|
 |
|

SELALE KADAK
Erdogan Gonul'den mutlu evlilik sirlari
Verilen koordinatlara uyarak, Kurtkoy'de Ford Otosan'a ait bir depoya dogru yola koyuldum. Bir hafta once son yolculuguna ugurlanan Vehbi Koc'un damadi, Otosan'in kurucusu Erdogan Gonul'un yonlendirmesiyle gozu gibi korudugu otomobil koleksiyonuna bakmaya, en buyuk tutkusunu yakindan gormeye gidiyordum.
Iceride birbirinden degerli, artik klasiklesmis sahane otomobiller vardi. Kimisi buyuk cabalar sonunda yurtdisindan getirilmis, kimisi bir koy evinin bahcesinde hurda olarak dururken satin alinip, toplatilmis, tutkunlari icin paha bicilemez otomobillerdi bunlar.
Koleksiyon muzeye
Sonrasinda da Erdogan Gonul'le sohbet etmistik. Gonul, bir gun bu dunyadan herkes gibi gidecegini, bu yuzden de otomobilleri Rahmi Koc'a armagan etmeyi dusundugunu soylemisti. Ne de olsa Koc, Sutluce'de bir muze kurmustu ve icinde otomobil muzesi yapmak icin devasa bir alan bulunuyordu. Her biri ozenli bakim isteyen bu otomobilleri sonunda Koc'un muzesine bagislayan Gonul, hayattayken bakmaya kiyamadigi koleksiyonunun emin ellerde oldugunu gorme sansina sahip olmustu...
Rahmi Koc, Gonul'le karsilasmasini anlatirken, "Otosan'in kurulusunda gordum onu. Uzerinde is tulumu vardi. O zaman nerden bilecektim ki enistem olacagini, Sevgi'cigimi mesud ve bahtiyar edecegini" demis. Sevgi Gonul de esini son yolculuguna ugurladiktan sonra, "Tam 41 senedir evliydik. Cok kavga ettik, cok sahsiyet cekismesi yasadik, birbirimizle bogustuk ama bence en muhimi hep ayni seylere gulduk ve hep ayni seylere sasirdik" diye yazmisti. Ben de bugun, Gonul'le yaptigimiz sohbetlerden bir demet sunmak, Turk otomotiv sanayisinin degerli uyesini anmak istedim.
Iki TV, iki banyo!
Is dunyasinin ince ruhlu, esprili, ve alcakgonullu uyesi Gonul, Koc Holding'deki odasini esi Sevgi Gonul'le paylasirdi ve cocuklari da olmadigi icin ikili birbirine cok ama cok bagliydi. Bir defasinda, 'Nazar degmesin halinize, masallah' dedigimde, "Selale, unutma, bir evlilikte kavganin az olmasi iki seye baglidir Banyo ve televizyon. Bunlari paylasmadigin zaman kavga da cikmaz" demisti. O gun ogrenmistim ki, Gonul ciftinin salonunda yanyana iki televizyon duruyor. Kimi zaman Sevgi Gonul, kimi zaman da Erdogan gonul tv'yi kulaklikla izliyor, boylece evde kumanda cekismesi yasanmiyordu.
Bodrum trenini kacirdik demisti ama...
Birkac yil onceydi. O zamanlar Bodrum Turkbuku yeni yeni moda olmaya baslamisti. Turizmci Atilla Uras'in Turkbuku'ndeki oteli Palmira'yi Gonul ciftinin satin aldigini ogrenmistim. Cilginca eglenmek isteyenler deli gibi kosturdugu Bodrum'da, Sevgi ve Erdogan Gonul nasil bir otel isleteceklerdi acaba? Dogrusu merak etmistim. Tanidigim en esprili ve dogal insanlardan biriydi Erdogan Gonul. Bodrum'u konusmaya basladigimizda, esprili bir ifadeyle, "Sevgi de ben de yasimiz itibariyle Bodrum trenini kacirdigimizi dusunuyoruz. Daha dogrusu esim inaniyor. Ben de zannediyorum" diyordu.
Gurultu patirti olsun
Peki o gune kadar tatil icin hep sessiz yerleri, ornegin Gocek'in koylarini tercih eden Gonul citfi, Bodrum'a gitmeye nasil ikna olmustu? Dahasi gitmekle kalmayip bir de otel satin alacak kadar ileri nasil gitmislerdi? Tahmin edeceginiz gibi aslinda en istekli kisi Erdogan Gonul'du. Onun ici hep kipir kipirdi. Gonul, bir oglen yemeginde yaptigmiz sohbette, "Ben sahsen yapim itibariyle butun yazimi Bodrum'da gecirebilirim. Sevgi daha ziyade kultur ve arkeolojik yerleri gezmekten hoslaniyor. Sonuc olarak ben onunla muze dolasiyorum, o da benimle benim sevdigim mekanlari dolasiyor" demisti. Karakter olarak cok insan seven bir yaratilisa sahip oldugunu soyluyordu. "Insanlardan, gurultuden, patirtidan, gelen gidenden cok zevk alirim. Huzuru ve sukûneti hayatim sona erince yasayacagimi dusunurum" diyordu. Eee, hal boyle olunca Palmira Oteli, Gonul icin bicilmis kaftan degil de neydi? Her ne kadar isletmesini Divan Oteli'ne vermis olsalar da Gonul, soyledigi gibi Divancilar'i uzmemek sartiyla otelin detaylariyla ilgilenip, Palmira'yi halktan ve bolgeden kopartan duvarin yikilmasini da saglamisti. "Divan'in butun otellerinde huzur bulan musterilerin Palmira'da sessiz ve sukûnet icinde uyuyabileceklerini zannetmiyorum" diyecek kadar iddiali konusmustu, ama soyledigi de olmustu. Bugun Palmira gercekten de Turkbuku'nun en sevilen, dikkat ceken otellerinden biri haline geldi. Erdogan Gonul de, yasarken, gurultu ve patirtiyi hic sorun etmedi ve simdi dedigi gibi huzuru ve sukûneti yasamaya basladi.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|