kapat
03.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

AHMET HAKAN


Çağla'nın haçı

Bodrum'da tatil yapan ünlü manken Çağla Şikel'in boynuna astığı haç Alanya Müftüsü'nü kızdırmış. Şöyle diyor "Bilinçli yapıyorsa bu kadın çığırından çıkmış. Bilinçsiz yapıyorsa bir an önce geri dönmesi gerekir."

Bu açıklamada geçen "bu kadın", "çığırından çıkmak" gibi yakışıksız ifadeler, bana bir kez daha "din adamı ve üslup" meselesini düşündürttü.

Bir din adamı böyle bir üslubu benimseyebilir mi? Müftü Bey hiç düşündü mü bu açıklama Çağla Şikel'de nasıl bir etki bırakır? Onu düşünmeye, yaptığını sorgulamaya mı iter? Yoksa daha tepkisel olmaya mı? Müftü'nün bu yaklaşımının İslam dinini sevdiren bir yaklaşım olduğu iddia edilebilir mi?

****

Bu tartışmada beni rahatsız eden bir başka yön daha var. Kılık kıyafete müdahale konusunda ne kadar istekliyiz böyle?

Mesela Atatürkçü Profesör Toktamış Ateş de geçen gün, oturduğu mahalleye yakın bir semtteki çarşaflı kadın sayısının artışından şikayet ediyordu (Dikkat! Kamusal alandan falan söz etmiyor, kast ettiği sokaktaki kadın)..

Şöyle bir önerim var Bütün ideolojik tartışmaları bir tarafa bırakalım. Hani şu sembollü, simgeli bütün o bildik yaklaşımları bir an için unutalım ve şu sorunun yanıtını verelim Başkalarının kılık kıyafet tercihlerine ne hakla karışılıyor! Ben başkalarının kılık kıyafetine karışmanın ideolojik yaklaşımdan öte, kişilikle ilintili olduğunu düşünüyorum. Öyle olmasa Atatürkçü Toktamış Ateş ile Alanya Müftüsü arasında paralellik olabilir miydi? Biri din adına mankenin taktığı dinsel sembole itiraz ediyor, diğeri Atatürkçülük adına mahallesindeki çarşaflı kadınları ispiyonluyor.

Sorun kişilik sorunudur. Öyle olmasa, hangi ideolojik yaklaşıma sahip olursa olsun bazıları, kendisine sıralanan tüm gerekçeleri boşa çıkaracak şu yalın ve basit soruyu sorar mıydı "Ben başkasının kılık kıyafetine nasıl karışabilirim? Böyle bir yaklaşım her şeyden önce ayıp değil mi?".

****

Son söz şu

Eğer kılık kıyafetimize karşı çıkılmasını istemiyorsak, biz de kimsenin kılık kıyafetine karışmamalıyız. Eğer kullandığımız dini sembollere itiraz edilmesini istemiyorsak, biz de başkalarının kullandıkları dini sembollerle uğraşmamalıyız

Yani basit bir ilke bu Sana yapılmasını istemediğini, sen de başkasına yapma!

Çekin elinizi şiirden
Başbakan attan düştü ya, şairanelere gün doğdu. Önce Yasin Hatipoğlu almış eline kalemi "Atı sakin görünce, ona kandı Başbakan / Üzengiye basınca havalandı Başbakan / Ata her kişi biner, er kişi şahlandırır / Yağız atın sırtını, grup sandı Başbakan" Aman ne komik! Kafiyeyi bul, en sona da güya vurucu bir cümle Al sana şiir! Hatipoğlu şiir yazar da Mehmet Ali Şahin durur mu. O da döktürmüş "Ey Başbakanı atan at / Nedir böyle bu sürat / Akraban mı yoksa Kırat.." Buna ne dersiniz? Bir ilkokul çocuğu edası yok mu?

En iyisi şöyle seslenmek Yahu size ne oluyor? Hiç mi şiir okumadınız? Nedir bu cesaret?


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
kim
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
GREECARD
TEMA

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır