|
 |
|

REFİK DURBAŞ
Kelkit Platformu...
Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) şemsiyesi altında oluşturulan "Kelkit Platformu", Kelkit ırmağı havzasında yaşayanların günümüzü ve geleceği sağlıklı değerlendirecek kararları ve uygulamaları kendilerinin üretmelerini temel alarak bu yılın başından beri çalışmalarını sürdürüyor. Platformun öncelikli hedefleri özetle şöyle
Bölgenin dayanışma ruhunu, özgün kimliğini harekete geçirip katılımcı "kalkınma anlayışı"nı egemen kılmak... "Kamu-yerel-özel-sivil birlikteliği"ne dayalı, kuşaklar arasındaki bağları güçlendirerek geçmişten geleceğe akan "köklü geleneği" yeniden değerlendirmek...
Kelkit vadisinin bereketli toprağının-suyunun yarattığı doğal, tarihsel, kültürel miras hareketin temel öğesi; orman dokusu, tarım arazileri, yerleşim birimleri ise "birbirlerinin itici gücü"dür, bu açıdan eğitim-sağlık projeleriyle bilinçli bir ortamın yaratılması tüm katılımcıların ortak çabalarıyla çözüme ulaşabilecektir.
Platform, ekonomik alandaki iyileştirmeleri "stratejiler üreterek" hızlandırmayı, öte yandan "demokratik bir düşünce ortamı" yaratarak "yerel değerler"in güçlü işbirliğinin yollarını aralamada kolaylaştırıcı etken olduğunu kanıtlamak istemektedir. Kelkit vadisini ülkemizin "henüz yitirilmemiş" sayılı yerlerden biri olarak nitelediği için de nasıl değerlendirileceğini belirlemeyi varlık nedeninin temeli olarak görmekte, kirliliği hızlandıracak sanayi kuruluşları için zamanında önlem almayı sorumluluğunun gereği saymaktadır.
Geçen haftanın not defterine, Reşadiye Kaymakamı Ferhat Kurtoğlu ile Belediye Başkanı Hakkı Ünal'ın konuğu olarak ve tabii bütün bu işlerin mimarı, ÇEKÜL Vakfı Başkanı, sevgili hocam Metin Sözen'in rehberliğinde Reşadiye gezisinin notları düştü.
Selemen yaylasına çıkıldı, Erdem kırı gezildi, Zinav ve Kurt gölleri ziyaret edildi.
Hem geçmişin büyüsünü yaşayan bir kentin kendi dışında kalanlara sakladığı yüzü görüldü, hem "Kelkit Platformu"nun bölgede yaratmaya başladığı doğa-insan-kültür ilişkisi üzerine bugüne kadar yapılanlar tartışıldı.
Kelkit havzası yıllardır sessizliğin kanatları altında kalan tarihini şimdi bir çığlığa dönüştürmekte...
Bu çığlığın fotografisini de önümüzdeki hafta aktarmaya çalışacağım.
Beyaz önlüğün geleceği
Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında imzalanan 2003 protokolüne göre "yerli ilaç bedeli 60 gün, ithal ilaç bedeli 30 gün içinde ödenecektir." Ancak bu süre yerli ilaçta 150 gün, ithal ilaçta 90 günü aşmıştır. Bu geri ödeme şartları ile sattığımız ilacı kredi ile yerine koyuyoruz, satıştan mutlu değil tedirgin oluyoruz, insan sağlığının rakamlarla ezilmesine şahit oluyoruz, ilaç yok demenin utancına sürükleniyoruz.
Ecz. CİHAN DİNÇ (Antalya Eczacı Odası Başkanı)
Çalışmayana da vergi iadesi
Ülkemizde çalışmayan binlerce insan var ve bunlar da harcama yaparak tüketime katkıda bulunuyorlar. Bunlar da çalışan ve emekli olan kesim gibi vergi iadesinden yararlansa, fiş topladıkları için kayıtlı ekonomiye geçileceğinden dolayı vergi kaçağı önlenemez mi?
BİROL YILMAZ GAZİOSMANPAŞA / İSTANBUL
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|