|
 |
|

ERGUN BABAHAN
Konusan basin
Bizim dun BBC'nin haberci kimligine ovgu siraladigimiz siralarda Basbakan Tayyip Erdogan, Turkiye'deki basindan sikintisini "Gazetesi, televizyonu olan konusuyor" diyerek dile getirmis.
Basbakan, okudugum metinlerden cikardigim kadariyla bunu hukumetin Amerika'ya yonelik politikasini elestirenler icin soylemis.
Basbakan'in sikâyet ettigi konu, aslinda ozgur medyanin var olma sebebidir. Hukumetler icraat yapmak, gazete ve televizyonlar da "konusarak" bu icraati elestirmek, denetlemek icin vardir. Demokratik toplumlar bu bicimde isler. Her gazete, kendi dunya gorusune uygun bir bicimde hukumet icraatlari karsisinda bir tavir alir.
Hukumet, gorev donemi icinde birtakim uygulamalar yaparken gazete ve televizyonlar da bunlari izler. Kimi over, kimi yerer. Hukumetin ve Meclis'in gorev suresinin sonunda da halk hem icraatlara, hem basinin yargisina bakarak kararini verir. Ya yeni bir partiyi secer veya eskisini devam ettirir.
Bu basinin iktidari halk adina denetleme gorevinin bir parcasidir.
Basin, basbakani veya hukumetleri memnun etmek icin var degildir. Onlari elestirmek, yanlislarini ortaya koymak icin vardir. Basinin velinimeti, okurudur.
Bu nedenle, Basbakan'in basinin elestirel tutumu karsisinda boyle bir tavir almasi yanlistir. Cok onem verdigini soyledigi Avrupa Birligi'nin temel degerleriyle celisir. Basbakan, Avrupa Birligi degerlerine icten inaniyorsa, bagimsiz ve elestirel bir basinin varligini tartismasiz kabul etmek durumundadir.
Bagimsiz bir basin, demokrasinin teminatidir.
Ozgurce "konusan" bir basin halkin en onemli bilgi kaynagidir. Halk, ulkede neler olup bittigini, oylariyla isbasina getirdigi iktidarin secim oncesi vaatlerine uygun davranip davranmadigini basin vasitasiyla izleyebilir.
Boyle olmasaydi sadece bir resmi gazete yayinlanir, herkes de iktidarlarin istedigi bicimde bilgilendirilirdi ama o zaman o sisteme demokrasi diyemezdik.
Basbakan'in burada uzerinde durmasi gereken konu, basin-iktidar iliskilerinin icerigidir. Basin-iktidar iliskisinin bir "al gulum-ver gulum" iliskisine donmemesine ozen gostermesidir.
Bu tip iliskilerin hem basina, hem kendisine, hem de ulkeye nelere mal oldugunu 28 Subat surecinde net bir sekilde gorduk.
O Turkiye'nin yeniden tatsiz deneyimler yasamasini istemiyor, demokrasinin koklesip gelismesini istiyorsa gazetesi ve televizyonu olanlarin konusmasindan degil, konusmamasindan yakinmalidir.
Cunku, gazetesi ve televizyonu olanlar konusmamaya baslarsa, iktidar-basin iliskilerinde bir seylerin yanlis gittigi aciktir. Bu "al gulum-ver gulum" doneminin basladiginin isareti olur. Herkesin asil boyle bir durumdan korkmasi gerekir.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|