|
 |
|

HINCAL ULUÇ
Suç medyanın
Fransa Bisiklet turu'nda neden bir Türk yok?
Günahın yüzde 90'ı medyada. Benim gazeteciliğe başladığım yıllarda her türlü spor gazetelerde yer bulurdu. Ben biniciliğin hatta eskrimin manşetlere çıktığı gazeteler hatırlıyorum. Türkiye Şampiyonası düzeyinde bütün yarışmalar detaylı haber olurdu. Hatta liselerarası yarışmaların sonuçlarını gazetelerde okurduk. Bizim Ankara'daki 30 bin tirajlı yerel Yenigün gazetemiz o günün adeta imkansız iletişim koşullarında Fransa Turu'nu günü gününe manşetten verirdi. Aktüel haberleri binbir parazitle dinlenen kısa dalga Fransız radyolarından alır turla ilgili ilginç notları röportajları ve yazıları da L'Equipe'ten tercüme ederdik. Hiç unutmuyorum turun sona erdiği günün akşamı yıl 1957, altını çizeyim, bizim minik gazetenin telefonları kilitlendi. Herkes turu kim aldı, diye soruyordu. O zaman bu ülkeden birinci sınıf bisikletçiler çıkıyordu. Türkiye Bisiklet Turu ülke çapında Fransa Turu kadar ilgi görüyordu, ki o zaman televizyon yoktu.
Sokaktaki adam bir sürü bisikletçinin adını ezbere bilirdi. Onların arasındaki yarışmalar merakla beklenirdi. Gazeteler yazmaz olunca Türkiye bisikleti unuttu. İş sadece para değil. Moral ödülü de önemli. Şampiyon sporcu gazetede adını, resmini görmezse o sporu yapma motivasyonunu kaybediyor. Bu kuşaklar boyu devam ediunce de spor yok oluyor. Bisikletin durumu bu.
Oysa Türkiye'de bisiklet için çok iyi bir zemin var. İkincisi yarış bisikletini bu dediğim yıllarda milli sporcular zor temin ederdi. Aynı bisiklet tamir üstüne tamir geçirerek yıllarca kullanılırdı. Bugün mahalle aralarında çocukların en gelişmiş bisikletleri gezi için kullandıklarını görüyorum. Yani araç sorunu da yok. Medya ilgilense binlerce çocuk bisikletle yarışmaya başlar. Binlerce çocuk yarışınca da Fransa Turu'nda koşacak şampiyonlar ortaya çıkar.
* Bisiklet dışındaki sporlarda durum nasıl?
Bu sadece bisikletle ilgili bir sorun değil. Eurosport'ta Barcelona'dan naklen Dünya Yüzme ve Atlama Şampiyonası'nı izliyorum. Olimpiyat'a talip Türkiye'de 2003 yazının en büyük iki organizasyonundan biri bu şampiyonayı TRT vermiyor mesela. Bunu vermezse neyi verir? TRT'nin görevi nedir? Bütçeden trilyonlarca lirayı niye alır? Kimse düşünmez ve sormaz. Çünkü sorması gereken medya da bu şampiyonanın farkında değil. Neyse ben izliyorum. Baktım, atlamalarda bir Mısırlı başhakem var. Senkronize yüzmede Kosta Rikalı bir kız yarışıyor. Bir tek Türk ismi ekrana gelmiyor. Biz Mısır'dan ve Kosta Rika'dan da mı geriyiz? Üstelik yüzme bizim ülkemizde son yıllarda yaz aylarının en popüler sporu. Hani nerede Türk sporcular, Türk hakemler? Mithat Hantal öldüğünden beri hakemlerde adımız kalmadı. Allah Derya Büyükuncu'ya sağlık ve sıhhat versin. O yüzmeyi bırakınca sporcumuz da kalmayacak.
Bu ayıp. Bu da aynen medyanın ve teşkilatın ayıbıdır.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|