmesini önledi. Yine de bulunan net pozisyonlar vardı. Ahmet Dursun dün gece kaçırdıklarını TV'den seyrederse kendisi de çok şaşıracaktır.
Beşiktaş, 80. dakikada üçüncü değişikliğini de yaptı. Kaan çıktı, Okan girdi. Genç futbolcu heyecandan olsa gerek, Gençlerbirliği'ndeki çizgisinde değildi. Bu 90 dakikadan alınması gereken en önemli ders, Lucescu'nun eskiler-yeniler ayrımını yapmadan formayı hak edene maçın başından itibaren vermesi gereğidir. Bazen iyi niyet de işe yaramayabiliyor.
Ahmet Hassan'ı son yarım saatte oyuna alıp her zaman kurtarıcılık yapmasını bekleyemezsiniz. Bazen daha uzun zamana ihtiyaç duyabilir. Ayrıca böyle bir görevin futbolcuda stres yaratacağı gerçeğini de gözardı etmeyelim.
Lucescu'nun bu gerçeği bundan sonraki maçlarda gözardı etmeyeceğini umuyorum.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|