|
 |
|

NECATİ DOĞRU
Mehmetçiğin kanı edebiyatı diye dudak bükenlere!
Yine kalemlerini şehvetle "Amerika'nın dediğini yapalım" mürekkebine batırıp yazmaya başladılar. Yine dillerini "Mehmetçiğin kanında" ıslatıp söylemeye koyuldular.
Hep aynı kalemler.
Şehvetle yazmışlardı.
Dil ıslatarak söylemişlerdi.
Tezkere çıkmazsa Türkiye meclisiyle, toprağıyla, ordusuyla ABD'nin yanında yer almazsa krizden krize batar, ülke ekonomisi erir biter diye yazmışlardı.
Türkiye tesbih böceği olur.
İçine kapanır.
İbiş bir Ortadoğu ülkesi haline gelir diye sütun sütun, manşet manşet, sayfa sayfa vermişlerdi. ABD, Irak'ı 20 günde alır.
****
Masayı da 20 günde kurar.
Irak'a 20 günde demokrasi, eşitlik, özgürlük, laiklik, zenginlik, pazar ekonomisi getirir.
Türkiye masanın dışında kalır.
Kemikleri bile yalıyamayız.
Büyük Amerika çok sinirlenir, Irak'ın Barzani ve Talabani aşiret Kürtler'inin ve PKK'lı bölücü Anadolu Kürtler'inin arkasına geçer, "Apo'yu hapishaneye o koydurdu, şimdi hapishaneden de o kaçırtır," Türkiye'nin Doğu'sunda, Batı'sında, Güneydoğu'sunda isyan çıkartır. Alır Güneydoğu'yu elimizden. Alır Kıbrıs'ı elimizden, alır Ege'yi elimizden, çıkartır Ermeni yasasını Kongre'sinden diye yazıveriyorlardı.
Atlayıp Amerika'ya gidiyorlar.
Bush'la konuÅŸuyorlar.
Wolfowitz'le yemek yiyorlar.
Rumsfeld'le "have drink..." yapıyorlar, "Bize Dear Cengiz dedi... Dear Ertuğrul dedi... Dear Mehmet Ali dedi... Dear Hasan dedi... Dear Cüneyt dedi... Sweety Ayşe dedi... Türkiye'yi ölesiye seviyorlar... Bizim hep iyiliğimizi istiyorlar..." diye yazıveriyorlardı.
****
Bütün yazdıkları kof çıktı.
ABD Türkiye'yi silip atamadı.
Türkiye içine kapanmadı.
İbiş Ortadoğu ülkesi olmadı.
Krizlere düşmedi.
Ekonomi büyüyor, tezkereci Başbakan Tayyip Erdoğan bile oğlunu düğün dernek bir stad dolusu davetli çağırıp evlendiriyor. Şimdi, aynı kalemler yine yazmaya, aynı diller yine "Irak'a ABD'nin istediği şekilde asker göndermezsek büyük devlet olamayız... Bırakalım bu Mehmetçik kanı edebiyatını..." diye yazıvermeye başladılar.
Onlara şunu söylemeliyiz.
Kimse "Mehmetçik Irak'a gidip ölmesin..." diye zavallı bir edebiyatın peşinde değil. Kimse; "Ordu büyük paralar harcar kışlasında, lojmanında oturur. 30 Ağustos'ta tören yürüyüşü yapar" demiyor.
****
Ordu savaşır. Risk alır.
Güvenlik sağlar.
Mehmetçik gerekirse ölür.
Ölmeyecekse asker olmaz.
Akıl şu soruyu yükseltiyor "Saldırgan, hukuksuz, hiçbir söylediği doğru çıkmayan Amerika'nın Kuzey Irak'ta bataklık temizleyicisi Mehmetçik niçin olsun? Mehmetçik, Türkiye Cumhuriyeti'nin askeri mi, yoksa ABD'li Bush'un direktiflerinin emir eri mi?" Siz önce tezkereciler ve şimdi de "Bush direktifi pompalayıcıları..." ağzınızdaki baklayı çıkartın.
Daha açık yazın.
Demek istiyorsunuz ki, Türkiye Irak'a bir tümen asker göndermezse, ABD ile işbirliği sağlamazsa ABD'nin desteklediği bir Kürt isyanını bastırmak çok zor olur. Arkasında ABD olan ikinci Kürt isyanını önlemenin en akılcı yolu Irak'a asker göndermektir.
Bu teziniz ne kadar doÄŸru?
Biz devamlı olarak "Kendi Kürdüyle düşman olarak kalan ve devamlı isyan bastırmak için Amerika'ya, AB'ye eli mahkum bir ülke olarak mı" kalacağız? Biz Irak'a asker göndermek yerine demokratikleşme sürecini alabildiğince açıp isyanı birdaha çıkmamacasına yüreklerden kazımayı" başaramaz mıyız?
Gelin bunu tartışalım.
Ülke için "Amerikan yağcılığı yapmaktan" daha yararlı olur. Olmaz mı? Bunu böyle tartışırsanız sizlere "dear... dear..." demezler diye korkuyorsanız... Bizim "Ne haber gardaş nasılsın?" dememiz onların 'dear'ından daha çok ısıtır yüreklerinizi.
Mesajlarınız için:
ndogru@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|