kapat
30.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

ABDURRAHMAN YILDIRIM


Kur artacaksa faiz nasıl düşecek?

Normalde Türkiye'nin kredi notundaki artışı mali piyasalarda iyimserliğin izlemesi beklenirdi. Ancak olmadı. Yabancıların çıkışı için de, spekülatörlerin pozisyon değişikliği için de, not artışı tam tersine tetikleyici olarak kullanıldı. Önce döviz yükseldi, ardından faiz. Kurdaki çıkış daha fazla. Faizdeki daha az. İster trend dönüşü olsun, isterse de bir düzeltme hareketi, faizin kurun peşine takıldığı gerçeği bir kez daha tescil edilmiş oldu.

* Kurla faizin birlikteliği- Bu birlikteliğin geçmişteki örneklerini bitişikteki grafikte görmek mümkün. Aslında kurun düşüşü veya çıkışı hep faizden fazla. Yani trend dönüşleri önce kurdan başlamış. Bu faizin düşüşünde de böyle olmuş, yükselişinde de. 2002 başından bu yana ilk dört aylık kur düşüşünü Hazine ihalelerinde yaklaşık 18 puanlık iniş takip etti. Ardından üç aylık kur sıçramasına faiz 15 puanlık çıkışla karşılık verdi. 2002 yaz aylarındaki kur durgunluğunu faiz oranlarındaki durgunluk izledi. Sonbaharda her iki mali araçta da yeni bir düşüş meydana geldi. Aralık 2002 ve Mart 2003'teki kur artışına paralel, faiz de arttı. Ardından dört aya yaklaşan döviz düşüşünü faizlerde iniş takip etti.

Ancak 2002 başından beri ele alındığında enflasyon yüzde 92.0 düzeyinden 1.5 yılda yüzde 29.6'ya inerken, Hazine faizleri düşüşe direndi. Hazine ihale faizleri yüzde 74.5 düzeyinden ancak yüzde 46'ya gerileyebildi. Yani reel faizler düşmeyip yüksek kaldı.

* 2. yarıda faiz düşmeli- 2003 yılı için örgörülen Hazine ortalama faizi yüzde 45 idi. Yılın ilk altı ayında gerçekleşme yüzde 54.2 düzeyinde. Bu da yıllık hedefi tutturabilmek için ikinci yarıda faizlerin ortalamasının yüzde 35'lere inmesini gerektiriyor.

Ancak bugünden görünen işin hiç de kolay olmadığı.

* Kur destek değil - Çünkü kur düşüşünde veya TL'nin değerlenmesinde yolun sonuna geldik. Dolar 1.380 bindeyken yapılan müdahaleden sonra döviz daha aşağı gidemedi. Vadeli ithalatın ödeme zamanı geliyor. Kur çok düşük gittiği için turizm gelirleri de iyi değil. Erken biten Irak Savaşı'ndan sonra ihracat dövizlerini kur düşecek diye erken sattık. İhracat bağlantılarını da savaş ortamında kur yükselecek diye fazla fazla yaptık. Topluca spekülasyon yaptık. Aylarla sınırlı bu döviz arzındaki bolluk döneminin de sonuna yaklaştık. Kısaca yılın ikinci yarısında kurun gerilemesi değil, olsa olsa artması beklenir. Böyle bir artış olacaksa, faiz düşüşünde kur teşviğinin yerini kur kösteği alacak. Faizde düşme gereği ortada ancak kur artacaksa oranlar nasıl gerileyecek?

Ya ekonomik programa dört elle sarılıp, ekim ayını başarıyla geçip, yeni finansman kaynakları bulacağız ki, kur ve faiz yükselmesin. Ya da kurla faizin birlikteliğini kopartacağız. Kur yükselse bile faiz aşağı gidebilsin. İkisini de başarmak gerçekten zor.

* Sonuç "Sona kalan dona kalır" Türk Atasözü

Mesajlarınız için: ayildirim@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


Sarı Sayfalar


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır