kapat
05.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

Edebiyat çok özel bir 'dünya'yı yitirdi

Türk edebiyatının usta kalemlerinden Tomris Uyar dün yaşama veda etti. Çeviri ve öyküleriyle Türk edebiyatına büyük katkıda bulunan Uyar'ın cenazesi yarın toprağa verilecek

Edebiya dünyasından bir yıldız daha kaydı. Türk edebiyatının hikaye ustalarından Tomris Uyar, bir süredir tedavi gördüğü Metropolitan Florance Nightingale Hastanesi'nde dün saat 11.00'de özefagus (yemek borusu) kanserinden 62 yaşında gözlerini hayata yumdu. Ardında hikayeyi sevdirdiği binlerce genci ve yazarı bırakarak... Uyar, pazar günü Teşvikiye Camii'nde kılınacak öğle namazından sonra toprağa verilecek.

ÖNCE DİLİNİ SINAMIŞTI
Tomris Uyar 1941 yılında İstanbul'da doğdu. Hukukçu Celile Hanım ile hukukçu ve yazar Ali Fuad Gedik'in kızı. CHP Trabzon milletvekillerinden Süleyman Sırrı Gedik ise büyükbabasıydı. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nden mezun olduktan sonra 1963 yılında İ.Ü. İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi. Ülkü Tamer ile birlikte Cemal Süreya'nın çıkardığı Papirüs dergisini yayımladı.

Edebiyat dünyasına çeviriyle adımını atan Uyar, bir röportajında "Çeviriyi seçmemin nedeni İngilizce'yi daha iyi öğrenmek değil, Türkçe'de dilimin kıvraklığını, esnekliğini sınamaktı. Öyküye daha sonra cesaretlendim" demişti. Uyar bir röportajında ise Türkiye'de "yazmak"la ilgili şunları söylemişti, "Yaşadığım ülkede ferahlatıcı yazılar yazılabileceğine inanmıyorum. Bayağılıklar, yoksulluklar, kırımlar her an gözümün önündeyken. Oyalayıcı bir şey yazmaktansa kopkoyu bir karamsarlığı yeğlerim."

KENDİ DÜNYASINI KURMUŞTU
İlk çevirisi "Şekerden Bebek", (Tagore) 1962'de Varlık'ta, ilk öyküsü "Kristin" ise Mart 1965'te Türk Dili'nde çıktı. Öykü, deneme, eleştiri, günlük ve çevirileri Varlık, Dost, Papirüs, Yeni Dergi, Soyut, Yeni Edebiyat, Yeni Düşün, Gösteri, Gergedan, Argos, Adam, Öykü gibi belli başlı dergilerde yayımlandı; özellikle 1966'dan sonra Papirüs'te yayımladığı ürünleriyle adını duyurdu. 1970'ten sonra gelişen yeni Türk öykücülüğünün önde gelen isimleri arasında yer aldı. Klasik öykünün sınırlarını şiirsel bir dille zorlayarak izlenimler, anılar, ayrıntılar, betimlemeler, çağrışımlar, imgeler ve iç konuşmalara dayalı bir öykü dünyası kurduğu kabul edildi. Dili kullanmadaki ustalığı, kendine özgü incelikleri olan anlatımı ve modern tekniği ile Türk öykücülüğünün etkileyici isimlerinden biri oldu.

Öyküde "yoğunluk, içtenlik ve sahicilik" olması gerektiğini savunan Uyar, ilk kitabı İpek ve Bakır'daki öykülerinde küçük burjuva kökenli insanların yaşama biçimleri üzerine yoğunlaştı. İkinci kitabı Ödeşmeler ve Şahmeran'da sınıf atlama özlemini taşıyan bilinçli ya da bilinçsiz kitlelerle, gelecekte kendi sınıfsal değerlerine sahip çıkacak 'ezilmişlerin' çatışmalarını, birbirleriyle 'ödeşmelerini' ele aldı. 1969 yılında Turgut Uyar ile evlenen Tomris Uyar, eşini 1985 yılında kaybetmişti. Uyar'ın bu evlilikten bir oğlu var.

ÖDÜL Evrenin Yapısı ile (Lucretius; Turgut Uyar ile) 1975 TDK Çeviri Ödülü; "Hiawata" ile Avni Dilligil Tiyatro Çeviri Ödülü; Yürekte Bukağı ile 1980 Sait Faik Hikaye Armağanı; Yaza Yolculuk ile 1987 Sait Faik Hikaye Armağanı; M. Mungan ve N. Gürsel ile birlikte kendisine de verilen 1987 Haldun Taner Hikaye Ödülü'nü ödüle katılmadığı gerekçesiyle kabul etmedi.

ÖYKÜ İpek ve Bakır, 1971; Ödeşmeler, 1973; Dizboyu Papatyalar, 1975; Yürekte Bukağı, 1979; Yaz Düşleri/Düş Kışları, 1981; Gecegezen Kızlar, 1983; Rus Ruleti- Dön Geri Bak (toplu öyküler), 1985; Yaza Yolculuk, 1986; Sekizinci Günah, 1990; Otuzların Kadını, 1992; Aramızdaki Şey, 1997.

Günlük Gündökümü'75, 1977, Sesler, Yüzler ve Sokaklar, 1981; Günlerin Tortusu (1980-84), 1985; Yazılı Günler (1985-88), 1989; Tanışma Günleri/Anları (1989-1995), 1995; Yüzleşmeler/Bir Uyumsuzun Notları (1995-1999), 2000. Derleme Şiirde Dün Yok mu/ 1999.

NE DEDİLER
Buket Uzuner Bana ve benim kuşağıma öyküyü Uyar sevdirmişti. Son kitabım "Şiirin Kızkardeşi Öykü"yü Tomris Uyar'a ithaf etmiştim. 15 gün önce hastaneye gittiğimde kitabı kendisine ithaf ettiğimi öğrendi ama kitabı göremeden vefat etti... Yalnız öldü. O kadar yalnızdı ki... Türk edebiyatının başı sağolsun...

Füsun Akatlı 30 yıllık arkadaşımdı. Çok özel bir insandı. Çok sade, yalın, alabildiğine doğal ve dünyada kendi üzerine düşen her şeyi en iyi biçimde yapmaya çalıştı. Türk Edebiyatı açısından büyük bir kayıp. Kolum kanadım kırıldı...

Murathan Mungan Acımı ve onu anlatmakta kelimeler yetersiz kalıyor. 20 yıldır arkadaşım. Hatta bugün (dün) onu görmeye gidecektim. Ama acı haberi aldım. Birkaç gün önce hastanede ziyaretine gittim, yine kültür ve sanat konuştuk. Hiç hastalığından bahsetmedi. Öyküleri ve çevirileriyle cenneti hak etti. Ruhunca dinlensin.

İnci DÖNDAŞ


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır