kapat
05.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

İmar, oldu tarumar

BDDK, İmar Bankası'nın "Mülkiyetini Uzanlar'da bırakıp" yönetim ve denetimine el koydu. Mevduata güvence veren Fon, bankayı süratle tasfiye sürecine soktu

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), İmar Bankası'nın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme iznini kaldırarak, bankanın yönetim ve denetimini Fon'a devretti. Bugüne kadar TMSF'ye geçen 20 bankanın aksine BDDK bu kez "ortaklık haklarına değil" sadece yönetim ve denetime el koydu. İmar'ın bankacılık işlemi yapması yetkisi 14/3'ten kaldırıldı ama el koyma, tasfiye sürecini düzenleyen 16/1'inci maddeye göre yapıldı. Böylece İmar Bankası'nda hızlı bir tasfiye süreci başlatılmış oldu.

BDDK'dan yapılan açıklamada, tasfiye sürecinin gerekçesi "banka aktif büyüklüğünün yaklaşık yüzde 80'inin bankanın hakim sermayedarına doğrudan veya dolaylı olarak kullandırılması, bilanço dışı yükümlülüklerin ise hemen tamamının aynı gruba ilişkin olarak üstlenilmesi" olarak açıklandı.

YÜK 600 MİLYON DOLAR
BDDK, bu kararı ile kamuya kesilecek faturayı da önemli ölçüde azalttı. İmar Bankası'ndan ödenecek tasarruf mevduatının 600 milyon dolar civarında olduğu belirlendi. Aslında bu değişikliğin sinyalini Başbakan Tayyip Erdoğan daha önce vermişti. Erdoğan dün de Nevşehir'de hortumları kesmeye devam edeceklerini belirterek, "Şimdi bu kadar kestik, kesmeye devam edeceğiz. Size rakamları açıklayacağız. Açıklayınca 'Vay, vay... Bu milleti nasıl soymuşlar' diyeceksiniz" dedi.

Bu arada ÇEAŞ ve Kepez'in imtiyaz sözleşmelerinin iptalinden sonra nakit akışı kesilen ve yükümlülüklerini yerine getiremediği için bankacılık yapma ve mevduat kabul etme yetkisi kaldırılan bankanın faturası da belli oldu.

* BDDK'nın, bankayı Fon'a devretmeyerek 250 milyon dolar civarındaki mevduat dışı yükümlülükten de kurtulduğu anlaşıldı.

* İmar Off-Shore'daki hesap büyüklüğü ise 500 milyon dolar tahmin edildi.

* İmar Bankası'nın en önemli kredi müşterisinin grup şirketleri olduğu ve bu tutarın 450 milyon doları bulduğu belirtildi.

TEDBİR ALINDI
Öte yandan, Hazine'nin son borçlanmasında, ihtiyaç dışında topladığı kaynağın 800 trilyon lira civarında olduğu bildirildi. Bu tutarın, İmar Bankası'ndan yapılacak ödemeleri sağlamak için ihtiyat olarak bekletildiği ifade edildi. BDDK yetkilileri, "Bundan sonra, grubun varlıkları ile borçları arasında mahsuplaşma başlayacak" dedi.

Bankalara el koymada yeni bir süreç başladı
İmar Bankası'nda bugüne kadar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na geçen 20 bankadan farklı bir süreç işletilecek. İşte yasa maddesi ve yaşanacak süreç.

* Bankalar Yasası'nın 16/1'inci maddesinin öngördüğü, "Bir bankanın bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılması halinde yönetimi ve denetimi Fon'a intikal eder" hükmü gereğince TMSF bankanın denetim ve yönetimini atadığı üyelerle üstlendi.

* BDDK'nın ilk kez devreye soktuğu 16. madde "tasfiye sürecini" düzenliyor.

* Yasanın üçüncü maddesi bundan sonraki süreci de detaylı olarak anlatıyor. Buna göre Fon, yönetim ve denetimi kendisine intikal eden bankada mevduat sahipleri ile diğer alacaklıların haklarını korumaya yönelik tedbirleri alır. Bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bankanın ilgililerinin mal, hak ve alacaklarına Fon'un talebi üzerine mahkeme tarafından teminat şartı aranmaksınız ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulabilir.

* Bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarihten itibaren bankanın alacaklıları, alacaklarını temlik edemez veya bu sonucu doğurabilecek işlemler yapmazlar.

* Fon, yönetim ve denetimi kendisine geçen bankadaki sigortalı mevduatı doğrudan veya ilan edeceği bir başka aracı ile ödeyerek, mevduat sahiplerinin yerine bankanın iflasını ister.

* İflas kararı alınması halinde Fon, iflas masasına alacaklı sıfatıyla iştirak eder ve kanunun uygulanması ile sınırlı omak üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'nda yazılı İflas Dairesi ve alacakıllar toplantısı ile iflas idaresi görev ve etkilerine de sahip olarak bankayı tasfiye eder.

Öldürücü darbe vurulmadı
Bank kaynaklarının tümünü gruba kullandıran İmar Bankası'na, bu duruma uyan 14-4 maddeyerine, 14/3 madde gereğince el konulması, Uzan Grubu'na öldürücü darbenin vurulamadığı anlamına geliyor. Çünkü, 14/4'ten el konulması halinde bankanın ortaklık hakları TMSF'ye geçecekti. Halihazırda Uzan, bankanın ortağı olmaya devam ediyor. İkinci olarak 14/4'ten el konması halinde bankanın hissedarı olan gerçek ve tüzel kişilerle bankanın yönetim kurulu üyelerinin tüm mal varlıklarına ihtiyati tedbir kararı alınacaktı. Bu durumda 14/3'ten el konulma gerçekleştiği için ihtiyati tedbir söz konusu değil. Şu anda Uzan Ailesi ile İmar Bankası arasındaki ilişki, kredi kullanan şirketlerle sınırlı olmak üzere ve özel hukuk hükümleri çercevesinde normal kredi tahsilatı şeklinde yürüyecek.

BDDK mevduata niçin miktar olarak sınırsız, süre açısından da 1 yıllık güvence verdi?

Son günlerde ÇEAŞ ve Kepez ile başlayan tedirginlik, İmar ile birlikte, mudilerin grup limit kredileri aşılmış olduğu düşünülen nispeten küçük ve orta ölçekli bankalara da yöneldiği gözlendi. Bu tedirginliği ortadan kaldırılmak için geçici önlem alındı.

Yüzlerce trilyon bir anda çekildi
Uzan Grubu dün resmi bir açıklama yaparak ÇEAŞ ve Kepez'e el konulmasından sonra geçen zamanda bankadan çekilen mevduatın yüzlerce trilyon lirayı aştığını bildirdi.

Uzan Grubu imzasıyla yapılan açıklamada, ÇEAŞ ve Kepez'e el konulmasının kamuoyunda yarattığı olumsuz etkinin, aynı gruba ait Türkiye İmar Bankası'nda mevduatı bulunan onbinlerce kişiyi paniğe sevkettiği kaydedildi. Mevduat sahiplerinin birbirleri ile yarışırcasına bankadaki mevduatlarını geri çekme eylemine giriştiği belirtilen açıklamada, "BDDK'ya yazı ile resmen başvurarak ÇEAŞ ve Kepez'in gelirlerine el koymanın aslında bankaya borçlu durumda olan bu şirketlerden dolayı bankanın gelirlerine el koymak demek olduğunu ve bu nedenle de işgale hemen son verilmesi için hükümet nezdinde teşebbüse geçilmesini ve Merkez Bankası'ndaki munzam karşılıklarının serbest bırakılmasını istenmiştir. Ancak BDDK, müracaatımızla ilgili bir çözüm getirememiştir" denildi.

Şener: Grubun diğer bankasında sorun yok
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, BDDK'nın İmar Bankası ile ilgili aldığı karara netlik getirdi. Grubun diğer bankası ile ilgili "Bu bankanın sıkıntıda olduğuna dair bir bilgimiz yok" diyen Şener, İmar Bankası'nın da sadece yönetim ve denetiminin Fon'a devredildiğini bankanın ortaklık haklarının Fon'a devrinin söz konulu olmadığını söyledi. Bankalar Kanunu incelendiğinde, sorunlu hale gelen bankalar ile ilgili 3 farklı alternatif çözüm yönteminin uygulanabileceğinin anlaşıldığını anlatan Şener, şöyle devam etti "Bu yöntemlerden birincisi, sorunlu hale gelen bankaların tüm yükümlülüklerinin ödenmesi suretiyle doğrudan tasfiye edilmesidir. İkinci yöntem ise sigortaya tabi mevduatın ödenmesi suretiyle tasfiye yoluna gidilmesidir. Üçüncüsü ise söz konusu bankaların Fon bünyesinde çözüme kavuşturulmasıdır.''

İMAR'IN DURUMU FARKLI
Şener, TMSF'ye daha önce devredilen 20 bankanın durumuyla ilgili çözümün ise üçüncü alternatif çerçevesinde yapıldığını hatırlattı. Ancak, İmar Bankası'nın durumunda bir farklılık olduğunun anlaşıldığını kaydeden Şener, "'Söz konusu bankanın yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmemesi, alınması gereken tebbirleri almaması, faaliyetine devamı halinde mevduat sahiplerinin hakları ve mali sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arzettiği için, Türkiye İmar Bankası'nın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni BDDK tarafından kaldırılmıştır" diye konuştu.

Mudiler şubelere koştu
İmar Bankası'nın yönetim ve denetiminin Fon'a geçmesinin ardından bankanın mudileri dün kısa süreli de olsa panik yaşadı. Bazı vatandaşların hesaplarının akıbetini öğrenmek için şubelere geldiği görüldü.

BDDK ise İmar Bankası'ndaki mevduatların tamamının hesap sahiplerine ödeneceğini, başlatılan mutabakat çalışmasının 2 haftada tamamlanacağını, ödemelerin, Bayındırbank veya Pamukbank eliyle yapılabileceğini açıkladı.

'RTÜK kararını geri alsın'
Merkezi Paris'te bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, RTÜK'e, Uzan Grubu TV kanallarına verilen kapatma cezasının geri alınması çağrısında bulundu. Açıklamada, cezanın "adil olmadığı'' görüşü savunuldu. RSF Başkanı Robert Menard, RTÜK Başkanı'na gönderdiği mektupta, "Uzan'ın açıklamalarını cezalandırmaktan ziyade, medyayı cezalandırarak siyasi bir önlem gibi değerlendirilebilecek kararınızı değiştirmeniz çağrısında bulunuyoruz'' dedi.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır