|
 |
|


Köşk'ün bahçesi
Yabancı sermaye niye Türkiye'ye gelmiyor" 50 yıldır kafa patlattığımız konuların başında gelir bu.
Hemen her ay bir sempozyum ya da panel düzenlenir, daha düne kadar komünist olan Doğu bloku ülkelerinin bile yabancı sermaye yatırımlarında Türkiye'yi geçtiğinden yakılınır, reçete üstüne reçete hazırlanır...
Bilimsel araştırma ve uluslararası literatüre girebilecek makale yayınında yoksul dağarcığımızın bile büyük bölümünü "yabancı sermaye" üstüne akıtılmış mürekkepler oluşturur. Derlemeye kalksanız ciltler tutar.
Bu maratona dün "Stratejik Teknik Ekonomik Araştırmalar Merkezi"nin düzenlediği toplantı eklendi. Ama benzerlerinden bir farkı vardı. Soruna ilk kez burada cesur, açık ve mert bir teşhis konuldu
"Çankaya'nın bahçesini bile verseniz, ertesi gün elinden alınmayacağını garanti edemiyorsanız, yabancı sermaye ülkemizin kıyısından bile geçmez."
Bu cümle size birşeyler anımsattı mı? Çok değil, 3-4 yıl öncesine dönelim. Türkiye'ye gelen en büyük yabancı sermaye yatırımlarından biri olan Otosan olayına... 750 milyon dolarlık yatırım için bataklık bir araziyi (hem de yığınla sosyal tesis, okul, hastane yapılması karşılığı) tahsis ettiği için zamanın başbakanını neredeyse Yüce Divan'a gönderiyorduk. Dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, "Böyle yatırımlar için gerekirse Çankaya Köşkü'nün bahçesini bile veririm" diyerek hükümet başkanına arka çıkmıştı.
"Çankaya'nın bahçesi" örneği işte buradan geliyor...
Yasa çıkarmak yetmez
Türkiye yabancı sermaye girişini özendirmek için son dönemde epey yasa çıkardı Endüstri Bölgeleri Yasası, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Yasası gibi. Diğer yasal düzenlemeler de yolda. Ayrıca Dünya Bankası'nın işbirliğiyle yürütülen ve yatırımların önündeki bürokratik engellerin azaltılmasını amaçlayan "Yatırım Ortamının İyileştirilmesi" projesinde de çok mesafe alındı. Ve nihayet tek parti iktidarının sağladığı siyasi istikrar da ciddi bir sorunu ortadan kaldırdı.
Ancak bunlar yeterli mi? Kesinlikle hayır. Rekabet hukukunu yerleştirmedikçe, kırmızı halı serseniz yabancı sermaye gelmez. Bunun ise tek yolu var Kayıt dışı ekonomiyle mücadele. Yabancı Sermaye Derneği Başkanı Şaban Erdikler şöyle diyor
"Yabancı firmalar Türkiye'ye gelince kazın ayağının anlatıldığı gibi olmadığını görüyor. İşçisini kayıt altında göstermeyen, sigorta ve vergisini ödemeyen, satışları KDV'siz yapan insanlarla karşı karşıya olduğunu, bunlarla rekabet edemeyeceğini anlayıp vazgeçiyor."
Bir nokta daha Biz tartışırken atı alan Üsküdar'ı geçmek üzere. Çünkü yabancı sermayenin Çin'e ve Doğu Avrupa'ya kaymasından telaşlanan Batı ülkeleri de (örneğin Fransa) ciddi teşvik ve reform paketleri hazırlığına giriştiler. Telaşta haklılar. Çin geçen yıl 52.7 milyar dolar yabancı sermaye çekti ve dünyada bir numaraya yükseldi. (Karşılaştırma için Türkiye'ye 50 yılda toplam 15.8 milyar dolarlık yabancı sermaye geldi!) Ya Doğu Avrupa ülkeleri? İşte son veriler Geçen yıl Macaristan'a 100 iri yabancı yatırım yapıldı (bir önceki yıla göre yüzde 18 artış), Çek Cumhuriyeti 98 (yüzde 10 artış), Polonya 60 (yüzde 22 artış), Rusya 85 (yüzde 12 artış), Romanya 51 (yüzde 27.5 artış) yatırım çekti. Bir rakip daha geliyor Slovakya. Daha şimdiden Volkswagen ve PSA gibi otomotiv grupları bu ülkeyi yatırım programlarına aldılar.
Bu tablodan bir sonuç, daha doğrusu ders çıkıyor Ne yapacaksak bir an önce yapmalıyız. Unutmayalım Uyuşukluk, şeytanın yastığıdır!
Mesajlarınız için:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|