kapat
01.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

AHMET HAKAN


Felsefe yararlı mı?

Başlığı görünce İbn-i Rüşt ile Gazali arasındaki çelişkiye değineceğimi, Gazali'nin "Filozofların Tutarsızlığı" adlı eserinden dem vurarak oyumu felsefe karşıtlarından yana kullanacağımı sananları şimdiden uyarıyorum Yanılıyorsunuz! Çünkü ben felsefeden yanayım! Felsefenin insanın analitik düşünme yeteneğini geliştirdiğini, zihin dünyasını zenginleştirdiğini biliyorum. Okuduğum okullarda en yakın arkadaşlarım felsefecilerdi..

Türkiye'de felsefeye gereken önemin verilmediğinin de farkındayım. Halk arasında, konuşurken hafiften soyutlama yapan adama "felsefe yapma" denilen bir ülkedir Türkiye... Bunu da biliyorum...

Belki de bu yüzden 10 gün sonra Dünya Felsefe Kongresi'nin İstanbul'da toplanacak olmasını çok önemsiyorum. Bir hafta sürecek bu kongre için Habermas'tan Vattimo'ya, Edgar Morin'den Seyla Benhabib'e, dünyanın önemli felsefecileri İstanbul'a gelecek... Ev sahibi ise Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı Ioanna Kuçuradi...

Türkiye'nin geri kalmasında felsefe eksikliğinin yıllardır vurgulandığını biliyoruz. Ayrıca son zamanlarda okullarda zaten yetersiz olan felsefe eğitiminin, iyice zayıflatıldığını da öğrendim. İşte böyle bir ortamda İstanbul'da bir hafta süreyle felsefenin gündeme geleceğinden büyük bir memnuniyet duydum, sevindim...

****

Ama Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan bir makaleyi okuyunca, hem felsefe hakkındaki genel düşüncelerim sarsıldı, hem de sevincim kursağımda kaldı. Neden mi? Anlatayım

Türkiye'nin sayılı felsefecilerinden Profesör Doktor Bedia Akarsu tarafından kaleme alınan "Altın Tepsi İçinde Sunulan İktidar" başlıklı yazıyı görünce, "Tamam" dedim, "Bugün siyaset alanında olup bitenleri, bir felsefecinin yorumuyla okuyup öğrenme şansını yakalamış buluyorum." Böyle bir iştahla makaleyi okumaya başladım. Sonuç Tam bir hüsran, tam bir hayal kırıklığı!

Şöyle başlıyor Akarsu yazısına "AKP iktidarı almış başını gidiyor. Nereye? Belli değil diyeceğim ama, hiç de öyle değil nereye gittiği çok belli..." Akarsu böyle başladığı yazısında, AKP'nin "belli" olan gittiği yerle ilgili herhangi bir ipucu vermeden konuyu "birleşmeyen sosyal demokratlar" mevzusuna getiriyor. Akarsu'ya göre AKP'nin tek başına iktidar olmasının tek sorumlusu, bir türlü birleşmeyen solcular...

CHP'den ayrılıp irili ufaklı parti kuranların tarihsel görevlerinin birleşmek olduğunun altını çiziyor felsefe profesörü Akarsu... Yazının mesajı bu... Peki bu mesajı vermek için felsefe okumaya, daha doğrusu felsefe profesörü olmaya gerek var mı? Herhangi bir Anadolu ilçesinde yaşayan, eğitim almamış, iyiniyetli CHP'li bir esnafa sorsanız, o da Bedia Hanım'ın söylediklerini söyleyecek. Yani Akarsu'nun yaklaşımında hiçbir özgün taraf yok.

****

Bedia Akarsu'nun yazısının etkisini üzerimden uzun süre atamadım... Yazı beni o kadar etkilemişti ki, Dünya Felsefe Kongresi'nden bile umudumu kesmiştim. Hatta işi daha ileri götürüp Gazali'nin haklı olduğunu bile düşünmeye başlamıştım.

Neyse ki felsefeci arkadaşlarım devreye girip beni yatıştırdılar. Akarsu'nun istisna olduğu konusunda beni ikna ettiler de felsefeye olan inancım yeniden sağlanmış oldu.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


Sarı Sayfalar


Sizinkiler
GREECARD
TEMA

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır