kapat
04.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

MANSUR FORUTAN


Rock'n Cumartesi

Planlamamıştım. Kendiliğinden gelişti. Cumartesi gününün bir rock günü olacağını gerçekten bilmiyordum.

Alıp da okuyamadığım kitapların kapaklarına bakıp konsantrasyon tanrıçasının bi' el atmasını bekleyerek, sonra uzaktan kumandanın şeytani çekiciliğini tercih edip kanepemde bezmeyi planlıyordum.

Sonra ilahi bir ses dışarı çıkmamı söyledi.

O sesi dinledim ve bir anda seçkin müzik marketlerin birinde buldum kendimi.

Journey'i bilir misiniz? Melodik Amerikan rock'unun en iyilerindendir. DVD'sini aldım ve konuta ışınlandım.

Yüz altı dakikalık bir başyapıt. Bu DVD tek başına bir yazı konusu, belki sonra rantını yerim ama şu kadarını söyleyeyim, karşısında hayali davul ve gitar çalmaktan yoruldum. Gören olsa, 'bu herif dibini sıyırmış' derdi ki pek de yanılmış olmazdı. Biliyorsanız alın. Bilmiyorsanız ama Amerikan rock'una meraklıysanız da alın.

Journey'den aldığım gazla yıllardır gitmediğim Kemancı'nın yolunu tuttum.

DJ'in çaldığı şarkılarla barmenin verdiği biralar mutluluğuma mutluluk kattı. Taa ki Teoman'ın bir şarkısını duyuncaya kadar. Nakaratını pek anlayamadım ama "kar tanesi bombili bili..." gibi bir şeydi.

Bunu duyunca insanın üzümlü kek yiyip, çay içesi geliyor.

Teoman sevdiğimiz bir kardeşimiz, ama Whitesnake'in üzerine pek gitmiyor.

Üzümlü kek-çay haleti ruhiyesi tabii ki rock gecesinin tüm gazını aldı. Sahne alan grubun iki şarkısını dinleyince de aklıma Kızılkayalar Blues şarkısı geldi ve kendimi döner dürümün şefkatli kollarına bırakmak üzere mekandan ayrıldım.

Rock önemli bir mevzu!

Bu yüzden benim Rock'n Cumartesi günüme karşı Coca-Cola da Rock'n Coke festivali düzenliyor. Malumunuz, eylülün altısı ve yedisi Türkiye çok büyük bir müzik festivaline ev sahipliği yapacak. 250 dönümlük dev bir alanda gerçekleştiğini söylersek, büyüklükten ne demek istediğimi anlarsınız herhalde.

Tabii bu alanı dolduracak katılımcıların sayısı, katılan grupların babalığı da festivalin büyüklüğünü belirleyici en önemli unsurlar.

Avrupa'da her yıl onlarca festival düzenleniyor. Çoğu uzun yıllardan beri var olan festivaller. Örneğin Roskilde ilk kez yetmişli yıllarda düzenlenmiş ve 10 bin kişi katılmış. Bu yıl 90 bin kişi vardı.

Rock'n Coke da bir ilk. Yani birtakım çekincelerin hesabını yapmak bence yersiz. Simple Minds, Pet Shop Boys, Suede gibi gruplar yeter mi, sorusu şu an için çok önemli değil.

"Hele bir ayağınız alışsın" aşamasında festival. Kaldı ki bir ilk olarak bu isimler vatandaşı keser.

Tabii ki katılan gruplar çok önemli. Yani Whitesnake gelse heyecandan dizlerim titrer ama daha önemli bir konu var.

Bu festivaller aynı zamanda kültürlerin buluşmasını sağlıyor. Rock'n Coke ileriki yıllarda dünya festivalleri arasına girmeyi başarırsa, dünyanın her yerinden insanlar gelecek.

Hayır, turizme katkısı klişesine girmeyeceğim. Anlatmak istediğim, binlerce farklı insan dev bir kampüste birkaç gün boyunca ortak bir kültür yaratacak. Belki de dünyaya entegre olma girişimlerimizin güzel bir demosu olacak bu festival.

Tabii ki benim köfte ekmekçim, soğuk sudan içencim, kerhane tatlıcım, kampüs alanı etrafında yerini alacak. Olmazsa olmazların başında esas onlar geliyor.

Çok umutluyum.

Rock'n Cumartesi'ni aşacak bir girişim beni heyecanlandırıyor doğrusu.

"Ben de oradaydım" diyebilmek hazların en büyüğü olacak ki, festivallerin gerçek manası da bu cümlede yatıyor.

Yoksa, istersem bana her cumartesi festival.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
kim
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
GREECARD
TEMA

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır