kapat
04.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

Türk polisi artık yakalar

Suçluları bulmanın kuralı değişti. Gerçek suçluyu ortaya çıkaracak teknolojik donanıma ve tecrübeye kavuşan İstanbul Emniyet Müdürlüğü, artık suçluların korkulu rüyası...

Esrarengiz pek çok cinayetin faili artık filmlerde gördüğümüz gibi 'delillerden' bulunuyor. Olay yeri inceleme ekipleri saç teli, ısırık izi ve kan örneğinden yararlanarak suçluya ulaşıyor


Suç işleyenlerin profesyonelleşmesi, suçlular aleyhine delil arayan polisin güç durumda kalmaması için kurulan Olay Yeri İnceleme Şubeleri, polisin can simidi oldu. Faili meçhul cinayetleri ve profesyonel suçluların farkında olmadan bıraktığı delilleri tespit eden uzman polisler, hem sanıkların kimliklerini belirliyor hem de yargılama sürecini kısaltıyor. "Delilden Suçluya Ulaşma" tekniği ve uzman elemanların yetiştirilmesiyle; suçlu peşinde koşan polis, gerçek faillere ulaşarak bir anlamda garantili çalışmaya başladı.

Türkiye'nin 81 ilinde emniyet müdürlükleri bünyesinde kurulan "Olay Yeri İnceleme Polisi" suçu aydınlatma ve suçluyu belirleme ve yakalamak için "delilden suçluya" prensibinden hareket etmeye başladı. Bu konuda değişimin öncülüğünü ise İstanbul Emniyet Müdürlüğü üstlendi. İstanbul polisi artık suçludan delile gitmek yerine, delilden suçluya ulaşmayı prensip edindi. Bu konuda önderlik görevi ise, İstanbul'a tayin olduktan sonra teknolojiye ve bilimselliğe özel önem vermesiyle öne çıkan İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'a ait. Bu değişimle polis, yakaladığı kişiyi sağlam delillerin eşlik ettiği dosyayla birlikte mahkemeye sevk ederek, tutuklanma sürecini daha sağlama alıp, ayaklarını yere daha sağlam basıyor.

Cinayeti DNA analizi çözdü
Duvar kenarında bulunmuş çıplak bir ceset... Parmak izleri ve kan örneği alındı. Kim olduğu bulunmuştu. Cesedin üzerindeki sıvı ve kan örneklerinin DNA analizi yapıldı

06 Mayıs 2003, saat 23.25'te, Türkiye'yi dehşete düşürecek bir cinayet olayı meydana geldi. "Polis İmdat" telefonuna, Taşocağı Caddesi Mevlana Sokak 145 nolu apartmanın arkasında, duvar kenarına bir kişinin atıldığı ihbar edildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polisler, üzerinde sadece sutyen bulunan çıplak ve güçlükle nefes alan 20-22 yaşlarında bir genç kız buldular. Polisler güçlükle nefes alan genç kızın hastaneye kaldırılması için ambulans çağırdı.

Fakat polisler, yaralının ölmek üzere olduğunu fark ederek, ekip otosu ile hastaneye götürürken genç kız yolda can verdi. Polis hemen telsizin mandalına basarak, olay yeri inceleme ekiplerine ve cinayet masasına olayı bildirdi.

CESET İNCELEMEYE ALINDI
Gecenin karanlığında genç kızın bulunduğu ağaçlık alana giden olay yeri inceleme ekipleri, bölgede delil araştırması yaptı. Projektörlerle aydınlatılan genç kızın atıldığı duvarın kenarında, kan izleri tespit edildi. Kan izlerinden örnekler alındı. Alınan örnekler Kriminal Polis Laboratuvarı'na götürülmek üzere özel tüplere konuldu. Ekip fotoğrafçısı, olay yerinin fotoğraf ve kamera görüntüsünü aldı. Ardından cesedin bulunduğu hastaneye gitti ve cesedin üzerinde fiziki inceleme yaptı. Genç kızın kafasının sol kısmında 6-7 cm'lik yarık, her iki gözde kan toplanması, her iki kolunda ezikler tespit edildi.

Ceset çırılçıplaktı. Polis, bu yüzden genç kızın ölmeden önce zorla ya da gönüllü olarak cinsel ilişkiye girip girmediğini tespit etmek istedi. Bu amaçla cinsel organında bulunan, meniye benzer sıvı örneği ve ağzından da kanlı köpük örnekleri tüplere kondu. Ayrıca cesedin on parmağının izi ve kan örneği alındı. Diğer yandan, olay çevresinde yapılan araştırmada, kızın kanlı kıyafetleri bulundu ve laboratuvara götürüldü.

TÜM ÇEVRESİ SORGULANDI
Aynı gün Mustafa Karaçar, eve dönmeyen kızı için saat 22.00'de karakola gitmişti. 23.30 sıralarında, Karaçar Ailesi'nin oturduğu evden 300 metre uzakta 20 yaşlarında bir kızın çıplak cesedinin bulunduğu haberi geldi. Bunun kızları olabileceğine ihtimal vermeyen aile, yine de morga gitti ve yıkılıp kaldı. Biricik kızlarının cansız bedeniyle karşılaşmışlardı. Böylece kimliği meçhul cesedin 13 yaşındaki Hilal Karaçar'a ait olduğu ortaya çıkmıştı. Gelişmiş bedeniyle güzel bir genç kız görünümündeydi Hilal. Cinayetin ardından, Cinayet Masası dedektifleri bu cinayeti çözmek için bütün ihtimalleri değerlendirdi. Bir yandan, Çağlayan İlköğretim Okulu 7'nci sınıf öğrencisi Hilal'in okul arkadaşları sorgulandı; diğer yandan ailesi ve çevresinin bilgisi alındı. Cinayeti aydınlatmada hareket tarzını belirlemeye çalışan dedektifler, 70 kişinin ifadesini tek tek alarak, ipucu bulmaya çalıştı.

CİNAYETTEKİ İLK İPUCU
Bir yandan da ceset üzerinden alınan deliller ve genç kızın elbiselerinin incelemesi yapılıyordu. Laboratuvarda, alınan kan örnekleri ve meniye benzer sıvının serolojik (kan grubu analizi) ve genetik (DNA) analizi yapıldı. Bu meniye benzer sıvının meni olmadığı anlaşıldı.

Ceset üzerinde yapılan incelemede de tecavüz vakasına rastlanmadığı anlaşıldı. Ölüm nedeni, yapılan otopsi sonrası "Kafa Travmasına Bağlı Ölüm" olarak açıklandı.

Yaşlı bir kadın, katilin, mavi Megane marka bir otomobille olay yerinden uzaklaştığını söyledi cinayet dedektiflerine. Bunun üzerine bölgeden geçen ve orada bulunan tüm otolar araştırıldı. Tarife uyan Hikmet Coşkun'a ait 34 URP 34 plakalı mavi Megane araç tespit edildi. Cinayet ile ilgili ipucu verecek aracın içerisinde titiz bir çalışma yapıldı. Olay yeri inceleme ekibi araçta kanlı bere buldu, 4 adet de saç kılına rastlandı. Özel cımbızla alınan saç kılları ambalajlara kondu. Bu delillerle birlikte 3 oto döşemesi biyolojik delil incelemesine gönderildi. Otomobilin sahibi Hikmet Coşkun, cinayetin olduğu 6 Mayıs günü otomobilini marangoz arkadaşı Hayret Peynir'e verdiğini söyledi. Ayrıca o sıralar Hilal'in arkadaşları, marangoz Hayret Peynir'in kendilerine yakın ilgi gösterdiğini söyledi. Peynir, yakalanarak Asayiş Şubesi'nde sorgulandı.

47 yaşındaki iki çocuk babası Hayret Peynir, ilk ifadesinde olayla ilgisinin olmadığını söyledi; Delillerin incelemesi gözaltı süresi içerisinde sonuçlanmayınca Hayret Peynir serbest bırakıldı. Ancak polis, Peynir'in evini takibe aldı.

ELBİSEDE TALAŞ BULUNDU
Cesedin elbiseleri üzerinde yapılan titiz incelemede ince talaş parçalarına rastlanmıştı. Bu talaş parçaları cinayetin marangozhanede işlenmiş olabileceği ihtimalini artırıyordu. Bunun üzerine, marangozhanede yapılan araştırmada cinayet olayının en önemli delillerinin elde edileceği battaniye bulundu. Özel ambalajlara konulan battaniye incelenmek üzere laboratuvara gönderildi. Battaniyede saç kılı bulunmuştu.

Kriminal Polis Laboratuvarı'nda, bulunan bu dellilerin serolojik (kan gurubu analizi) ve genetik (DNA) analizi yapıldı. Battaniyeden ve araçtan alınan kan örnekleri ile saç kılı örnekleri, daha önce ceset üzerinden ve cesedin bulunduğu yerden alınan örneklerle uyuşuyordu. Battaniyede ve araçta bulunan kan örnekleri ile saç tellerinin DNA'sının Hilal Karaçar'ınkiyle aynı olduğu anlaşıldı.

Fotoğraflarının basına yansımasıyla daha fazla kaçamayacağını anlayan Peynir, teslim olmaya karar vererek evinden çıkmıştı ki, cinayet masası dedektiflerince yakalandı.

DELİLLERİ GÖRDÜ KONUŞTU
Kanlı bereden alınan kan örnekleri ve üzerinde bulunan saç kılı Hilal Karaçar'ınki ile uyuşuyordu. Daha önce cinayeti reddeden Peynir, emniyette deliller karşısında suçunu itiraf etmek zorunda kaldı. Peynir ifadesinde, soğukkanlılıkla işlediği cinayeti itiraf etti "Yardım etmemi istediği ödevi için mimar arkadaşımı çağırdım. Arkadaşım gelmedi. Geç olunca, gitmeye kalkan Hilal'in omzuna dokunmamla bir anda irkildi. Kontrolsüz hareket edince başını ağaç tıraş makinesi olan planyaya çarptı. Yere düşerken makinenin alt demir bölgesine tekrar çarpınca ağzından köpük geldi. Cesedi battaniyeye sardım. Başına da kan akmasın diye bir sünger koydum. Ardından cesedi, Ortağım Hikmet Coşkun'un otomobilinin bagajına koydum. Boş bir alana götürdükten sonra indirdim. Tüm kıyafetlerini soydum ve çöpe attım. Üzerinde mobilya tozu kalmaması için de bir bezle tüm vücudunu sildim..."

6 yılda nereden nereye?
1997 yılı, suçun ve suçluların dünyasında önemli bir dönüm noktası.

Bu tarihe kadar, şimdiki adıyla Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü diye bir birim henüz oluşturulmamıştı.

9 Ocak 1997 tarihinde, Asayiş Şube Müdürlüğü bünyesinde Teknik Büro Amirliği adıyla faaliyet gösteren bu birim, kendi başına bir şubeye dönüştürülerek, teknolojik açıdan da güçlendirildi. Amerika, İngiltere, Japonya ve Fransa'ya her yıl belli sayıda akademi mezunu komiser ve başkomiser düzeyinde emniyet görevlisi gönderiliyor. Oradaki teknolojik gelişmeleri ve bu gelişmeleri olay yeri çalışmalarında kullanma tekniklerini öğrenen güvenlik güçleri ülkeye döndükten sonra da bu öğrendiklerini diğer meslektaşlarına kurs vererek aktarıyorlar. Ayrıca Birleşmiş Milletler polisinin gittiği her yere Türk polisi de çağrılıyor. Bunların arasında Kosova, Makedonya, Afganistan ve Ortadoğu ülkelerine davet edilen Türk polisi burada mesleki deneyimlerini diğer meslektaşlarına aktararak kurs veriyor. Halen İstanbul polisinin 4 görevlisi, ABD'de FBI'da son teknolojik gelişmeler ve bunların suç çözülmesinde kullanma tekniklerini öğreniyor.

EMNİYET MÜDÜRÜ CEREN

Delilden suçluya ulaşıyoruz
Emniyet Müdürü Tayfun Erdal Ceren, "Bir suç olayının gerçekleştiği olay yerinde toplanacak en ufak bir ipucunun, teknik ve bilimsel yönden incelenmesinin ardından suç delillerine ulaşılması, olayın çözümünü sağlamada son derece önemli. Suçun aydınlatılması ve suçlunun yakalanarak adaletin sağlanması toplumsal hayatın sağlığı ve mağdurların mağduriyetinin giderilmesi açısından da önem taşıyor. Olay yerinde dökülen ter, mahkemede masumların sevinç gözyaşına dönüşecektir" diyor.

Emniyet Müdürü Tayfur Erdal Ceren, olay yeri polisiyle, soruşturmayı yapan birim olan Asayiş Şube polisinin, olayın meydana gelişinden sonucuna kadar birlikte hareket ederek olayı aydınlatmak için ortaklaşa çalıştıklarını söylüyor.

Ceren, Avrupa Birliği'ne girmeye hazırlanan Türkiye'de, her iki birimin işbirliğine giderek, delilden suçluya gitme yöntemiyle olayları çözmek için çaba harcadıklarını söylüyor.

YARIN
* Olay yeri polisi nasıl çalışıyor?

* Böcek bilimi nedir?

* Tırnak analizi nasıl yapılıyor?


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
kim
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
GREECARD
TEMA

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır