kapat
05.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

Beni ve oğlumu ancak kamuoyu yargılayabilir

Bakan Yıldırım, yolcu gemisi alan 24 yaşındaki oğlunun 99'dan beri kendisiyle çalıştığını belirtti Oğlum bu işteki tecrübesini kâra dönüştürmek istedi. Bunda ayıp bir şey yok. Bizi halk yargılasın

Avrupa Birliği dönem başkanlığını yürüten İtalya'nın Napoli kentine AB Ulaştırma Bakanları toplantısı için gelen Binali Yıldırım, son günlerde oğlu Erkan Yıldırım hakkında çıkan haberler yüzünden keyifsizdi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'la, Napoli'de Excelsior Oteli'nin lobisinde konuştuk. Oğlu hakkında yapılan haberlerin yargısız infaz olduğunu söyleyen Ulaştırma Bakanı, "Oğlum 1999 yılının sonundan itibaren benimle çalıştı. Ben 25 yıl gemi işletmeciliği işi yaptım. Baba mesleğini devraldı. Ben bakan oldum diye bu işi yapmasın mı? Oğlumun hesabını veremeyeceği hiçbir şey yok" dedi.

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, oğlunun 1.5 yıllık bir iş geçmişi varmış gibi gösterilmesinden rahatsız olduğunu dile getirerek, onun bu işi kendisinden öğrendiğini ve kendisi siyasete girip bakan olunca da tamamen devraldığını vurguladı "Çeşme'de 2 yıl acente müdürlüğü yaptı. Gemi işletmeciliği, taşımacılık konusunu iyi bilir. Bu işe girmeden önce bana sordu. Ben 'zahmetli iştir' girme dedim ama gençlik heyecanı. Yapmak istedi."

KİM BİZİ HEDEF ALIYOR?
Bakan Yıldırım, oğlu Erkan Yıldırım'ın 445 bin Euro'yu nereden bulduğu sorusuna ise 1999 sonundan itibaren oğlu ile beraber çalıştırdığı şirketin kazançları olduğunu söyleyerek cevap verdi ve Erkan Yıldırım'ın 1.5 yıl önce bu ortak şirketi kendi adına geçirdiğini belirtti.

Bakan Yıldırım "Geminin açık artırmada verilen ilk fiyatı 225 bin Euro'yu şirketten aldı, diğer 200 bin Euro ise beraber çalıştığı bilet satan iki acentanın kendisine bilet karşılığı verdiği borçtur. Bu acentalar Avrupa'nın değişik yerlerinde yaklaşık 300 bilet satış acentası ile çalışıyorlar. Bu rakamlar gemicilik için büyük rakamlar değildir" dedi.

Basında oğlu hakkında çıkan yazılardan son derece rahatsız olduğunu belirten Binali Yıldırım, "Benim oğlumun ya da benim veremeyeceğimiz hesap yoktur. Ben bakan oldum diye oğlumun işlerini bırakması sözkonusu değildir. Bizi kim hedef alıyor, bilmiyorum" dedi. Yıldırım, SABAH'a yaptığı açıklamada "Geminin iç tamiri ile ilgili verilen rakamlar da abartılı" diyerek gerçek harcamanın belirtilen fiyatın yarısına olabileceğini, oğluna ait yolcu gemisinin Tuzla'da yapıldığını ve oğlunun Tuzla'daki şirketlere vade açtığını anlattı.

Çeşme-Brindisi arasında önümüzdeki hafta sefere başlaması beklenen Erkan Yıldırım'a ait geminin, geçtiğimiz hafta suya çıkarıldığını ve bazı aksaklıklar yüzünden Tuzla'ya geri döndüğünü anlatan Bakan Yıldırım, bu yıl yaklaşık 40 sefer yapması gereken geminin tüm borçlarını kapayabileceğini anlattı.

"Küçük oğlum Bülent de bu işe girecek"
* Oğlum satışa çıkarılan gemiyi internetten buldu.

* İtalya'da açık artırmaya giren diğer Hintli firmalar, "Eğer bakan oğlu olduğunu bilseydik biz bu açık artırmadan çekilirdik. Bu hurdaya bu kadar para ödemezdik demişler.

* Geçmişte benim de yönettiğim şirketler hep işletmecilikle uğraştı. İlk kez oğlum bir gemi alarak bizzet sahibi olduğu bir gemi ile bu işi yapmak istedi.

* Açık artırmaya Aliağa'dan iki şirket de girmiş. Gemiyi hurda olarak alıp söküp, Demir Çelik'te kullanacaklarmış.

* Oğlumun bu iş için sağlığı altüst oldu. 15 gün İtalya'da hurda gemide yattı, sırf gemiyi korsanlardan korumak için. Türkiye'ye geldiğinde ayakları yaralar içindeydi.

* Geminin açık artırmaya çıkarıldığı fiyat 225 bin Euro. Oğlum bu parayı şirketten aldı. Şirkete 1.5 yıllık şirket gözüyle bakmamak lazım. Ben oğlumla 1999 sonundan itibaren beraber çalıştım. Sonra da ben ayrılınca şirketi kendi üzerlerine geçirdiler. Paranın geri kalanını da çalıştığı iki acentadan bilet karşılığı aldı.

* Geminin iç yapımı hakkında yazılan fiyat abartılı. Gemi Tuzla'da yapılıyor. Borçlarını da vade ile ödeyeceğii biliyorum.

* Bu sene Denizcilik Fakültesi'ni bitiren oğlum Bülent de bu işe girecek ama Erkan ondan 30 kere daha tecrübelidir. Bu işin içinde pişti.

* Benim oğlumun işleri ile ilgilenecek vaktim yok. Gençlik heyecanı ile bu işe girdi. Başaramaması da mümkündü. Zor bir iş. Günlerce ağlayarak "Ben bunu yapamayacağım" dedi.

* Aldığı çok büyük bir gemi değil, 2010 yılına kadar kullanabilir. Şansı yaver giderse bu yıl kazandıkları ile borçlarını da kapar.

* Oğlum bu işteki tecrübesini kara dönüştürmek istedi. Ben bunda ayıp bir şey görmüyorum.

* Bakan oğlu diye havada bulup tavada yiyor sanıyorlar. Her işin bir arka planı var, mücadelesi var.

* İnsanları yargısız infaz ediyorlar. Bizi yargılayacak olan halktır, kamuoyudur.

Türkler'in isteği temiz siyaset
Elimizde sihirli bir değnek olsa neyi değiştirmek isterdiniz?.. Bu soru kimilerine sıradan bir anket sorusu gibi gelebilir. Uluslararası Şeffaflık Örgütü yetkilileri de bu soruyu sıradanlıktan kurtarmak için, "hangi alandaki yolsuzlukları değiştirmek isterdiniz?" şeklinde değiştirdi. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 47 ülke vatandaşlarına yöneltilen bu soruya Türkler'in neredeyse tamamı "siyaset" yanıtı verdi. Her 4 ülkeden 3'ünde halk siyaset alanındaki yolsuzlukları değiştirmeyi arzuladığını söylerken sıralamada polisler, mahkemeler ve sağlık görevlileri de ardından geldi. Gallup araştırma şirketi tarafından 40 binden fazla kişiye yöneltilen bu soruya "siyasi partiler" yanıtının en yüksek oranda verildiği ülke, yüzde 58.2'yle Arjantin oldu. Onu Japonya ve Türkiye izledi.

Yasemin TAŞKIN


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır