kapat
18.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

EMRE AKÖZ


Serhat'ın durumu

F.Bahçeli arkadaşlarla takımı konuşmaya çalışıyoruz.

"Çalışıyoruz" diyorum, çünkü henüz ortada bir şey yok. Daum, Lucescu ve Terim kadar şanslı değil. Çünkü şöyle ya da böyle iki hocanın elinde de bir 'geçmiş', bir 'iskelet' var. Daum ise takım haline gelememiş bir futbolcular toplamı devraldı. Bir de bunlara yeni transferleri ekleyin... Zaman alacak F.Bahçe'nin 'takım' haline gelmesi.

Bu arada bir arkadaş, "Şu Serhat'tan kurtulmak gerek" dedi. Ona şu cevabı verdim Şu anda eleştiri aşamasında değiliz. Daum'un nasıl futbol oynatacağını, kimleri nasıl kullanacağını bilmiyoruz. O problemli Serhat'tan bir yıldız da yaratabilir. Bu aşamada her şeyi Daum'a bırakmak gerek. Önce zihninde olanları takıma ve sahaya yansıtsın... Eleştiri ancak ondan sonra yapılabilir.

Bu arada bir iki not...

* Alman 2'nci Lig ekibi Mannheim'a karşı oynanan maç elbette bir ölçü değil. Ancak 'savaşan' bir orta saha yok Fener'de. Olacağını da sanmıyorum. Top rakibe geçtiğinde presten ziyade alan daraltarak oynuyorlar. Bu arada kanatlar hemen hiç çalışmıyor.

* Van Hooijdonk herhalde Türkiye'yi az çok tanıyan birilerine filan sormuş; onlar da akıl vermişler Gol atınca çiftetelli oynadı. Bir 'Anadolu takımı' görüntüsü bu... Hele bu kadar çok yabancı futbolcu olunca, çiftetelli tatil köylerindeki animasyonları hatırlatıyor. Halbuki Fener seyircisi geçen yıllarda Athena'nın parçasıyla coşuyordu. Ben olsam farklı bir 'sevinme biçimi' bulmaya çalışırdım.

* Buna karşılık onca yorgunluğa rağmen hazırlık maçında dahi canını dişine takarak oynayan Tuncay'ı, oyundan çıkarken Daum yanağından öptü. "Türkiye'yi tanıyan Avrupalı teknik direktör" böyle bir şey herhalde. Eminim şu sıralarda Tuncay'ın keyfine diyecek yoktur.

Ölen ölene
Benetton firmasının desteklediği Colors (Renkler) dergisi son sayısında 'Şiddet'i konu edindi.

Dünya Sağlık Teşkilatı'nın (WHO) verilerine göre Dünyada günde 2233 kişi intihar ederek, 1425 kişi cinayet sonucu, 850 kişi de silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybediyor... İnsanlık tarihinde şiddetin en yoğun olduğu dönem 20'nci Yüzyıl. Geçtiğimiz yüzyılda 191 milyon kişi şiddete bağlı nedenlerle öldü. Bu 191 milyonun yarısından fazlası siviller...

Belli ki 'medeniyet' ilerledikçe, insanlar arasındaki ilişkiler yoğunlaştıkça, savaştan cinayete, şiddet sonucu ölenlerin oranı da artıyor.

Ekstra geleneksel çilek reçeli
Hatırlarsınız burada Tukaş'ın 'Ekstra Geleneksel Çilek Reçeli'nden söz etmiştim. Lezzeti ve bol sayıda tanesiyle güzel bir reçel bu. Ama 'ekstra geleneksel' ibaresi de bana ilginç, hatta eğlenceli gelmişti.

Tukaş'ın Genel Müdürü Ahmet Uysal bu konuda bir not gönderdi. Meğer bu ibare, sektörde kullanılan 'resmi' bir tabirmiş. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nın 16 Şubat 2002 tarihli tebliğinde yer alıyor.

Örneğin reçeller; 'ekstra reçel', 'geleneksel reçel' ve 'ekstra geleneksel reçel' gibi kategorilere ayrılıyor. Bakın bu konuda tebliğde neler deniyor

Meyve oranı yüzde 45

"Geleneksel gül reçelinde, gül taç yaprağı oranı yüzde 5 olmak kaydı ile geleneksel reçelde meyve oranı en az yüzde 33 olmalıdır.

Ekstra geleneksel gül reçelinde güç taç yaprağı oranı yüzde 10 olmak kaydı ile ekstra geleneksel reçelde meyve oranı en az yüzde 45 olmalıdır."

Benim bu reçeli niye beğendiğim ortaya çıktı işte. Demek ki içinde en az yüzde 45 oranında çilek varmış. Buna karşılık bazı reçellerin tanesi hemen bitiyor. Hevesiniz kursağınızda kalıyor. Niye? Çünkü kategorisi farklı. Örneğin onlar 'sadece' reçel. Ama 'ekstra geleneksel' olunca ye ye taneleri bitmiyor.

Kıssadan hisse Marketlerden bir şey alırken ürünün içindeki maddeleri incelemekte yarar var. Ama bazen bu da yetmiyor. Örneğin ben bu reçeli yazmasaydım; böyle kategoriler olduğunu öğrenemeyecektik.

'TÜRKÇE SÖZLÜK' DEDİK DE..
OkurlarIn da bir alem olduğunu, bir Türk Dil Kurumu Sözlüğü alıp bakacaklarına gazete yazarlarına sorduklarını belirttik ya... Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Şükrü Haluk Akalın hem teşekkür ediyor, hem de " www.tdk.org.tr " internet adresindeki, sürekli güncellenen 'Türkçe Sözlük'ü hatırlatıyor. Güzel... Bu vesileyle diyorum ki Ben bu 'mazoşist' kelimesine taktım. Neden Fransızca'dan alıyorsunuz da, Almanca aslından (ki doğrusu budur) alıp 'mazohist' demiyorsunuz? Hadi öyle yaptınız, niçin 'mazohist'e hiç yer vermiyorsunuz?


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır