kapat
18.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

HINCAL ULUÇ


Yeni Trafik Müdürü Ali Kemal Hanlı'nın işi zor.. Çok zor!..

Ali Kemal Hanlı, İstanbul'un yeni Trafik Müdürü ve de son umudu.. Hanlı'yı yıllar önce, İstanbul'da Şahinler ekibini kurarken tanıdım. Genç, bilgili, dinamik, çok iyi eğitilmiş, harika bir polisti. Harika bir ekip kurdu. Trafik suçu işleyenle asla sohbete dalmayan, hakaret de etmeyen, kibar bir dille, ama asla affetmeden ceza makbuzunu dolduran bir ekip.. Sürücü kim olursa olsun aldırmadan..

Bir geceyarısından sonra, Boğaz yolunda bizden başka in cin yokken Ercan, U dönüşü yaptı aniden ve Şahin orada bitti. "Yolun ortasında kesiksiz çizgi var. Burada nasıl U dönersin.."

Ercan "Yol boş.. Bizden başkası yok, hık mık" dedi.. Dinlemedi bile.. "Hıncal Uluç'un arabada olmasına da" zerre aldırış etmedi. Kesti cezayı bitti. Öyle harika delikanlılar yetiştirmişti, Ali Kemal..

Yıllar sonra Maltepe Emniyet Müdürü olarak rastladım ona.. Gene harikalar yaratmış, Türkiye'nin en önde gelen sistemini ilçeye yerleştirmişti. Halka hizmette tüm bürokrasi elenmiş, müthiş bir hız kazanılmış, odasında oturmaya alışmış polis, parkta bekleyen araçlar sokağa çıkarılmış ve Maltepe'de suç oranı rekor düzeyde düşmüştü.

Başarıları onu İstanbul'un en büyük sorunu, trafiğin başına getirdi.

****

Balmumcu-Gayrettepe kavşağı kazılmış. Cadde tek şeride iniyor, bizim gazeteye 50 metre kala. Bu yüzden geriye doğru uzun bir yığılma başlıyor. Kurallara ve birbirlerine saygılı vatandaşlar, yasal şeritte sabırla sıraya girip beklerken, kendilerini uyanık, bizleri "Eşek" sayan trafik teröristleri, köprü çıkışına ayrılmış sağ şeride dalıp en öne geliyorlar.

Yazdık. Ali Kemal Hanlı derhal el koydu ve oraya ekip yolladı.

****

Dün sabahki manzara-i umumiye.. Gayrettepe çıkışının ardından, Köprü çıkışı başlıyor. Tam bu çıkışın başladığı yerde bir ekip arabası var. Bu şu demek..

Bu noktadan itibaren sağ şerit sadece köprü çıkışı alacakların. Boş şeridi kullanıp öne giden uyanıkları bu ekip gözleyecek.

Yanlarında durup sağ şeride bakıyorum.. Uyanıklar birbiri ardına, bir dakika içinde on tane, sağ şeride giriyor ve köprüye sapmayıp, en uç noktada sola yükleniyor ve sırasını bekleyen uygar vatandaşın yolunu kesiyorlar. Ben görüyorum. O araçlı ekibin de görmesi gerek.. Bakmıyorlar bile.. Çünkü görevlerini bilmiyorlar. Orada ne işlerinin olduğunu bilmiyorlar. Emir almış gelmişler.. Bakıyorlar.. Benim gibi bakıyorlar.. Umursuz, çaresiz, zavallı.. Ve mesleğe ihanet ediyorlar. Üniformaya ihanet ediyorlar.

Orada yüzlerce araba var. Bu yüzlerce arabada kaç yüzlerce insan.. Onların hepsi, sadece bunlar değil, ne yazık ki, tüm polis hakkında hüküm veriyor?..

"İşte polis.. Bunlar mı düzeni sağlayacak.."

İlerliyorum..

Tam köprü çıkışının başında iki Şahin var.. Hani Ali Kemal'in kimsenin göz yaşına bakmayan, her yere yetişen ve otoritelerini kabul ettiren "İşte benim devletim.. İşte benim polisim" dedirten Şahinleri vardı ya..

Onlar da bitmiş, tükenmiş.. Sırtlarını yola dönmüşler, birbirleri ile sohbete dalmışlar.. Birinin elinde sigara üstelik.. Nasıl bitkin, nasıl bezgin halleri var. Daha saat 10.00.. Bunlar bütün geceyi görevde geçirmiş, oradan buraya gelmiş haldeler.. Bakar acırsınız hallerine..

Nihayet sohbetleri bitti.. Birisi orada kaldı, öteki boş olması gereken şeritte geriye doğru yürümeye başladı.. Nasıl ağır yürüyor.. Allahından ölmüş.. Ve bir minibüsle burun buruna geldi. Sağ şeride dalmış uyanık, polisi görünce sola hamle etti. Sol dolu.. Öyle çapraz şeridi kesti duruyor.. Şahin de ona doğru yürüyor. Bir metre var aralarında.. Ve minibüs zorlaya zorlaya sol şeride girdi.. Şahin baktı.. Sadece baktı.. Yüzlerce ve binlerce vatandaş da, ona baktık.. Polisin burnunun dibinde suç işleme özgürlüğü olan bir ülkenin vatandaşları olarak dehşet içinde baktık.

Minibüs şeridi açınca, arkasında bir kamyonet gördük.. O da sağa dalmış.. Polisi görünce sola hamle etmiş. Sol dolu, gidemiyor.. Öyle duruyor, yolu tıkayarak.. Benim Şahin kardeşim müdahale etti nihayet olaya.. Nasıl etti bilir misiniz?.. Dakikalardır orada sıralarında bekleyen uygar ve kuralla saygılı vatandaşları daha da durdurdu. Aralarına kamyonetin gireceği kadar yer açtı ve "Uyanık"şoföre "Buyur" dedi.. Trafik Polisi, bu Şahin, uygar vatandaşları eşek yerine koyan, kendisini de hiçe sayan kamyonet şoförünü ödüllendirdi. Ona yol açtı.. Ceza yazacağına..Ya da "Madem köprü çıkışı şeridine çıktın, gir o zaman köprüye, Beylerbeyi'nden dön de aklın başına gelsin" diyeceğine, kamyoneti araya sokarak görevini yaptığını sandı. Yolu açtı ya..

Görev bilinci o.. O kadarcık.. Değnekçi ruhu ile polislik..

****

Sevgili Ali Kemal,

İstanbul trafik polislerinin çoğu böyle.. Dün gene Sabah'ta söylediler. Ceza yazmışlar arkadaşlara.. Yazarken de özür dilemişler.. "Hıncal Uluç yazınca biz de ceza kesmek zorunda kalıyoruz" diye..

Düşünebiliyor musunuz?. Kural ihlali umurunda değil adamın. Hıncal yazınca, amiri emir veriyor, o da ceza yazmak zorunda kaldığı için özür diliyor.

Bakın, bu delikanlıları asla suçlamıyorum. Geçmiş dönemde bu arkadaşlar buna alıştırıldılar.. Polis önünde suç işlenmesi normal olay haline geldi. Şimdi bir günde bu lagarlaşmış kafalar değişir mi?.

Sevgili Müdür,

Önce bu kafaları değiştireceksin. Polisine meslek bilinci, görev bilinci ve üniforma bilinci vereceksin. Ondan sonra göreve salacaksın.

"Git" dediğin yere gidip, etrafa sadece bakan, sigara içip sohbete dalan adamların tam tersine sonuç veriyor. O hala uygar, hala saygılı kalan vatandaşlar da çıldırıyor.. "Polisin önünde de suç işlemek serbestse, o zaman ben niye eşekliğe devam edeyim" diyor ve de karışıyor trafik teröristlerinin arasına..

Senin polisin, senin Şahinin, iyi vatandaşı da kötü olmaya tahrik ve teşvik edip, durumu daha da kötüleştiriyor.

Polisini yeniden eğitmen gerek Ali Kemal kardeşim..

Onlara kendilerine ve mesleklerine saygıyı öğretmen gerek. Onlara devleti temsil ettiklerini öğretmen gerek.

Vatandaşın devletle en sık karşılaştığı yer trafiktir. Devlete, otoriteye saygı, ya da saygısızlık tam da "Trafik"te başlar.

Senin adamların "Bu ülkede devlet yok" sloganı yaymak için sokaklarda dolaşıyorlar nerdeyse..

Onları adam et.. Edene de dek de göreve gönderme..

Ne demiş eskiler..

"Göz görmeyince gönül katlanıyor."

Polis olmasa, hiç değilse "Bir gün polis gelir, el koyar, düzeltir" umudunu koruruz.

Bu eli sigaralı, yorgun, bitkin, bezgin, bilinçsiz, inançsız kardeşlerimiz, insanda umut bile bırakmıyor.

Allah yardımcın olsun, Sevgili Ali Kemal!..

Achtung!..
Önümüzde bir beyaz minibüs var. Beyaz kiri en tutan renk.. Bu da kir içinde.. Bir vatandaş bundan yararlanıp, minibüsün sahibini uyarmış..

Kirin içinde parmakla yazılmış bir yazı..

"Warning.. Achtung.."

Bunlar İngilizce "Uyarı" ve Almanca "Dikkat" demek. Yanlarında tam aşağıyı gösteren bir ok işareti çizilmiş.

Onun altındaki yazı şu

"Fren lambası yanmıyor, dikkat et.."

Uyarıya uyup dikkat ettik. Fren lambalarının ikisi de yanmıyor gerçekten. Yani biraz hızlı gitsen, adamın fren yaptığını göremeyeceksin..

Gümmm..

Allah yazandan razı olsun. Dikkat ede ede gittik peşinden..

Bu kadar olsa, "Vukuat-ı adiye.."

Yazmaya bile değmez..

Ama o minibüsün arkasında, bu defa kir üzerine elle değil, koskoca boyalı harflerle "Polis" yazıyor.. Altında mavi polis plakası..

34 A 63464!..

Üzerine yazı yazılacak kadar pis.. Rastgele bir vatandaşın yanına gelip üzerine uzun uzun bu yazıları yazacak zamanı bulacağı kadar güvensiz. (Yazma yerine bomba koysa ne olacaktı?.)

Ve de fren lambaları yanmayan bir koca araba İstanbul trafiğinde dolanıp duruyor.

Ve bu polis arabası..

Deveye sormuşlar hani..

Neresi doğru ki!..

Koşmayan Şampiyon!..
Süreyya Ayhan, gelecek ay Paris'te yapılacak Dünya Atletizm Şampiyonasının en büyük favorisi.. Ülkemize ilk defa bir Dünya Atletizm Şampiyonluğu kazandırmak için birlikte gün sayıyoruz.

Görünürde rakibi yok..

Ama görünürde Süreyya da yok..

Atletizmde idman kışın yapılır. Yaz idmanı yarışmadır. Atlet yarışa yarışa forma girer.

Süreyya geçen yıl olduğu gibi gene yarışmıyor.

Bunun acısını, Avrupa Şampiyonası'nda bir metre daha olsa çekecekti.

Yarışmadan, kendini, rakibi tanımadan nasıl taktik hazırlarsın?.

O zaman, Süreyya'nın her zaman yaptığı gibi kopar gidersin.. Gittiğin kadar gidersin..

Böyle taktik olmaz.. 1500 metre dünyanın en büyük taktik koşularından biridir. Hele Dünya Şampiyonası'nda..

Süreyya gibi büyük bir favorinin böyle yarışması akıllıca olabilir mi?.

Vestel, Süreyya'yı reklam yıldızı olsun diye almış anlaşılan. Sahalarda henüz Vestel forması ile koşan Süreyya'yı hiç kimse görmedi.

Cüneyt Koryürek'e "Bu ülkenin bir numaralı atletizm uzmanısın. Bunları niye yazmıyorsun" dedim."Yücel Kop ve Süreyya, beni görünce suratlarını öte yana çeviriyorlar. Ben de artık yazmamaya karar verdim" dedi.

Ben yazarım. Sadece Süreyya ile Yücel değil, tüm Türkiye arkasını dönse bildiklerimi, inandıklarımı yazmaya, söylemeye devam edeceğim.

Süreyya'nın Dünya Şampiyonası öncesi yarışması gerek.

Avcumuzun içine konan Dünya Şampiyonluğu tesadüfe bırakılamaz.

TEBESSÜM
Fıkra Yıldırım Tuna'dan

Oğlan sincapla kız sincap ormanda dolaşıyor, oynaşıyor ve koklaşıyorken karşılarına birdenbire tilkinin biri çıkmış.. Kız sincap birdenbire fırlayıp hemen yandaki ağaca tırmanırken, oğlan sincap olduğu yerde durmuş..

"Hayret!" demiş tilki," Genellikle sincaplar benden korkup en yakın ağaca tırmanırlar.."

"Hayret edilecek bir şey yok!" demiş oğlan sincap, "Sıkıysa tam o haldeyken o ağaca sen tırman da gör bakalım ağacın kabukları adamı ne yapıyor..!"

SEVDİĞİM LAFLAR
Dün geçti, bugünü düşünüyorum, yarın var mı? Gençliğine güvenme, ölenler hep ihtiyar mı?

Necip Fazıl Kısakürek

BİZİM DUVAR
Tam üyelik müzakerelerine bir türlü başlayamıyoruz.

Henüz ham üyelik müzakerelerindeyiz.

Ünal Turgut


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır