kapat
18.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

Ön teker nereye giderse

Çarşamba'ya, sabah 08.00'de girdik. Belediye Başkanı Nazif Kılıç "çoktan" makamına gelmişti.

Belediye'de de mesai başlamıştı.

Nazif Başkan daha önce iki kez, sabah saat 08.00'de Belediye'nin kapısını kilitlemiş.

Sekizi "bir dakika geçe" gelen memuru, işçiyi Belediye'ye sokmamış. Şimdi, Başkan 07.30'da "işinin başında."

Çalışanlar da en geç 07.55'te.

****

Çarşamba'yı eskiden "sel alırdı."

Ve sel "türkülere" bile konu olmuştu

"Çarşamba'yı sel aldı."

Ama şimdi "barajlar" var.

Yeşilırmak'ı "dizginliyor."

Başkan Nazif Kılıç dedi ki "Yavuz Abi... Biz sellerden öylesine çektik ki..."

****

Nazif, daha bir yaşındaymış. Her yeri sel basmış. Nazifler'in, Kurtahmetli Köyü'nü de. Babası, selde ıslanmış... Üşümüş.

Dört yıl hasta yatmış. Ve Nazif beş yaşındayken babasını kaybetmiş, yetim kalmış.

Çarşamba'da Nazif Kılıç gibi pek çok kişinin depremle ilgili "böyle anıları" var... Acı dolu anılar.

Başkan'ın bir sloganı var

- Ön teker nereye giderse, arka teker de oraya gider.

Yani "tepedeki çalarsa, aşağıdaki haydi, haydi çalar."

Nazif Kılıç

- Öyle değil mi Yavuz Abi... Önce bizler düzgün çalışacağız ki... Önce bizler tasarrufa önem vereceğiz ki... Diğerleri de ona göre hareket etsinler.

Nazif Kılıç eski bir öğretmen.

Ve Belediye Başkanı olarak da Çarşamba'da şu anda "gerçek bir önder... Bir öğretmen."

Terme'de 'vefalı' bir adam
Askerler, 1980'de ihtilal yapınca... "Herkesi" görevden alınca... Termeli Diş Doktoru Ahmet Yirmibeşoğlu'nu çağırmışlar

- Terme'ye Belediye Başkanısın.

1983'te demokrasiye dönülünce, Ahmet Bey de "mesleğine... Diş hekimliğine" dönmüş. Yıllar sonra, Mesut Yılmaz aramış

- Halk seni çok seviyor... Terme'ye Belediye Başkanı olacaksın.

İki dönemdir "Başkan."

Seçimde aldığı oy "yüzde 60."

- Başkan... ANAP zor durumda... Bu seçimde ne yapacaksınız?

- Yavuz Bey... Annemden Başkan olarak doğmadım ya... Fındık bahçeme dönerim... Hoş, fındık da para etmiyor.

Seçimden önce, AK Parti'den teklif almış

- Belediye Başkanlığı'nı bırak... Bize gel... Seni Samsun listesinin üçüncü sırasına koyalım... Milletvekili ol.

AK Parti, Samsun'da "7 milletvekili" çıkardı. Ahmet Bey "evet" deseydi, şimdi milletvekiliydi. Ama o "hayır" demiş.

- Haksız mıyım Yavuz Bey?.. Mesut Bey'e karşı ayıp olmaz mıydı?

Şimdi sık sık Mesut Yılmaz'ı aradığını söyledi

- Makamlar geçicidir Yavuz Bey... Önemli olan insanlık... Siyasette vefa da olmalı.

Terme çok güzel bir yer. Yemyeşil.

Ama rutubetten mi nedendir, Başkan'ın söylemi ile "insanlar altmış, altmışbeş yıl yaşıyor." "Daha yukarı çıkanlar" çok az. Başkan "sakallı birini" gösteriyor

- Cemal Dayı... 75'e merdiven dayadı... Ama hepimizden sağlam.

Termeli avcı Cemal Dayı
Cemal Dayı... Terme'de insanlar erken göçüyor... Ama sen maaşallah.

- 74'ü devirdim Yavuz Bey... Grip nedir bilmem.

- Formülün nedir Cemal Dayı?

- Ben avcıyım... Avcılar Derneği Başkanı'yım... İki defa hacca gittim... Hala ava çıkarım.

- Cemal Dayı... Ava, nerelere gidiyorsun?

- Bafra'ya, ördek avına... Konya-Cihanbeyli'ye, yaban kazı avına... Tiflis'e, ördek avına... Amasya'ya keklik avına.

- Dayı... Avcılar biraz sallar... Sende öyle bir şey yok değil mi?

- Yavuz Bey... Bafra'daki, avcılık yarışmasında üç defa birincilik aldım.

- Yani avcılığın çok iyi.

- Baktım, karşıdan tilki geliyor... Aramızda 200 metre mesafe var... Nişan aldım, vuracaktım... Son anda vazgeçtim, tüfeği indirdim.

- Neden Cemal Dayı?

- Tilkinin tüylerinin arasında pire vardı... Pireli hayvanı vurmam.

- Dayı... Çok salladın.

- Nedenmiş?

- 200 metreden, tilkinin tüylerinin arasındaki pireyi nasıl gördün?

Cemal Uysal "Termeliler'in sevgilisi." "Eski türküleri" bir tek o biliyor

Örneğin, Rus gemilerinin Terme açıklarına geldiği günlerden kalan bir türkü

Urus'un gemileri,

Bir ileri bir geri,

Urus gözün körolsun,

Dul ettin gelinleri.

****

Sayın Yavuz Bey. Çobanyatağı'na gittim. (Terme'nin az ilerisi). Baktım, ilerde bir yaban devesi. Nişan aldım, vurdum. Sırtımdaki torbaya attım.

Fakat meret öylesine ağır ki...

Cemal Dayı "bunları" anlatıyor...

Herkes "hayran, hayran" dinliyor.

Ve Dayı bu arada, dinleyenlerden birine çıkışıyor

- Ula, sen az ötemdeydin... Ses ettim... Deveyi taşımama yardım et diye... Niye celmedin?

Soruya muhatap olan "boş bulunup" şöyle diyor

- Dayı vallahi duymadım.

Bir yandan gülüyor, bir yandan da Cemal Dayı'yı uyarıyoruz

- Dayı yine çok attın.

- Hayır Yavuz Bey... Sadece bir defa ateş ettim... Deve yere seriliverdi.

KARADENİZ'DE BİR CENNET
Ünye... Nüfus, 60 binin üzerinde. Karadeniz'in en güzel yerlerinden biri. Ünyeliler'le sohbete başlıyoruz.

Ticaret Odası Başkanı, Eczacı İsmail Hakkı Kara. Michelin Lastik Bayii Aydın Ekmekçi. Hazır giyimci Mustafa Coşkun. ŞİRİN ÜNYE gazetesinin sahibi Ali Öztürk. Ünye FLAŞ RADYO'nun sahibi Hakkı Korkmaz... Ve diğer Ünyeliler.

- Ünye nasıl?

- Burada Fındık, kivi, hurma, mısır yetişir ama... Ağırlık fındıkta... Yüzde 90, fındık... Ünye, fındığa mahkum... Ve fındığın fiyatı da üç yıldır aynı... Karadenizli, üç yıldır perişan.

Ah, Karadeniz'i turizme bir açabilsek... "Altyapı sorunlarını" bir aşabilsek... Ünye'nin patlama yapması işten bile değil.

- Ey Ünyeliler... Gelen, giden çok mu?.. Hemşehrilerden haber var mı?

Ünyeliler bu konuda biraz sitemli

- Cumhurbaşkanı'nın damadı Ünyeli... Mustafa Altıoklar'ın da dayısı... Ferhan Şensoy'un annesi... Ayşe Taş da Ünyeli... Şenol Yeğin var... Avrupa'nın önde gelen işadamlarından... Ünyeli... Ama gelen, giden az... En çok ilgilenen eksik olmasın, yine Şenol Bey.

****

Ünye, öylesine güzel ki...

Bir gören, mutlaka bir defa daha görmek ister.

Hekimoğlu nereli?
Türküyü biliyorsunuz. "Hekimoğlu derler benim adıma" diye başlar... Ünyeliler'le konuşuyorduk. Bir ara "hemşehrimiz Hekimoğlu" diye bir konuya girdiler. Sorduk

- Hekimoğlu Ünyeli mi?

Eczacı İsmail Hakkı Kara "elbette" diye konuştu Ünye-Fatsa arası ordu kuruldu... Hekimoğlu dediğin orda vuruldu... Sizin anlayacağınız doğma büyüme Ünyeli.

****

Fatsa'da, Fatsalılar'la konuşuyorduk. Söz şarkılardan, türkülerden açılınca... Dediler ki

- Hekimoğlu'nu biliyorsunuz...

"Biliyoruz" dedik

- Ünyeli'ymiş.

- Bunu size kim söyledi Yavuz Bey?

- Ünye'de söylediler.

CNN Türk'ün Spor Müdürü İhsan Topaloğlu'nun "amcazadesi", Ünyeli İhsan Topaloğlu "hayır" diye kükredi

Sayın Yavuz Donat Bey.

Hekimoğlu, benim köyümde yaşadı. Fatsa'nın Yassıtaş köyünde. Bir ağanın yanında çalışırdı. Ağa, onu evlendirmek istedi. Düğün yapıldı.

Ama düğünden sonra ağa, gelini Hekimoğlu'na vermek istemedi.

Kendisi almak istedi. Hekimoğlu bunun üzerine dağa çıktı. Eşkıya oldu. Zalimden aldı, fakire verdi.

Zalimi ezdi, güçsüze arka çıktı.

****

Sahi, Hekimoğlu nereli?

Fatsa'da bir dünya rekoru

Fatsa, Karadeniz'in, nüfus olarak en büyük ilçelerinden. 65 binin üzerinde.

Seçimden önce yine gelmiştik.

Ve "siyasetçi bir ailenin evladı olan" elektrik mühendisi Süha Topaloğlu ile tanışmıştık. Süha ile yine buluştuk. Karadeniz'i konuştuk. Siyaseti konuştuk.

****

- Yavuz Abi... Fındık üreticisi üç yıldır iyi durumda değil... Karadenizli durduk yerde ağlamaz... Ekmeğini taştan çıkarır... Fakat, fındık konusu gerçekten kanayan bir yara.

****

Süha ile sohbet ederken, babası geldi. İhsan Bey. Eski Belediye Başkanı. (DYP)

- İhsan Bey... Sizin ailede, siz kaçıncı belediye başkanısınız?

- Onuncu.

****

Bu aile "gerçek bir antika."

Selver Topaloğlu "Cumhuriyet'ten önce Belediye Başkanı."

Ali Topaloğlu "Cumhuriyet'ten hemen sonra." Onun ardından "Demokrat Parti'nin Fatsa'daki kurucularından" Atıf Topaloğlu.

Ata Topaloğlu. Yener Topaloğlu. Liste uzun.

Aynı aileden, aynı ilçede, "tam on belediye başkanı." Bu bir dünya rekoru.

Aile, "iki de milletvekili" çıkarmış

Ata Topaloğlu ile Atıf Topaloğlu.

****

- İhsan Bey... Yaş kaç oldu?

- 77'yi yakaladık Yavuz Bey.

- Bizim meslektaşımız sizin akrabanız.

- Televizyonda Spor Müdürü... İsmimiz aynı... O da İhsan Topaloğlu, ben de İhsan Topaloğlu.

- Sizin aile ile ilgili bir TV programı neden yapmıyor?.. On belediye başkanı az şey mi?

- Yavuz Bey... Amcazadem İhsan Topaloğlu spor programları yapıyor... Biz ise sporla değil, siyasetle uğraşıyoruz... Konularımız ters.

****

- Süha... Siyaset nasıl?

- Tatsız.

- İhsan Bey... Siz ne diyorsunuz?

- Yavuz Bey biz işte geldik, işte gidiyoruz... Tayyip Bey ekonomiyi genişletsin... Ekonomi büyümeden düzlüğe çıkılmaz... Bana sorsa ne yapayım diye... Bildiklerimi anlatırım... Önce halkın karnını doyuracaksın.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır