|
 |
|

EROL KAYNAR
İlkel refleks
Beşiktaş'taki gelişmeler sevimsiz boyutlara ulaştı son günlerde, Cordoba ile başlayan... Halbuki ne güzel başlamıştı her şey! Galiba artık hiçbir şeye "tahammül" gösteremez olduk. "Hoşgörü" demiyorum. Tahammül.
Anlamışsınızdır İlhan Mansız'dan söz ettiğimi. Bugün yaşanan olaylar bence geçen yıldan kalma hesaplaşma, yani 'faturaların bedelini ödetmek.'
Ancak maharet faturaları ödemekte değil, doğru adresleri bulmada.
Medya düşünecek; "İlhan'a mankenlik yaptırdık, saçını kestirdi, günlerce manşete taşıdık, ayakkabısını değiştirdi, haftalarca seyrettirdik."
İlhan düşünecek; hareketleri ile Lucescu'yu, konuşmaları ile yönetimi, yaptıklarıyla takım arkadaşlarını zor durumda bıraktığını, onu bugünlere taşıyan Beşiktaş'ı ve taraftarlarını kırdığını...
Teknik heyet, yönetim düşünecek, hatta şunu hatırlayarak düşünecek; İlhan'ın geçen yıl yaptıklarının, bugün yaptıklarının yanında daha masum kalıp kalmadığını...
Kimse yanlış anlamasın disiplinsizliğe prim verilmesinden yana hiç olmadım, bugün de olmam.
İtirazım 'ilkel refleksler' gösterilmesine. İlkel refleks göstermek, belki bizler için hoş karşılanabilir. Ancak yönetici durumunda olanlar için asla!
O anki hisler ile verilen kararlar da, demeçler de bağlayıcı olur. Sonra işler, içinden çıkılmaz hale gelir. Tıpkı şimdi olduğu gibi.
Bakınız; Sinan Engin, İlhan'ın hareketleri karşısında tavrını koyuyor "Sen bugün kal yarın gel" diyor İlhan'a, takım içi disiplini düşünerek.
İsviçre kampında yaptıkları ile zor durumda bırakıyor yöneticileri İlhan. Yöneticiler de mecburen "Disiplinsizliğe taviz yok, yapanı affetmeyiz" demek durumunda kalıyorlar.
Ya sahada ya tribünde
Lucescu, "Almanya'ya gidişinden haberdarım, Sinan fevri davranmış. Bu hali ile bile İlhan'a ihtiyacım var" diyor takımını düşünerek.
İlhan ise "Benim Beşiktaş ile mukavelem var, ben kafamda hiçbir şeyi bitirmedim ama beni kafasında bitirenler var" diyor ve devam ediyor İlhan. "Şu anda en önemli gerçek sakatlığım. Belki bir, bir buçuk ay; belki de dört beş ay sahalardan uzak kalırım." Bilmem kargaşayı özetleyebildim mi?
Ancak şimdi ben İlhan'a sormak istiyorum. Kim, seni niye bitirmek istesin? Sorumlu kim? Madem sakattın daha önce aklın neredeydi? Kampa girince mi aklın başına geldi?
Yetmezmiş gibi bu defa Fenerbahçe ile takası gündeme geliyor İlhan'ın. İş o kadar uzun boylu değil. İlhan Beşiktaş'ın dizinin dibinde oturacak ya da çıkıp oynayacak!
Beşiktaş'ın yeni hazırlanan "ceza yönetmeliği" var. Gereken, gerekiyorsa yapılır. İlhan mutlak her maçta BJK İnönü Stadı'nda olmalıdır. Ya saha içinde ya da tribünde.
Bak İlhan kardeşim! Benim tribünde bir yerim var. Bir de ekstra koltuk alacağım misafirlerim için. Ya sahada ol, ya da misafirim. Bilirsin ki belli yaştan sonra insana mankenlik de yaptırmazlar. Sana acil şifalar dilerim.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|