kapat
04.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

AHMET HAKAN


Bir bilmecem var çocuklar!

Başbakan Tayyip Erdoğan, Ülker'in ürünlerini yanından ayırmıyormuş. Makam otomobilinde bir stok oluşturmuş. Akşam evine dönerken sokaktaki çocukları görünce yanlarına gitmiş ve onlara arabasındaki Ülker gofretlerinden dağıtmış.

Bazı gazeteler bu ilginç haberi, şirketin ünlü reklam sloganı "Ülker'siz çay saati düşünülemez" başlığıyla yayınladılar...

Bir arkadaşım söyledi "Ülker'siz çay saati düşünülemez" sloganını, İslami kesimin yakından tanıdığı, aykırı bir edebiyatçı bulmuş. Bu işlerden anlayanlar "hedefi bulan slogan" diyorlar. Bir de meşhur bir Ülker reklam cıngılı vardı "Önce güneş, hava, su / Sonra bol gıda gelir / Akşama babacığım / Unutma Ülker getir..." Erdoğan'ın çocuklara dağıttığı bisküvi ve gofret haberlerinde bu cıngıl da anımsatılıyor. Ancak "babacığım"ın yerini "Başbakanım" alıyor.

Bütün bunlar Tayyip Erdoğan'ın farklı bir Başbakan olduğunu ortaya koyuyor. Hem İstanbul'da, hem de Ankara'da oturduğu ev, bir mahallenin içinde. Yani komşuları ve komşu çocukları var. Ankara'daki komşularıyla yakın ilişki kuruyor. İstanbul'daki komşularına ise oğlunun düğün davetiyelerini vermiş. Kasap, bakkal, manav, berber, terzi unutulmamış.

Bence bunlar Erdoğan'ın 'halkla ilişkiler' denilen işi, bilerek ya da bilmeyerek iyi becerdiğini gösteriyor. Yalnız küçük çapta aksilikler ya da tartışmalara yol açan durumlar da yok değil hani. Ata binmesi böyle bir şey mesela...

Bir de Ülker bayiliği sorunu var...

Başbakan, şu Ülker bayiliği tartışmasına son vermek amacıyla bazı akşamlar çocuklara "Eti" ürünlerini dağıtabilir. Böylece hem bayilik tartışmalarına bir son vermiş olur, hem de Başbakan olarak tarafsızlık mesajının altını çizmiş olur... Ha, unutmadan... Eti'nin de bizim çocukluğumuza da gönderme yapacak, en az Ülker'inki kadar güzel reklam cıngılları var.

Mesela birini çok iyi anımsıyorum Olgun bir erkek ses, melodili bir şekilde "Bir bilmecem var çocuklar" der. Çocuk korosu, heyecanlı ve umutlu haykırır "Haydi sor sor!" Olgun erkek ses devam eder "Çayda, kahvaltıda yenir." Çocuklar hep bir ağızdan "Acaba nedir, nedir" der ve olgun erkek ses tüyoyu verir "Bisküvi denince akla, hemen onun adı gelir.." Bu reklam üç kez "Eti" diye seslenilerek sona erer... Nasıl? Hem haberler için iyi malzeme teşkil ediyor, hem de Başbakan için teatral bir gösteri imkanı sunmuyor mu?

"Tanrı Kent"
Geçen gün "Tanrı Kent" adlı filmi izledim. Kelimenin tam anlamıyla etkilendim. Bir sinema filminden çok bir haber bülteni izler gibi izledim. Yani o kadar sahici, sert ve baştan sona gerçek.. "Tanrı Kent", Brezilya'nın başkenti Rio De Janerio'nun kartpostal güzelliğinde asla yer almayan, bir dış mahallesi... İşsizler, evsizler oradaki toplu konut bölgesine yerleştiriliyor. Ve burada sadece suç ve şiddet var. 60'lı ve 70'li yıllar boyunca bu kenar mahallenin fotoğraflarını çekiyor film... Ama görüntüler o kadar sahici, oyuncular o kadar iyi ki, bir sinema filmi izler gibi izlemiyorsunuz bu filmi. Bir belgesel gibi izliyorsunuz. Tekniği, anlatım biçimi, senaryosu, kurgusu... Her şey o denli etkileyici ki, Brezilya'dan böyle bir film nasıl çıkmış hayret ediyorsunuz. Tabi bir de işin toplumsal boyutu var Bir yanda zenginlik, ihtişam, lüks ve sefahat. Onun hemen yanında yoksulluk, açlık, umutsuzluk ve şiddet... Bir kentin lüks semtleriyle gettoları arasındaki akıl almaz uçurum. Ve bu uçurumun ortaya çıkardığı akıl almaz sonuçlar..

Ne desek boş, gidin ve görün bu filmi..


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
kim
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
GREECARD
TEMA

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır