|
 |
|

MEHMET BARLAS
Yeni Soğuk Savaş'ın karşı tarafı ABD mi?
Alışmışız genellemeler yapmaya..
- Bu Fransızlar küstahtır zaten!
- Amerikalılar da şımarıktır!
- İranlılar palavracıdır!
- İtalyanlar korkaktır!
Genellemelerle ulusların karakterini anlatma alışkanlığı, sade bizim toplumsal kültürümüzde yok ki.
Araplar ne demiş biz Türkler için?
- Etrak-ı bi idrak!
Yani "İdraksiz Türk"
Oysa, yaşayarak ve okuyarak öğrenmiş olmamız gerekiyor.
Tamam.. Hitler Alman'dı. Ama Hitler'e karşı çıkan ve bu yüzden toplama kamplarına atılan, öldürülen Almanlar da vardı.
Başkan Bush, Başkan Yardımcısı Cheney Savunma Bakanı Rumsfeld, dünya politikasında, "Kaba Kuvvet"in sınırsız ve ölçüsüz kullanımını temsil ediyorlar..
Ama eski Başkan Clinton veya şimdiki Dışişleri Bakanı Powell, aynı ekolden değiller ki.
Tıpkı Türkiye'deki gibi durum.
Devlette ve siyasette, her kesim, Avrupa Birliği'nden yana mı sanki?
Türkiye'de de bazıları için "Hukukun Üstünlüğü" değil, "Üstünlerin Hukuku", daha tercih edilen bir anlayışı simgelemiyor mu?
Kıbrıs'ta çözüm isteyenleri, birileri "Ver-Kurtulcu" görmüyor mu?
Muhafazakar Churchill de İngiliz'di, sosyalist Bevan da İngiliz'di. İkisi de, İngiltere'de devlet yönettiler.
Süleyman Demirel de Cumhurbaşkanı oldu, Ahmet Necdet Sezer de...
Hangisi, daha çok "Türk" karakterini temsil ediyor?
Devlet, bütün bu bireysel ve siyasal farklılıkları aşan bir üst ortak kimlik taşır.
Bireysel veya bölgesel ya da sınıfsal farklılıklar Devlet'in karakterini sürekli dalgalandırmasın diye, "Devamlılık" ilkesine büyük önem verilir.
Devamlılık öyle bir şeydir ki, Osmanlı'nın borçlarını Cumhuriyet üstlenir, Çarlar'ın dış politika vizyonunu Sovyetler de sürdürür..
Şimdi iki dost ve müttefik devletin ilişkileri, bu gerçeklerin ışığında, "Devamlılık" ilkesi açısından sınav geçiriyor.
Acaba Amerika Birleşik Devletleri, yarım yüzyıllık birlikteliklerini silip attı ve her şeye sıfırdan mı başlıyor?
Artık Fransa, Almanya, Belçika veya Türkiye, Washington için "Dost ve müttefik ülkeler" kategorisinde değil mi?
Yeni "Soğuk Savaş", bu kez, NATO içinde mi cereyan edecek?
Buna, biz de karar vermek durumundayız.
Gerçekten Başkan Bush'u, dünün Stalin'i, Kruşçef'i, Brejnev'i gibi mi görüyoruz bugün?
Artık Amerika, Türkiye'nin tehdit olarak gördüğü ülkeler arasında mı?
Irak'taki Amerikan ordusu, Bulgaristan'daki Kızıl Ordu gibi mi?
Eğer Amerika için de, Türkiye için de durum böyle ise, olayın çapı, inanılmaz büyüklüktedir.
Duygusal tepkilerin ve öfkelerin dışında, soğukkanlı, hesaplı yeni stratejiler, vizyonlar oluşturmak gerekir.
Irak'a dönük yeni politikalar ve stratejiler oluşturmakta geciktik..
"Saddam'lı Irak" için geçerli olan "Kırmızı Çizgiler"i, "Amerika'lı Irak" için de geçerli saymaya çalıştığımızdan ötürü, ne tür beklenmedik olaylarla karşılaştığımızı görüyoruz.
Acaba bundan sonra, "Amerikan İttifakının olmadığı bir Türk dış politikası"nın, geçiş dönemine mi hazırlanmak durumundayız?
Yaşananları, "Bu da geçer" anlayışı ile atlatamayacağımız ortada..
Çalışmaya, tartışmaya, beyin fırtınalarına hemen başlarsak, yarınlar yeni krizlere gebe olmaz.
ŞAKA
Uyuyan güzel!
ABD'nin giden Büyükelçisi Pearson, Jak Kamhi'nin evinde cumartesi akşamı verilen "Güle güle" yemeğinde, Türk-Amerikan dostluğu için, hamasi bir konuşma yapmış.
O sırada, Irak'ta Türk askerlerini Amerika'lılar enterne etmişti.
Pearson bu konuya hiç değinmemiş.
Pearson'u dinleyenler de "Amerika bizi seviyor" diye, çok sevinip, alkışlamışlar Pearson'u..
KAZI KAZAN
İGDAŞ'ın parası çok mu bol?
Bu İGDAŞ'ın ya parası bol, ya planı yok, ya da zamanı bol.
Anadoluhisarı'ndan TEM yoluna Kavacık'a çıkan bölgelere, İGDAŞ tarafından borular döşeniyor.. Artık ucuz ve temiz enerjiye kavuşacak bölgedeki konutlar.
Bu iyi haber.
Fakat boru döşeme operasyonunda, müthiş bir kargaşa var.
Caddeler kazılıyor. Borular döşeniyor. Sonra yol onarılıp, asfaltlanıyor.
Derken aynı cadde ve sokak, ertesi hafta yine kazılıp, başka bir şeyler daha yapılıyor. Sonra yine yol onarılıp, asfaltlanıyor.
Bitti sanıyorsunuz.
Aynı süreç yine başlıyor..
Daha önce boyuna kazılan cadde ve sokaklar, bu defa enine kazılıyor.
Yine onarım ve asfaltlama yapılıyor.
Ertesi hafta yeniden enine veya boyuna kazımlar başlıyor.
Anlamak mümkün değil.
Rumelihisarı'nda ve Kavacık'a çıkan yollarda, araç kullanmak, yürümek bir işkence.
Herhalde İGDAŞ'ın vakti ve parası bol ama planlaması yok.
Başka türlü bu tablo yaratılamaz.
Mesajlarınız için:
mbarlas@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|