|
 |
|

FATİH DOĞAN
Balans ayarı
Geçtiğimiz sezon Beşiktaş 100.yılında şampiyon olacak diye hem camia içinde hem de dışında alışıla gelmemiş bir sükunet, fedakarlık noktasına varan müsambahalar yaşandı. Muhalefet dilsiz, yönetim babacan, medya hoşgörülü oldu. Lucescu "Ne yaparsan yap, ama önce takımını şampiyon yap"düstürumla hareketle mevlanayı andıran bir olgunlukla futbolcularına yaklaştı. Talebelerinden herkesin içinde yeri geldi, hakaret yedi, sineye çekti. Şampiyon olana kadar izinsiz kampı terk edeni, "İlk 11'de yer almazsam oynamam" diye rest çekeni "Eyvallah" diyerek geçiştirdi. İşi çok, rakipler güçlüydü. Bu yüzden karizma yeri geldi yerle bir oldu. Ancak 100.yıl hatırına adı "Korkak" değil, "Demokrat" oldu. Sadece Romen hoca mı? Kendi deyimiyle Sinan Engin; "Abi oldum, baba oldum. Arkadaşlarımızın bütün hataları, kusurlarını affedip, bağışlayıcı olduk. Gördüm ki suistimal ediliyorum, bundan sonra herkes önce kendine sonra arkadaşına saygısı olacak, herkes kurallara uyacak. Uymayan kim olursa olsun kendini kapının önünde bulur..."
Gübre kokusu bıktırdı
Şu yukarıda yazdıklarım Beşiktaş'taki takım içi dinamiklerinin değişeceğinin dönüm noktasıdır. İlhan Mansız'ın Ümraniye'de takımın 50 metre önünde ayrı koşma tavırları, söylendiği halde sağlık kontrolüne gitmemesi ve Zürih'e kendisine verilen kıyafetleri giymek yerine farklı giysilerle gelmesinden sonra patlak verdi. Geçtiğimiz sezon Lecuscu'nun, Sinan Engin'in futbolculara gösterdikleri rahatsızlık veren müsammanın bir zorunluluktan değil, çalışma tarzlarından kaynaklandığını düşünüyordum. Ancak uçaktan iner inmez tuvalette İlhan'a üzerini değiştirten anlayış, hemen arkasından "mutsuzsan istemiyorsan çekip gidersin" tavrı Beşiktaş'ta olması gereken örnek ve tarihi karardır. Gördük ki geçen yılki takımın içini bulandıran bu tür davranışlar 100.yıl hatırına göz yumulmuş. Şimdi Lucescu, Sinan Engin gözümde biraz daha büyüdü.
Beşiktaş yönetimi, teknik kadrosu bu hareketiyle hem değerlerini, hem takımın içindeki huzurunu, hem de İlhan Mansız gibi yetenekli bir golcüyü kazanabilir. İlhan'a yapılan bu balans ayarı aslında bütün takıma yapılmıştır. Beşiktaş'ın bu yıl hedefleri daha büyük, dün attığı temeller olabilecek en şiddetli depreme uygundur.
Beşiktaş'ın İsviçre kampına gelince; Zürih'in, Pfaffikon kasabasının her yanı yemyeşil orman, çayır, dağ bayır. Ne var ki çiftliklerde kullanılan doğal hayvan gübreleri nedeniyle, her tarafta rahatsızlık noktasına varan pis kokular var.
Beşiktaş Kore'de de yoğun sarımsak kokusuyla karşılaşacağı için İsviçre'de bir başka şekilde maçlara hazırlanıyor.
Dün sakatlanan Yasin'e "Profesyonel gibi yaşa" fırçasını çeken teknik direktör Lucescu bu kampta fırtına gibi esecek gözüküyor.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|