|
 |
|

YAVUZ SEMERCİ
Fındık üreticisine değil sanayicisine destek verin
Dünyanın fındığını üretiyoruz. Şaka değil. 700 bin tonluk (kabuklu) üretimin yüzde 75'i Karadeniz'de gerçekleşiyor. Tam sayı konusunda netlik yok ama 250 bin ailenin doğrudan üretimin içinde olduğu belirtiliyor.
Çikolatanın olmazsa olmaz katkı maddesi fındık, neden Karadeniz köylüsünü zenginleştiremiyor? Son 13 yıldır fındığın kentalinin (kabuksuz ve 100 kilo) ilk kez 200 dolar civarına inmesinde suçlu kim?
Neden Karadenizli elindeki hazineyi dünyaya ucuza kaptırıyor? Her yıl fındık ve fındıklı ürün ihraç ederek birkaç milyar dolar kazanmak hayal mi? (Şu anda 550 milyon dolar civarında bir dış satım var.)
Fındığı alan kim?
Bu hayali gerçekleştirecek siyasi irade neden harekete geçmiyor?
'Çünkü' diyerek ortaya konacak onlarca neden var. SABAH ekibi, üretimin ve ticaretin içinde olan kişilerle görüşüyor. Sayfalarımızı bu konuya açtık.
Önce bir tespit Türkler fındık satmıyor, yabancılar gelip alıyor. Fiyatları onlar ve onların yerli temsilcileri belirliyor. Dünyanın en büyük fındık alıcıları, Türkiye'de kurdukları şirketler kanalıyla faaliyet gösteriyor. Bu şirketler, fındık ihracat birliklerinde etkin durumda. Fiyatın yükselmemesi, aşağıya inmesi, üreticinin perişan olması onların işine geliyor. Rekolte tahminlerinde bile etkili oluyorlar. (Rekolte tahmini fındık fiyatının belirlenmesinde en önemli etken.)
Siyasetçiler ise oy uğruna üreticilerin kendi bindikleri dalı kesmesi için elinden geleni yapıyor. Üreticiler, alternatif ürün yerine, yasak olmasına rağmen, dağ, taş, ova demeden fındık ağacı ekiyor. Nasıl olsa devlet alacak ya! Alivre satış (vadeli alım-satım) imkanı olmayan tüccar parasını işe bağlamıyor. Bağlayan da batıyor zaten.
Radikal bir söylemi aktaralım
"Devlet fındık sanayicisini destekleyerek olayın içinden çekilmeli. Fındık işleyenleri teşvik etmeli, vergisel kolaylıklar sağlamalı. Bedava arsa, 20 yıl boyunca Kurumlar Vergisi, çalıştırılan işçiler için Gelir Vergisi muafiyeti tanınmalı. SSK primi alınmamalı. İşlenmiş fındık, fındıklı çikolata, kavrulmuş fındık, fındık yağı, fındık ezmesi gibi ürünlerin sanayisinin oluşturulmasına imkan sağlanmalı. Sanayinin teşvik edilmesi, döviz gelirlerini artıracak. Hem de stok sorununu çözecek."
Uzakdoğu ve Çin pazarlarındaki kıpırdanma nedeniyle her yıl yüzde 4-5 civarında büyüdüğüne göre, fındık ağaçlarının sökülmesi yerine, sanayinin geliştirilmesi daha akla yatkın görünüyor. Galiba, üreticiyi siyasetçinin oyuncağı olmaktan kurtarmak ve zengin etmenin yolu sanayiciden geçiyor.
Ne hale getirdik?
Avrupa'da yaşayanlar bilir. Büyük süpermarketlerin raflarında ilaç niyetine fındık yağı satılır. 1 litrenin 10'da biri kadar fındık yağı, küçücük şişelerde 7 euro civarında satılıyor. Bizde fındık yağının litresi bile bu fiyatı bulmaz. Çünkü Fiskobirlik elindeki stokları eritmek için zararına fındık satar. O yüzden bazı uyanık firmalar, zeytinyağına, fındık yağı katarak (Tespiti çok zordur) ihraç ediyor. Dünya sağlık niyetine fındık yağı içmeye başladı, biz aynı yağı kendimizi rezil etmek için kullanıyoruz. Dünya zeytinyağı piyasası, sırf bu yüzden Türkleri, güvensiz ilan etti. Bu örnek bile, fındığa sahip çıkmanın vatanseverlik olduğunu gösteriyor.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|