|
 |
|

İLKER SARIER
Türkiye'ye posta koymak Saddam'ı dövmeye benzemez!
* Amerika, Bush'un çevresini sarmış "şirketçiler" tarafından çok kötü biçimde yönetilmektedir. Bush ve ekibi için, devletler arası hukuk, ülkeler arası tarihi ilişkiler, dünya kamuoyu, demokrasisi ve barışı gibi kavramlar pek fazla önem taşımıyor. Bush ve ekibi açısından "özgürlük" uluslararası Amerikan şirketlerinin özgürlüğü ve kârlarıdır. Beyaz Saray'a Amerikan kamuoyundan da büyük tepki yükselmektedir.
* Soğuk savaş döneminin sona ermesi, Bush ve ekibini beklenmedik ölçüde "pervasızlaştırmış"tır. Politik ittifakları değil, dayatmacılığı gündeme getirmektedir.
* Amerika, şu anda Irak'ta, dünya kamuoyunu karşısına almış bir işgalci konumundadır. Demokrasi kaygısı ve bağımsızlık saygısı içinde değil, Amerikan çıkarları peşindedir.
* Şu anki Amerikan yönetiminin "emperyal arzuları" ile Türkiye'nin bağımsızlık ve egemenlik hisleri çatışma halindedir.
* Amerikan yönetimi, bir oldu bitti ile Türkiye'yi Irak'taki işgalciliğine "ortak edememiş" olmanın öfkesi içindedir.
* Türkiye, "Amerikan yamaklığı" üstlenip Irak'a girmemekle bölgede büyük saygı ve sempati toplamıştır.
* Türkiye, gerek devlet gelenekleri, gerek askeri gücü ve gerekse halkının gücü ile gerçek bir ülke tablosu ortaya koyacak iç disiplin, birlik ve egemenlik duygusuna sahiptir.
* İşgalci Amerika ile barışçı Türkiye'nin sürtüşmeye girmesi doğaldır. Bizi istemeyebilirler, istenmediğimiz yerde de gerekirse kalmayız.
* Türkiye, 50 yıllık ittifak yutturmacasına artık bir son vermelidir.
* Evet, Amerika bir süper güçtür ama Türkiye'nin de bu dünyada onurlu ve egemen bir ülke olarak yaşama hakkı vardır. Özgür, demokratik ve barışçı dünya, Amerikan dayatmacılığına karşı duracak güce sahiptir.
* Türkiye, Kuzey Irak'ta döndürülen aşağılayıcı siyasetlerle kendini hapsetmeyecek kadar önemli bir ülkedir.
* Amerikan'ın kucağına oturularak "bölgesel güç" tesis edilemez.
* Türkiye için öncelik, Avrupa Birliği ve demokratikleşme sürecidir. Bu çizgi, ülkemizin demokratik varlığının, egemenliğinin, huzurunun ve onurunun en sağlam istikametidir.
* Bush ve ekibi, bizi ciddi bir çatışmaya sürükleyecek "enayilikler" de yapabilir. Ölçümüz, uluslararası hukuk ve dünya kamuoyudur. Amerikan çıkarları değil...
* Gerekirse, en sert cevapları da verebileceğimizi herkes bilmelidir. Çaresiz kalırsak, savaşabileceğimizi de...
* İçine sürüklendiğimiz ekonomik açmazlar ve ittifak yutturmacaları, esarete boyun eğeceğimiz anlamına gelmez.
* Türkiye'ye posta koymak, Saddam'a posta koymaya benzemez!
Altaylı'nın maaşı?
Hürriyet yazarı Fatih Altaylı, 530 milyon lira maaşa çalışıyormuş... Villacı, Guccici, Armanici ve Ferrarici bir yazarın bu kadar paraya fit olmayacağı besbelli...
Belli ki çok daha fazla maaş alıyor ama memleketin resmi makamlarına ibraz edilen maaş, işte bu Topu topu 300 dolar para...
Beni, Altaylı'nın sırtına vurulan holding yükünü kaça taşıyacağı ilgilendirmiyor.
Mesele şu
Hürriyet grubunda binlerce meslektaşımız çalışıyor. Bunların ücretleri evrak üzerinde hep böyle düşük gösteriliyorsa iki sonuç çıkıyor
Birincisi, devletten vergi kaçırılıyor. İkincisi, oradan emekli olan yahut atılan insanlara, "gösterilen ücret" üzerinden tazminat ödeniyor. Yani ortada bir emek ve hak "gasp"ı var.
Tipik bir Aydın Doğan varyasyonu!..
Görünüşte "Hulusi Kentmen", gerçekte Aydın Doğan!..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|