|
 |
|


Hikmet Uluğbay: Karakter katliamı
Sayın Hikmet Uluğbay... Sizin suçunuz ne?
- İki veya daha fazla... Ankara'ya dönünce raporu okuyacağım... Bankalarla ilişkili... Bir de Özelleştirme Yüksek Kurulu ile.
- Ne diyorsunuz?
- Veremeyecek hiçbir hesabım yok.
- Hayatınızda hiç mahkemeye çıktınız mı?
- Hayır.
ARAYAN ARAYANA
Uluğbay'ı "eşi, dostu" aramış.
"Çok üzüldük" diye.
Hikmet bey
- Arayanlara, üzülmeyin dedim... Gerekmez... Bir açığım yok ki.
VİCDANIM RAHAT
Sayın Donat.
Yaptığım her işlemin, attığım her imzanın arkasındayım ve sorumluluğunu da her zaman taşırım.
Bir makama gelince, gereğini yaparsınız.
Siyaset, sorumluluk alma sanatıdır.
Trafik polisliÄŸi deÄŸil.
O sorumluluğu üstlenemiyorsan, o makama oturma.
İmza atarken yasalara ve vicdanıma hesap veririm.
Yaşamımı huzurla sürdürüyorum.
Vicdanen rahatım.
YENİ BİR KAVRAM
Hikmet Bey "Batı'da bir kavram var" dedi
Karakter katliamı.
Ve devam etti
- Yolsuzlukla mücadele şart... Türkiye, yolsuzlukla mücadeleyi başaramazsa, bir yere varamaz... Ama yolsuzlukla mücadele, bir karakter katliamına varmamalı.
ÅžEYTAN TAÅžLAMAK
Araştırma Komisyonu raporunda adı geçen herkes için elbette "Soruşturma Komisyonu kurulmayacak."
Elbette "herkes" Yüce Divan'a gönderilmeyecek.
Ama...
Komisyon "öyle bir isim listesi" çıkardı ki...
"Doğru ile yanlış" birbirine karıştı.
"İtibarlar" ayak altına alındı.
Yarın "Uluğbay gibi isimler" konunun "dışına" çıkarılsalar bile...
Yolsuzluğa bulaşmış pekçok kişi de "onların gölgesinde, bu işlerden sıyrılacaklar."
"Düzgün insanları" şeytan taşlar gibi, böyle acımasızca suçlar ve taşlarsak, yarın "devlete hizmet edecek... İmza atmaya cesaret edecek" adam bulamayız.
Ayıp oluyor... Yazık oluyor...
Ertan Cireli, eski bürokrat. TBMM Genel Sekreterliği yaptı.
Gümrük Bakanlığı'nda, Kültür Bakanlığı'nda müsteşarlık yaptı.
Önceki gün, evlenme yıldönümü nedeniyle, eşi Sunay Hanım'la birlikte bir davet verdi.
Bodrum'daki "yazlık komşularını... Birkaç dostunu" çağırmıştı.
Yemekte bir espri yapacak olduk
- Masada, Yüce Divan'lık kimse var mı?
Önce soğuk bir hava esti
Sonra Türkan Oral ile Nedret Uluğbay, eşlerini işaret ettiler
- Evet... Hem de iki kiÅŸi.
****
Sümer Oral... Hikmet Uluğbay...
Ve "Yüce Divan."
Ne ilgisi var?
****
Kamuoyu "yolsuzluk olaylarının araştırılmasını" istiyor.
Ama, gördüğümüz kadarıyla araştırma "sulandırılıyor."
Ortaya Bülent Ecevit... Ekrem Ceyhun... Mehmet Keçeciler... Sümer Oral... Hikmet Uluğbay gibi "yolsuzluğun semtinden geçmemiş isimler" atılıyor.
Asıl yolsuzluğu yapanlar da "arada kaynayıp gidiyor."
"Yazık" oluyor.
"Ayıp" oluyor.
Sümer Oral Ne ilgisi var?
Menderes'in hükümetinde görev yapan Hasan Polatkan'dan sonra, Maliye Bakanlığı'nda "en uzun süre" oturan isim. (5.5 yıl)
Demirel hükümetinde de Maliye Bakanlığı yaptı.
Ecevit hükümetinde de.
Hayatında hiç mahkemeye gitmedi.
Şimdi, TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu raporunda adı geçiyor.
"Yüce Divanlıklar" diye manşetlere çıkan listede, ondan da bahsediliyor.
İLİŞKİ
- Sümer Bey... Siz ne diye?
- Özelleştirme Yüksek Kurulu üyesiydim diye... Hikmet Bey gibi.
- Adınız "listeye" girince... Ne hissettiniz?
- Bizim kurul ile TBMM komisyonu arasında bir ilişki kuramadım... Kurulda, Özelleştirme İdaresi'nin getirdiği konu görüşülür... Burada yolsuzluk aramak, akla gelecek bir şey değil.
40 YILLIK GEÇMİŞ
Sayın Donat.
Komisyon nasıl düşündü, bilemiyorum ama...
Devlette, 40 yıllık bir geçmişim var.
Hayatım, devletin bir kuruşunu korumak için uğraşmakla geçti.
En genç Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürü bendim.
Ülkesi için gece gündüz çalışan isimleri, bu şekilde, halkın önüne atmak ne kadar doğru?
SULANDIRMA
- Sümer Bey... Bu konuda sizi arayanlar?.. Sizin aradıklarınız?
- Arayan çok tabii... İşin sulandırıldığını düşünüyorlar... Çok şükür, herşeyimiz ortada.
SİYASET
Sayın Donat.
İşin içine ne siyaset karıştırılmalı, ne husumet.
Millet, yolsuzlukların ortaya çıkarılmasını, hesap sorulmasını bekliyor.
Ama böyle haysiyetlerle oynanırsa, konu ciddiyetini kaybeder...
Ve toplumda, yine bir şey çıkmayacak duygusu hakim olur.
İTİBARLAR
- Sümer Bey... Kimlerle konuştunuz?.. Bir örnek.
- Kemal Bey'le konuÅŸtum.
- DerviÅŸ mi?
- Evet.
- Ne konuÅŸtunuz?
- Bu işlere siyaset bulaşmalıydı... Bizler en ince, en kritik dönemlerde görev yaptık... İnsanların itibarıyla oynanmamalı.
HEDEF TAHTASI
"Dart" bir İngiliz oyunu.
Duvarda "hedef tahtası."
Elinizdeki küçük okları, hedefe fırlatıyorsunuz.
Toplum bekliyor ki hedef tahtasına "ülkeyi soyanların" resimleri konsun.
Bu yapılmıyor...
Sırf "Özelleştirme Yüksek Kurulu'na girdi diye" Sümer Oral'ın, Uluğbay'ın ve daha pekçok "ilgisiz" ismin fotoğrafına "çelik ok" fırlatılıyor.
Ve Türkiye "bir şansı daha" kullanamıyor.
Çevik Bir: Buz üzerine yazı yazılmaz
Sunay-Ertan Cireli çiftinin bizleri ağırladığı lokantada "yan masalara" göz attık.
Baktık, az ötede "bir dönemin karizmatik paşası" Çevir Bir.
Emekli Orgeneral.
Eski, Genelkurmay İkinci Başkanı.
Bizim masada "siyaset" konuÅŸuluyordu.
Onların masasında "Irak."
****
- Çevik Paşa... Ne diyorsunuz?
- Asker göndermeye evet... Ama gözü kapalı evet değil... Bu işin koşulları var.
- Neler?
- Anlatayım.
****
Sayın Donat.
Madde bir
Birleşmiş Milletler karar almalı.
Madde iki
Birleşmiş Milletler, bu görevi NATO'ya verebilir... O zaman iş daha kolay... Bütün NATO, bölgede olur... NATO da bizi, muhtemelen Kuzey Irak'ta görevlendirir.
Madde üç
BM, Irak'a asker gönderme, barışı ve istikrarı sağlama konusunda, liderlik görevini ABD'ye de verebilir... ABD bizden asker ister... Biz de Kuzey Irak'a asker yollarız.
****
- Çevik Paşa... TBMM'den yeni bir tezkere şart mı?
- Evet... Kesinlikle... Ve bir konu çok önemli.
- Nedir?
- Türk askerinin Bağdat'ta işi yok... Irak'ın içinde işi yok... Bizim konumumuz, Avrupa ülkelerinden farklı... Irak bizim komşumuz... Biz tek şartla oraya gireriz... Kuzey Irak'ın kontrolünün bize bırakılması şartıyla...
****
Çevik Paşa dedi ki, biz askeri okulda önce şunu öğretiriz
- Buz üzerine yazı yazılmaz.
- Yani... Konumuzla ilgisi?
- Sayın Donat... Barzani... Talabani... Irak'ın içi... Bağdat'ın yakını... Hepsini birden düşünmek lazım... Fazla içeri girmekte risk var... İşgalci ülke konumuna düşmek var... Buz üzerine yazı yazamayız.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|