kapat
18.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

Mucize profesör kalp hastalarının umudu oldu

Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özbaran'ın kalbe yaptığı kök hücre nakli, her yıl bu hastalık yüzünden ölen 140 bin kişinin umudu oldu. Bu tedaviyi gören 6 hastanın kalp, damar ve kasları kendini yeniledi. Mucize operasyonla yeniden hayata dönen hastalar, çapa yapıyor, ava çıkıyor, koşuyor...

Ege Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof Dr. Mustafa Özbaran, kalp ve kalp damarları üzerine, kök hücre naklini gerçekleştirerek Türkiye için bir ilke imza attı. Hastaları tarafından "Mucize Profesör' olarak adlandırılan Özbaran, hastalarından aldığı kanla ürettiği kök hücrelerle, kalp yetmezliği rahatsızlığını büyük ölçüde giderdi. Kalp ve damarları yenileyen bu yöntem sayesinde hastaların, kalp nakli tedavisine gerek kalmadı. Mustafa Özbaran'ın bu yöntemiyle kalp atım ritmi 20 olan hastaların, tedavi sonrası ritimlerinin 45'leri bulduğu belirtiliyor.

KAN GÖRÜNCE BAYILAN CERRAH
Dokuz Eylül Tıp Fakültesi'ni dördüncülükle bitiren Mustafa Özbaran'ın cerrahiyi seçme öyküsü ise oldukça ilginç. Çünkü bugünün mucize profesörünü, öğrencilik döneminde 'kan tutarmış.' Kalp cerrahisine ilgi duyduğu dönemde, kan görmekten bile kortuğunu söyleyen Mustafa Özbaran, "Fakültedeyken, acil servise ilk girdiğimde, kan görürsem ne olacak diye düşünürken, kanamalı bir hasta geldi. Kan görünce bayılmışım. Arkadaşlarım müdahale etmiş. Nasıl yapacağım bu işi diye düşünürken, bu işi yapmaktan başka çarem olmadığını söyledim kendi kendime" diye konuşuyor.

Babasının kalp rahatsızlığı nedeniye kalp cerrahisine ilgi duyduğunu söyleyen profesör, "Babam rahatsızlanınca, ona da faydam olur' diye bütün enerjimi kalp cerrahisine verdim. Sonra kalp cerrahisiyle aramda bir gönül bağı oluştu" diyor.

Üniversiteden sonra mecburi hizmetini Şanlıurfa'da yapan Özbaran, 1994 yılında Cambrige Üniversitesi'nde Dünya Kalp Nakil Başkanı Profesör John Waldwork ile birlikte 4 ay çalışarak, bir çok kalp naklini başarıyla gerçekleştirmiş.

HAYALİNDEKİ PROJE GERÇEKLEŞTİ
1998 yılında henüz doçent olduğu dönemden itibaren kök hücrenin kalp tedavisinde kullanımı üzerine kafa yorduğunu söyleyen Özbaran, tedavinin başlama öyküsünü şöyle anlatıyor "1998'de kök hücrenin bir çok hastalığa çözüm getirilebileceği ortaya çıktı. Hayvanlar üzerinde kök hücre ile ilgili denemeler başladı ve onun sonuçları olumlu oldu. 2000 yılında Amerika'ya bir konferansa gittim ve orada insanlar üzerinde olumlu sonuçlar vereceğine dair bilimsel veriler artmıştı. Üniversiteye döndüğümde kök hücre naklinin projesi üzerinde uzun süre çalıştım. Hemotolog arkadaşım Serdar Omay ile birlikte projenin ayrıntılarını oluşturduk ve Ege Üniversitesi'nin Etik Kurulu'na sunduk. 3 ay sonra projeye onay çıktı ve araştırmalar için bütçe ayrıldı."

Özbaran ve arkadaşları, ameliyat olması sakıncalı görülerek reddedilmiş, kalp kası bozulmuş, kalp damarları hastalıklı hastaları tespit etmiş. Özbaran, "Bize gelen hastalar 3-5 merkez tarafından 'ameliyat olamaz' diye reddedilmiş hastalardı. Ekip arkadaşılarımla hangi enjektörü kullanarak hangi yöntemle nasıl kök hücre elde edeceğimizi, ne kadar hücre toplayabileceğimizi test ettik. Hastaları 5 ayrı testten geçirerek, kalbin tüm haritasını ve bilgilerini elde ettik ve bu kişilerin kök hücre nakline yanıt vereceğini bu testlerle anladık" diye konuşuyor.

Üretilen kök hücreler izole ediliyor
Araştırma projesi için seçilen hastalara nepojen isimli bir ilaç verildi. Kandaki kök hücrelerin sayısını artırmaya yarayan bu ilaçtan sonra, hastaların vücudundan katetel yoluyla elde edilen kandan, kök hücreler izole edildi. Kök hücrelerin alındığı kan yine aynı cihaz yoluyla hastalara geri verildi. 6-12 saat bekletilen kök hücreler, by-pass yapıldıktan sonra, daha önceden tespit edilen kalbin zayıf kasları ile harabiyet görmüş noktalarına enjektör yoluyla nakledildi.

Özbaran hastalarındaki iyileşmeyi şöyle anlatıyor Kalp atışlarında ahenk yoktu. Kalp tedaviye yanıt verdi ve var olandan yüzde 25 daha fazla kasılma elde edildi. Kalbin kasılma gücü sağlıklı insanda yüzde 65-70 arasındadır. Kök hücre nakli yaptığımız hastalar yüzde 20 oranında olan insanlardı. Yüzde 15.-20 olan hastalar ameliyat edilmez. enfarktüs geçirdikten sonra kök hücre nakli yaptığımız hastalarda yüzde 30 ile 45 arasında artış görüldü. Uzun vadede ne göreceğimizi halen bilmiyoruz."

DÜNYA DA ARAŞTIRIYOR
Dünyada insanlar üzerinde kalbe kök hücre nakli Türkiye ile birlikte Almanya, Avustralya ve ABD'de devam ediyor. Türkiye'deki hasta sayısı halen 6. İzmir'de başlayan uygulama, dünya da ilk kez geçtiğimiz yıl Avustralya'da yapıldı. Bu ülkelerde halen kök hücre nakli devam ediyor.

HASTALAR ANLATIYOR; 'AMELİYAT OLAMAZSIN' DİYORLARDI, ŞİMDİ KOŞUYA ÇIKIYORUZ..."

Hayat koşusu yapıyor
20 yıllık tır sürücüsü Ali Çoban tam üç kez ölümün kıyısından dönmüş. Kalbi O'nu bu noktaya getirene kadar, midesinden hiçbir şey esirgememiş. "Yağ, tuz, şeker ve alkol; hayatımda bunlardan başka bir şey yoktu.

'Bunları unut' dediklerinde dünyam karardı" diyen Ali Çoban, aralarında özel hastanelerin de bulunduğu 5 ayrı sağlık merkezinden "Kalbin için yapacak bir şey yok, senin ameliyat olman mümkün değil' yanıtı almış. Sonunda kök hücre nakli olmaya karar vermiş. Şimdi bıraktığı işine geri dönmek için Karşıyaka sahilinde uzun yürüyüşler yapıp, koşacak kadar iyi. Şoför mahalline dönmeye kararlı.

Şu anda hiç bir şikayeti olmadığını söyleyen Çoban, "Eskiden kendimi nasıl hissediyorsam. Şimdi de öyleyim. En çok bana 'sen ölürsün' diyen doktorlara şaşıyorum. Tek şikayetim çalışamamak. Bir an önce işime dönmek istiyorum" diyor.

Benim tren raydan çıkmış ama haberim olmamış
Celal Gömlekçi ilk kez bundan 15 yıl önce enfarktüs geçirmiş. Devlet Demiryolları'ndan henüz emekli olmuş bir makinistmiş. Doktorlar O'na cerrahi müdahale tavsiye etti ama o kendi deyimiyle 'kesilmekten korktuğu için öneriyi kulak arkası" etti. Tam 15 yıl kalbini unuttu, ayakları şişmeye başladığında kap damarlarının yüzde 80-100 oranında tıkandığını öğrendi. Kök hücre nakli yaptıktan sonra şöyle dedi Bizim tren raydan çıkmış haberimiz yok. Şimdi ameliyat yerindeki ağrılar dışında çok iyiyim" 5 çocuk babası 65 yaşındaki Gömlekçi hastalığının öyküsünü şöyle anlatıyor

"Doktorlar bana ameliyat olmamı söylediğinde korktuğum için kulak ardı ettim. 15 yıl önceydi. Yoğun bakımda kaldım sonra hiçbir şey olmadı. 2002 yılına kadar zaman zaman kalbim tekliyordu. Ama hiç kalp ameliyatı olmayı düşünmedim. Sonra ayaklarım şişmeye uyuşmaya başladı. Yürüyemekte zorluk çekiyordum. Kök nakli oldu tüm şikayetlerim azaldı."

Kalbiyle 'vitrin hastalığı' diye dalga geçti
53 yaşındaki Mahmut Dönmez'i kalbi, 2 yıl önce önce uzun yürüyüşlerinde yoklamaya başlamış. Terliyor, nefesi kesiliyordu. 'Bronşit'i nüksediyor' sanmış. Sonra kendi kendine "Bu vitrin hastalığı" deyip dalga geçmiş.

Doktora gidip "kalbinin kendisine yetmediğini' öğrenince yıkılmış. Okutup büyüttüğü Ege Üniersitesi Kardiyoloji Servisi'ndeki hemşire kızı Meral Dönmez'e gitti ve sonunda Doktor Mustafa Özbaran'ın önerisiyle kök hücre nakline karar vererek Türkiye'de bu tedaviyi gören ilk hasta oldu.

Doktorum bana uzun uzun kök hücre tedavisini anlattı. enfarktüs geçirmiştim. Kalbim kötüydü yürüyemeyecek hale gelmiştim. Kök hücre tedavisi olduktan sonra bir kaç ay ameliyatın ağrısını çektim ama şimdi eskisinden çok daha iyiyim. Artık daha rahat yürüyorum. Çok zorlamadığım zaman kalbim beni yormuyor."

Kök nakli yaptıran ilk hasta
Sami Evcioğlu 67 yaşında. Kök hücre nakli yapılan ilk hasta olarak kayıtlara geçti. İlerlemiş yaşına rağmen kendini o kadar iyi hissediyor ki evinin bahçesinde çapa yapabiliyor.

Zülfikar Ali AYDIN


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır