|
 |
|

NECATİ DOĞRU
Bakanlık geçicidir! Orman yağması kalıcı!
Şiir söyleye söyleye, şiir seve seve gelmişlerdi, ancak Orhan Veli'nin "Kabahat Kimde" adlı güzelim şiirini de unutup, "kemiği ölçmeden yuttular." Acısı, er geç çıkar. Yukarıda Allah varsa eğer, kemik bu yırtar da çıkar.
Zaten şöyle yazmış şair
"Hocanın eşeğini bir gün hırsızlar çalar
Hocamız kara kara düşüncelere dalar.
Çevirir etrafını konu komşu.
Hocanın dertli dertli oturuşu
Komşuların yüreğine dokunur.
Türlü türlü de nutuklar okunur.
Bilgiçlik taslamanın tam saati;
Herkes birine bulur kabahati.
Kimi der ki
-Hocam, kabahat sende!
Elaleme itimat edilir mi?
Kimi der;
-Sende değil eşeğinde!
Hırsıza uyulur da gidilir mi?
Kimi der
-Sende de var, onda da var.
Ama en sonunda Hoca da kızar
-Peki ikimizin de suçu pek çok;
Ya hırsızın hiç mi kabahati yok."
(Orhan Veli)
****
Hadi çarpık şehirleşme oldu, kentleri planlayanların pek çok suçu var. Ormancı, ormanını koruyamadı, ormancının da suçu çok var. Anadolu kültüründe; "insanla ağacı bir arada yaşatma" yolu, yöntemi, sevgisi gelişmemiş, diyelim ki, "ağacı kesmeden insanı da ormandan atmadan bir arada yaşatma kültürünün gelişmemiş olmasının" da pek çok suçu var.
Ormanı yakanlar suçlu!
8 milyon yoksul orman köylüsünün de suçu pek çok. Tarla açma nedeniyle ormanı, "orman niteliğini yitirecek şekilde" tahrip ediyorlar, sonra da açtıkları tarlanın kendilerini geçindirmeye yetmediğini görüp, bırakıp şehre gidiyorlar. Orman özelliğini yitirmiş alanları "siyasal nüfuz rantına" dönüştürmeyi meslek edinmiş gözü dönük belediye başkanlarının da suçu pek çok..
Peki Başbakanın...
Ve Maliye Bakanının...
Hiç mi suçu yok?
****
Başbakan Tayyip Erdoğan, başbakan olmadan önce orman arazisi olma özelliğini yitirmiş bölgede arazi kapatmıştı...
İstanbul Sultanbeyli'de...
Başbakan, şimdi Meclis'ten geçirdikleri yasayla Sultanbeyli'de İstanbul Belediye Başkanı olmadan ve Başbakan olmadan önce "yasalara vücut çalımı atarak, zilyetlik yoluyla ya da noterden satış yöntemiyle" sahip olduğu orman arazisini yasaya uydurmuş oluyor.
Yani Başbakan...
Başbakan olmadan önce;
Kanuna karşı yaptığı hileyi...
Başbakan olduktan sonra;
Kılıfına sığdırmış oluyor...
Olmuyor mu?
Tayyip Erdoğan, Sultanbeyli'de orman arazisini kapatma eylemsel durumunu, Başbakan olduktan sonra "hakka" dönüştürmüş oluyor.
Olmuyor mu?
****
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da, bakan olmadan önce İstanbul'da Beykoz sırtlalarında 50 dönümlük bir araziyi "zilyetlik yoluyla" kapatmış. Bakan olunca yasa tasarısı hazırlayıp bakan olmadan önce yaptığı "Tapusuz arazi kapatma eylemini" şimdi hakka dönüştürmüş oluyor.
Haksızlığı kitabına uyduruyor.
Uydurmuyor mu?
Maliye Bakanı, bakan olmadan önce yani orman arazisini tapusuz kapatma eylemi yaparken de sıradan bir insan değildi. Hesap uzmanıydı. Yani devlet onu yasaları iyi bilsin, bilmeyenlere öğretsin, örnek bir hukuk adamı olsun diye okutmuş, yetiştirmişti. Örnek olması gereken, her şeyi kanunlara ve hukuka uygun yapması gereken ve "zilyetlikle orman arazisi kapatmanın" bal gibi hile olduğunu en iyi bilen insan, bakan olunca da bile bile yapılan hilesini, yasa çıkararak kılıfına uydurmuş oluyor.
Olmuyor mu?
Başbakan ve Maliye Bakanı bu davranışlarıyla "Başbakanlık ve bakanlık geçici, orman yağmasıyla elde edilen servetler ise kalıcıdır" diye kötü örnek oluyorlar.
Olmuyorlar mı?
Şiir söyleye söyleye geldiler.
Kemiği ölçmeden yutar oldular.
"Kapan kapmış, şimdi sıra bizde" diye meydan okur oldular.
Mesajlarınız için:
ndogru@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|