kapat
18.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

Irak'ta oyun yeni başlıyor

Irak operasyonunu başlatan George Bush, 'Oyun bitti' demişti. Oysa farklı kültürleri barındıran Irak'ta iktidar mücadelesi daha da şiddetlenerek artıyor.

Kürdistan dışındaki yerlerde yönetimsiz kalan Iraklı, söz sahibi olmak isteyen Türkmen, ve eve dönmek isteyen ABD askeri için oyun yeni başlıyor


ABD Başkanı George W. Bush, 6 Şubat günü Beyaz Saray'dan Irak operasyonunu başlatma vuruşunu şu sözle dile getiriyordu Game is over- Oyun bitti...

19 Mart günü Bağdat'a atılan ilk bombaların ardından, Iraklılardan yükselen zafer çığlıkları bugün yerini ülkenin her tarafında sabırsız bir bekleyişe bırakmış durumda.

Irak'ta, ABD askerleri evlerine dönmeyi, Kürtler Washington'un verdiği sözleri tutmasını, Türkmenler yönetimde hak almayı, Sünniler istikrarı, Şiiler ise özgürlüklerini bekliyor.

Bu görüntüler arasında 7 Temmuz Cumartesi günü Habur Sınır Kapısı'ndan geçip Irak'a adım attım.

Irak Kürdistanına Hoşgeldiniz tabelasını geçer geçmez de Süleymaniye skandalı ile ilgili bilgiler ulaşmaya başladı.

Sınır kapısında Mesut Barzani'nin KDP'sine mensup peşmergeler ile birlikte bekleyen ABD askerinin de gelişmeden haberi olmuştu.

Türkiye, Habur Sınır Kapısı'nı, ABD askerlerine gidecek lojistik desteğe kapatınca, Irak tarafındaki ABD güçleri de Türk kamyonlarının geçişini yavaşlatmıştı.

IRAK KÜRDİSTAN HÜKÜMETİ
Onbeş kilometreyi bulan kamyon kuyruğunda bekleyen ve Musul'a mazot taşıyan 43 yaşındaki Mustafa Akkoç ile sohbet ettim.

Akkoç, "Irak'ın yeni hükümetinin bir an önce kurulması çok önemli. Kurulsun ki, Türkiye yeni hükümetle ilişkileri başlatsın, biz de böyle 45 derece sıcağın altında beklemekten kurtulalım" dedi.

ABD, Kuzey Irak'ta Halil İbrahim Sınır Kapısı'nın güvenliğini tamamen Kürdistan Demokratik Partisi'nin peşmergelerine bırakmıştı.

Üzerlerinde Türkiye'nin verdiği üniformayla hizmet veren KDP'li peşmerge Rüstem, "Bizim kapı sizin kapıdan hızlı çalışıyor. Irak vizeni hemen veririm" dedi.

Yaklaşık 15 dakika sonra elime tutuşturduğu incecik bir beyaz kağıt üzerindeki kırmızı mühür Irak'taki durumu açıkça yansıtıyordu

"Irak Kürdistan Hükümeti..."

Rüstem, yüzünde gururlu bir gülümseme ile şöyle dedi

"Saddam Hüseyin gitti. Bu vize ile Irak'ta istediğin yere kadar ilerleyebilirsin. Saddam'ın eski kapısı Fayda'da da artık bizim adamlar bekliyor. Başka bir vize almana da gerek yok."

Gerçektenden birkaç peşmergenin, otomatikleşmiş bir el hareketi ile "ilerle" işareti verdiği Fayda Sınır kapısından geçmenin, sıradan bir yoldan geçmekten hiçbir farkı kalmamıştı.

Savaş öncesi 36'ıncı paralelin güneyine inmek isteyen yolcuların, saatler süren kontroller nedeniyle "ömür törpüsü" olarak niteledikleri Fayda, "uzun, ince bir yol" olarak Irak'ın tarih sayfasında yerini almıştı.

Yol boyunca ABD askerleri ve peşmergelerin "kanka muhabbetine" tanıklık ettim.

ABD askeri Justin Albretch, "penguenli havuz" önünde sohbet ettiği peşmerge Rasim Kays ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirmekte hiçbir sakınca görmedi.

HABERİ KDP VERDİ
Albretch, 11 Türk subayının tutuklanma nedenini bilip bilmediğini sorduğumda şöyle dedi

"Haberi KDP'lilerden öğrendim. Konuyla ilgili bir bilgim yok. Ama Türk askerinin Türkiye'deki Kürtlerle sorunları olduğunu biliyorum. Belki aynı askerleriniz, aynı yaklaşımı burada tekrarlayabileceklerini sanmış olabilirler..."

Albretch, "Bu olay, ABD'nin Türk askerlerini bölgede istememesinin bir yansıması olamaz mı?" sorusuna ise şu yanıtı verdi

" 'ABD, Türk askerini bölgede istemiyor' diye birşey yok ama 'Kürt halkı, Türk askerini bölgede istemiyor' gerçeği var. Biz ABD'li askerler ise Irak'a halkın istediğini vermek için geldik..."

Albretch ile vedalaştıktan sonra sabit bir hızla hiç durmaksızın yol almaya başladım. Bu güzergahta durmak, ya soyulmak veya başınıza bir işin gelmesi demekti.

Oysa, Habur'dan, Bağdat'a kadar uzanan Zaho, Duhok, Musul, Beji yolu oldukça sakindi. Yol boyunca ABD tankları dizili olmasına karşın, Kürtlerden bir tehlike beklemeyen askerler, silahlarını bir yana bırakmış, sigara içip, Kürt çocuklarıyla şakalaşıyordu.

Veya kendi aralarında laflıyorlardı.

ABD askerinin yanına yaklaşıp sohbet etmek ise hiç zor değildi. Nitekim, hergün aynı yüzleri görmekten sıkılmış olacaklar ki, yanlarına gitmemizden oldukça memnun kaldılar.

William Roger, 18, Mike Green ise 19 yaşındaydı.

Aktardıklarına göre William 4, Mike ise 3 aydır Kuzey Irak'ta devriye geziyormuş.

William, "Artık neden burada olduğumuzu bilmiyorum. Çok bunaldık" diye söze başladı.

Bu kadar açık konuşmasına şaşırmışken, birden bire başını öne doğru eğip, "Annemi çok özledim. 4 ay boyunca sadece bir kez, o da geldiğimde telefonla konuşabildik" dedi hüzünlü bir ses tonu ile...

Mike, "Peki sen kendini nasıl hissediyorsun?" sorusuna William'ın duygu dolu yaklaşımının ötesindeydi. Mike, bir anda ses tonunu yükseltti ve "Sana üç kelime ile özetleyeyim" diyerek ekledi "Sinirliyim, yorgunum ve sıcaktan bunalmış durumdayım..."

ARTIK EVE DÖNELİM...'
Bir zamanlar Saddam Hüseyin'in kontrolünde olan bölgelerde, bu kez ABD askerlerinin hakimiyeti vardı. Ancak halktan çok kendi güvenlikleri ile ilgiliydiler. Bir serseri kurşuna hedef olmamak için gölgede bile 50 dereceyi bulan güneşin altında tam teçhizat dolaşmanın bunalımı içindeydiler.

Onlar da Irak'ta asıl oyunun yeni başladığını kabullenmiş durumdaydı. ABD askerleri, güvenlik açısından çok rahat olduklarını söyleseler de en büyük korkuları hergün bir arkadaşlarının ölüm haberini aldıkları Bağdat civarına görevlendirilmekti. Ve hepsinin de tek arzusu vardı; hemen eve dönmek...

Zeynep TUĞRUL


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır