|
 |
|

Kazanan kim Kaybeden kim
Özcan Deniz'i kaybetmemek için her yolu deneyen Ebru Destan, sonunda kırılmış gururuyla başbaşa kaldı
Özcan, "Denedik olmadı" demişti Ebru Destan ile ilişkisi için. Ama Ebru "Gayet iyiyiz. Bu gece konsere gideceğim" deyince, ben de geçen haftaki yazımı "Benim yine de kafamda bir soru işareti var. Bakalım neler olacak?" diye bitirmiştim.
O gece konserdeydim ve kaybetmekten korkanların filmini bir kez daha kare kare gördüm. Bir filmden bir diyaloğu hatırladım "Onu kaybetmek seni korkutmasın. Çünkü onu kaybettiğin zaman kendini bulacaksın." Bir anne sevdiği erkeği yitirmemek için kendinden vazgeçen ve sırf bunun için artık sevilmeyen kızına öğütler veriyordu.
"KENDİ REKLAMINI YAPIYOR"
Özcan için kendinden vazgeçen Ebru, konser gecesini kendi zaferine dönüştürmek istedi. Önce güldü, sonra öpüldü. En sonunda gözünden yaşlar geldi ve anladı; pes etti. Oysa gecenin başında, Özcan'ın annesine, "Nasılsınız anneciğim?" derken dimdikti. Bütün kameralar onun çevresindeydi. Oturacağı yere doğru ilerlerken ardından bakan anne şaşkındı. (Hani bitmişti?) Ve ardından bakıp "Gördünüz mü, kendi reklamını yapıyor" dedi. (Tabii benim gazeteci olduğumu bilmiyordu.)
Ben o gecenin sonunda şunları düşündüm; Birincisi; eski bir aşk adı üstünde eski bir aşktır ve yeniden yaşanmaz. İkincisi; Kaybetmeyi bilmek gerek. Ve kaybederken de gururlu olmak gerek. Ve üçüncüsü Önce gazetecilere "Eski bir ilişkiye verecek enerjim yok" diyen, sonra da ona iade-i itibarda bulunmak için alnına öpücük konduran Özcan bunun için o geceyi seçmemiş olsaydı. Oysa o konserde anlatacak çok şeyi vardı. Yazık oldu.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|