|
 |
|

Fındık üreticisi sudan çıkmış balığa dönmüş
Fındıkta yaşanan sorunları okurlara aktarma görevi bendenizi bir hayli endişelendirmiş durumda. Konuyu irdelemek üzere Karadeniz'e kamp kurmuş durumdayım. Savaş Ay ve Abdurrahman Yıldırım bana göz kulak olacaklar.
Konu oldukça hassas. Zira 250 bin ailenin direk geçim kaynağı olan fındık artık geçer akçe değil. Ve benim buna önerebileceğim bir çözüm yok.
Tarım politikalarım başarısızlıklarla nam salmıştır. Evime giren hiçbir bitki yaşamını idame edememiştir.
Üretici-ihracatçı-tüccar-devlet-ithalatçı-IMF değişkenlerinin olduğu bu karmaşık denkleme benim katabileceğim yegane boyut "aganigi-maganigi" olabilir ancak.
ŞİRİNVOLE SAYFASI
Yine de sorunları dinlemeye hazırım.
İlk durak Ünye.
İnsan bin defa Bodrum'a, Kaş'a, Kalkan'a gider de buraya neden gelmez, anlamak çok güç.
Dedikleri gibi Karadeniz'in incisi, Ünye.
Sorun aynı. Fındık artık para etmiyor. Alternatif arıyorlar. Bunun adı bir yaşam mücadelesi. Turizm diyorlar ama "İki ay sezonu olan bir yere kim yatırım yapar ki" diye sormadan da edemiyorlar.
Kafaları çok karışık. Ancak bugün başlayacak olan festivallerine iyi çalışmışlar, üç gün boyunca. Sorunlarını unutup eğlenecekler.
Şirin Ünye yerel bir gazete. Zor şartlar altında çıkartmaya çalışıyorlar. Koşullar ne kadar çekilmez olsa da yaptıkları işi seviyorlar. Mizah duyguları hiç eksilmemiş. Gazetenin ikinci sayfası magazin ağırlıklı. Şirinvole adını vermişler.
Emre Aköz'ün yeri boş. Üniye'de pidelerin şahını yiyorum. Anlatılacak gibi değil. Bildiğimiz pide bunun yanında palavra kalır. Yiyebildiğim kadar yiyorum...
Ordu'ya doğru yola koyuluyoruz. Karadeniz sahilyolu öyle bir yol ki, Mars'a kadar uzayıp gitse sıkılmazsınız. Ne yazık ki şimdilik Ordu'ya kadar gideceğiz.
Ancak bir maruzatım var. Ünye'de yediğim pide hararet yaptı. Yanıyorum! Suuuuuu! Bana suuuuuu verin!
Uzun Saçlının Yeri bu gezegende içebileceğiniz en iyi çayın olduğu yermiş. Orada mola veriyoruz. Muhteşem bir deniz manzarası var.
Adamın adını bilmiyorum ama uzun saçlı gerçekten de. Ellibeş yaşlarında bir delikanlı. Çayın suyunu dağlardan getiriyor. "Çay versene" edebiyatı yok burada. Yaptığı çaya özel ilgi göstermeniz gerekiyor. Çok lüks bir restoranda çok özel bir şarap ister gibi davranırsanız muhteşem bir çay içersiniz. Aksi takdirde çay vermemek için bahaneler üretiyor. İçtiğim çayların yanında bir de su isteyince Uzun Saçlı haklı olarak çıldırıp posta koyuyor
"Ulan bu çayın yanında su içilir mi? Sen ne biçim adamsın ya?"
Adam haklı ama sucuklar insafsız. Su içmesem bir ejderha gibi yola devam etmek zorunda kalacaktım ki, bu da bölge insanının sorunlarına bir yenisinin eklenmesi anlamına gelecekti. Buna hakkım yok!
Neyse, yangın söndürüldü! Ordu'ya uzayabiliriz artık.
B PLANI YOK
Ordu son iki yılda ciddi anlamda yoksullaşmış. Ve Savaş Ay konuyla ilgili her an bir şiir okuyabilir!
Hazırlıklarımı önceden yapmıştım. Kulak tıkaçlarım yanımda.
Hayır, kötü şiir okuduğundan değil, tam aksine, harika okuyor ama duygusal patlamalar bana göre değil. Yaşam mücadelesi veren bölge insanı karşısında benim ayakta durmam, güçlü olmam gerekiyor. Yoksa nasıl yardımcı olabilirim ki?
Savaş Ay şiir okumuyor neyse ki. Şimdilik!
Sorun aynı fındık! Üreticiler sudan çıkmış balık gibiler. Bir zamanların ciddi geliri bugünün toplamaya değmeyen ürünü olmuş. İşin kötüsü kimsenin bir "B" planı yok.
Yarın
Fındık fabrikasında çalışıyor olacağım.
Mansur FORUTAN
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|