kapat
20.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI


TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL

MEHMET BARLAS


Okumak yerine film seyretmek, yeterli mi?

Okumak, tabii ki sadece tatil donemine ozgu bir davranis degildir. Aksi dogru olsaydi, gelismis ulkelerdeki kitap satislari yazin artar, kis mevsiminde duserdi.

Ama biz Turkler icin okumak, goreceli olarak bir yeniliktir.

Neticede matbaa oldukca gecikmeli gelmis, Turkce (veya Osmanlica) okuyup yazan bizlere.

1600'lu yillarda basilmis Ingilizce kitaplar gordum. Uzerlerinde "4'uncu Baski" yazisi vardi.

Bir de, okunan kitaplarin cesitliligi meselesi var...

Omur boyu ayni "Kitap"i okumak da, "Okumak" degildir herhalde.

Ya da, bir klasik kitabin filmini izleyerek, o kitabi okumus sayamazsiniz kendinizi.

Film, yazarin degil, yonetmenin (rejisor) dunyayi ve duygulari algilamasini yansitir.

Bir Tolstoy, bir Shakespeare, bir Hugo klasigini okuyun once.

Sonra da, bu klasigin filmlestirilmis halini izleyin.

Aradaki farki hemen hissedersiniz.

Bir kitabi, bir romani okurken, beynimizin iki lobu da, haril haril calisir.

Ruhsal tahliller, tasvirler, karmasik iliskiler, siz okurken beyninizde canlandirilir, tartisilir, yorumlanir. Okudugunuz kitabi, beyninizde, siz adeta kendi urununuz haline getirirsiniz.

Film ise, bir yemegin, baskasi tarafindan cignendikten ve hazmedildikten sonra, size sunulmasi gibidir.

Tabii ki okumak, ciddi bir istir.

Aksi halde, akil hastahanesindeki hasta gibi, okumazsiniz, sadece yazilari gorursunuz...

Akil hastahanesindeki hastanin, kalin bir kitabi okudugunu goren doktor, sormus ona,

- Nasil... Guzel bir kitap mi bu okudugun?

Hasta kitaptan basini kaldirip, cevaplamis doktoru.

- Garip bir kitap... Cok sahis var... Aralarinda hicbir iliski, hicbir baglanti yok. En garip tarafi da, bu kadar cok sahis olmasina ragmen, hicbir olay yok kitapta.

Doktor, akil hastasinin okudugu kitabi almis... Bakmis... Kitabin kapaginda "Telefon Rehberi" yaziliymis.

Peki, acaba ne okumali bir Turk genci kitaplarin dunyasina girmek icin?

Benim favorilerim belli.

Turk romancilarindan en fazla tutkun oldugum isim, Refik Halit Karay.

Hep "Refik Halit Turkce degil, Ingilizce veya Fransizca yazmis olsaydi, onu mutlaka cevirisinden okurduk" derim.

Yakup Kadri de, okumaya doyamadigim yazarlardan.

Kemal Tahir'i, sade bir romanci olarak degil, bir tarih yorumcusu olarak da okurum.

Nasil Cervantes, bir cag donumunun uyumsuzluklarini "Don Kisot"a yansitmissa, Kemal Tahir de, Anadolu'da mulkiyet ve devlet sisteminin, rejimlerin degisimini, yuzlerce yillik boyutta isler.

Bunu Fransiz yazar Stendhal'in "Kizil ve Kara"si ile "Parme Manastiri"nda da gorursunuz.. Bu romanlarda, duygulu kisilikler, Napolyon sonrasi donemin reaksiyoner ortaminda calkantilar gecirir.

Bir de, Moltke'nin "Turkiye Mektuplari" ve Heredot'un "Tarih"i gibi, defalarca okunabilecek bilge kitaplar var benim favorilerim arasinda... Aralarindaki binlerce yillik farkla, bu iki isim, bu topraklari cok iyi gozlemlemislerdir.

Aslinda Anadolu'yu, Bizans'i anlamak icin Runciman okumak (Hacli Seferleri, Istanbul'un Fethi) sarttir... Ve tabii Gibbon'un "Roma'nin Inis ve Dusus"u de, temel bir kitaptir.

Bugunku yazarlar arasinda favorim Ahmet Umit.. Ve O'nun "Patasana"si. Bir de Reha Camuroglu'nun "Son Yeniceri"si..

Tabii ki okumak uzerine bu kadar kisa yazilmaz.. Kitapligimdaki on binlerce kitap ve binlerce yazarin, raflardan bana ofkeyle baktiklarini hissediyorum su anda.

SAKA

Baba olmak!
Bir tanidigi, Nasreddin Hoca'ya sormus.

- Hocam.. 85 yasinda bir adam baba olabilir mi?

Hoca gulmus, cevap vermis

- Eger genc komsusu varsa olur.

NOT Basin imparatoru Murdoch, 72 yasinda baba olmus. Insallah, 85 yasinda da, yeniden baba olmaz.

BUYULU DAG

Kitap-severlik bacak kirar!
Bundan uc yil once 20'nci Yuzyil sona erdiginde, New York Halk Kutuphanesi, "Kitaplarin Yuzyili" diye bir calisma yayimlamisti.

O kitapta, yuzyil boyunca en cok okunan ve dusunce hayatini en fazla etkileyen kitaplar listelenmisti.

Ornegin Kafka'nin "Metamorfoz"u, James Joyse'un "Ulysess"i, Thomas Mann'in "Buyulu Dag"i bu kitaplar arasindaydi.

Thomas Mann'a 1929'da Nobel kazandiran bu kitapta, Hans Castrop adinda bir muhendisin, savas oncesi Avrupa'sindaki arayislari vardir.

1980'lerin sonundaki bir Davos toplantisinda, ben bizim Turk heyetinden ayrilip, teleferikle cikilan bir dag otelinde kalmistim. Cunku Thomas Mann, "Buyulu Dag" kitabini, eskiden sanatoryum olan bu otelde, tuberkuloz tedavisi gorurken yazmis..

Kitabi, o otelde, yazildigi mekanda, yeniden okumustum.

Sonucta, bir gece son teleferigi yakalamak icin buzlar uzerinde kosarken bacagimi kirip, Davos'ta ameliyat oldum.

Yani kitap-sever olmanin, riskleri de vardir.

Mesajlariniz icin: mbarlas@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sari Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayincilik ve Iletisim A.S. - Tum haklari saklidir