kapat
04.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

Atatürk'ün verdiği arazide 'işgalciler'

80 yıl önce Yunanistan'dan gelen köylüler Kemerburgaz'a yerleştirildi. Ancak orman işgali nedeniyle 31 yıldır davaları sürüyor. AİHM'e başvuran köylülerin umudu yeni 2B yasası

Türkiye ile Yunanistan arasındaki mübadele anlaşması sonucu, 1923'de Kemerburgaz'a yerleştirilen orman köylüleri, tapulu arazilerinde 'işgalci' konumuna düşürülünce, 'adalet' in tartışıldığı traji-komik hikayelerden birisinin baş kahramanları konumuna geldiler.

Bakanlar Kurulu kararıyla kendilerine Atatürk tarafından tahsis edilen tapulu arazilerini Türkiye Cumhuriyeti devleti tanımayınca olanlar oldu. Ve tam 31 yıldır süren bir dava da böylece başlamış oydu. Arazileri, 'devlet ormanı'na dönüştürülen köylüler, kendi topraklarında karpuz yetiştirdikleri, kuyu açtıkları ya da arı besledikleri için suçlanarak, yargılandılar. Şu anda kimisi cezasının bitip, serbest kalmayı bekliyor, kimisi ise mahkemesinin sonuçlanıp, muhtemel cezasını çekmek üzere hapse girmeyi.

1937'DE İŞLER BOZULDU
Lozan Antlaşması gereği,Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan mübadele anlaşmasına göre Selanik'te yaşayan 800 kişiden oluşan 200 aile, Kemerburgaz'a yerleştirilmişti. Yunanistan'a gönderilen Rumlardan kalma evlere yerleşen muhacirlere, ekip biçmeleri için 800 dönümlük arsa verildi. 14 yıl boyunca işleri yolunda gitti. Geçimlerini sağlayacak şekilde toprakla uğraşıp, karınlarını doyuracak paralarını kazanıyorlardı.

İşlerin tersine dönüş tarihi ise 1937. Bu yıl, Belgrad ormanının genişletilmesi kararı sonucu, arsalarının ve gelecek hayallerinin de sonu geldi. Tapulu arazileri, Belgrad Ormanı sınırları içinde kalınca, sorunların fitili ateşlendi.

ORMANIN İÇİNDE KALDILAR
İkinci önemli tarih 1950'de, Belgrad Ormanı, Bakanlar Kurulu kararı ile koruma altına alındı. Köylülerin mağduriyet yolunda ikinci önemli karar da alınmıştı. Köylülerden topraklarını iade etmeleri istendi. Buna karşılık devlet tarafından herhangi bir bedel de önerilmedi.

Tapuları ellerinde çaresiz kalan köylüler, topraklarını iade etmeye yanaşmadı. Onlara müdahale eden de çıkmadı. Arazilerinin kadastro çalışmaları 1972'de bitti. Orman köylülerinin hukuk mücadelesi de işte bu tarihten sonra başladı.

Mücadele artarak devam etti. Köylüler hakkında, 'Muhafaza Ormanı'nda tarım yaptıkları için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle davalar açıldı. 800 kişinin mahkemelik olduğu köyde, bugüne kadar 20 kişi 2'şer yıl hapis cezası aldı. Suçları ise, Orman Kanunu'na muhalefet etmek.

Kemerburgaz köylülerinden yargılananların kimi 70 yaşında cezaevi ile tanıştı. Kimisi ise 90 yaşında cezasının kesileceği günü beklemeye başladı. Mithatpaşa Mahallesi Muhtarı Mustafa Kemal Kesici, "İnsanlar 60 yıldan beri bu sorunla uğraşıyorlar. Herkes bıktı ama kimse de tapulu arazisini bırakmak istemiyor"dedi.

TEK YOL AVRUPA YA DA 2B
Yıllardır mücadele eden köylüler için artık Türkiye'deki hukuk yolları tükenmek üzere. Çözümü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde aramaya karar veren mağdur köylülerden Özkan Bölükbaşı ve ailesi tapularının tescilini istemek amacıyla AİHM'ye dilekçe verdi.

Sorunun çözülmesi biraz da, orman vasfını yitirmiş ormanların satışı, bugünlerde çok konuşulan 2B ile ilgili Anayasa değişikliğinin çıkmasına bağlı. Böylece, mağdur köylülerin cezaevinden kurtulma umudu daha da artacak. Bu kanunun, yeni bir çıkış yolu olabileceği düşünülüyor.

Köylüler hapis kuyruğunda!..
Köylülerin birçoğu hapiste yattı. Sırasını bekleyenler arasında Fatma Nine de var

Özkan Bölükbaşı 63 yaşında. Kendisiyle birlikte kardeşi Yalçın, yeğeni Ethem Bölükbaşı ile kayınvalidesi 90 yaşındaki Fatma Sönmez de yargılananlar arasında. Özkan Bölükbaşı, arazisine kavun, karpuz ektiği için yargılanıp, 40 ay hapse mahkum oldu. 6 ay firar hayatı yaşadıktan sonra Edirne Cezaevi'nde 16 ay yattı, 5 ay önce de özgürlüğüne kavuştu. Olanlara hala bir anlam veremediğini söyleyen Bölükbaşı, af çıktığında hüngür hüngür ağladığını söylüyor.

Fatma Sönmez 90 yaşında. Türkiye'ye geldiğinde ise 10 yaşındaydı. Davası, Eyüp 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde 5 yıldan beri sürüyor. Arazisine sera yaptığı için yargılanıyor. Kendi arazisine para vererek girmek zorunda kalıyor.

"CEZAEVİNDE YAŞAYAMAM Kİ"
Fatma Nine, cezaevine girenleri gördükçe, korkuları artıyor. "Davanın nasıl biteceğini düşünüyorsun?" diye sorduğumuzda hıçkırıklara boğuluyor. "Dedemden kalma ata toprağım orası benim. Nasıl olur da bunun için yargılanırım? Cezaevine girersem yaşayamam ki" sözleri dökülüyor dudaklarından.

Halil Kılıç 65 yaşında. 4 yıldır devam eden bir davası var. 9 torun sahibi Kılıç'ın suçu, su kuyusu açmak. Halil Bey, isyanını, "Tek suçumuz ülkesine güvenen insanlar olmak" cümlesiyle dile getiriyor.

Hasan Peker 72 yaşında, tapulu arazisinde ev yaptığı için 32 ay hapis cezasına çarptırıldı. 8 ay hapiste yattı. Hapishane anıları bile oldu. Hasan Peker'in eşi kocasının hapse girmesine dayanamayıp kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
kim
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
GREECARD
TEMA

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır