kapat
03.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

HINCAL ULUÇ


Şenol Güneş'in kariyeri hâlâ yok!..

Son iki yıl içinde, iki büyük Türk takımı antrenör krizi yaşadılar. Beşiktaş ve Fenerbahçe.. Hele ikincisi, bir sezon içinde birkaç kez bu krize yuvarlandı.

İkisi de hoca ararken, temel ilkede birleştiler

"Aman bizi bilen birisi olsun. Uyum için vakit kaybetmeyelim."

Sırf, ama sırf bu sebeble, Beşiktaş, Galatasaray'ın kapıya koyduğu Lucescu'ya razı oldu.

Fenerbahçe ise, daha ayıbını yaptı. Kokain kullandığı iddiası, sadece iddiası varken "Kokain kullandığı iddia edilen birinin Fenerbahçe'nin başına getirileceğini yazabilmek gazetecilik ayıbıdır" diyen Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, tükürdüğünü hem de nasıl yaladı ve kokain kullandığı, iki kez yapılan saç analizleri ve mahkemede kendi itirafı ile sabitlenmiş adamı adeta "Denize düşen yılana sarılır" diyerek Fenerbahçe'nin başına getirdi.

Beşiktaş neden Galatasaray'ın kapıya koyduğuna koştu?.

Fenerbahçe neden kokaincinin kucağına düştü?.

Bu ülke futbolunu çok yakından tanıyan, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı yönetecek yeteneklere sahip başkaları yok muydu?.

Türk medyasına bakarsanız, en azından bir tane var.. Milli Takım'ı dünya üçüncüsü(!) yapan başarılı(!) hoca Şenol Güneş, ne güne duruyor ki?.

Hem de bizi tanıyan değil, bizden.. Bizim dilimizi konuşan biri..

Geçen yıl Beşiktaş, bu yıl Fenerbahçe, "Bizi bilen, bizi tanıyan, uyum sorunu mümkün olan en az biri"ni ararken bir tek Beşiktaş, bir tek Fener yöneticisinden "Şenol Güneş" teklifi geldi mi?.. Teklifi geçin, bu adı telaffuz eden oldu mu?..

Peki, Şenol Güneş'i göklere çıkarmak için yarışan medyamızın, Fener ve Beşiktaş yazarlarından bir teki, "Şenol Güneş" teklifi, geçiniz, iması yaptı mı?..

Milli Takımı Dünya Üçüncüsü yapan hoca, neden Fener, Beşiktaş konu olunca akla gelmedi?.. Neden 70 milyonluk ve herkesin futbol uzmanı olduğu ülkede ferd-i vahit "Şenol Güneş" demedi?.

Yanıtı herkes biliyor..

Herkes Şenol Güneş'in kariyerinin, karizmasının, vizyon ve misyonunun, liderlik yeteneklerinin, teknik direktörlük vasıflarının Fener ve Beşiktaş için yeterli olmadığını biliyor. Teklif etse ciddiye alınmayacağını biliyor.

Bakın ki, Fener, Beşiktaş'a layık görülmeyen, Milli Takım'a gelince bulunmaz Bursa kumaşı oluyor.

Bu durum Türk medyasının hal-i pür melalinin aynasıdır. Şenol Güneş'in değil..

Şimdi kimse sakın kalkıp da "Şenol Milli Takım'ın hocası, o yüzden düşünülmedi" demesin. Fenerbahçe, Mustafa Denizli'yi Milli Takım'dan koparıp aldı. Hem de Beşiktaş'la yarışa girerek.

Yani Denizli Milli Takım hocası iken hem Beşiktaş, hem Fener peşine düştüler. Fener kazandı. Federasyon'a 500 bin dolar da tazminat ödeyerek üstelik Mustafa Denizli'yi transfer etti.

Yani mesele Şenol Güneş'in Milli Takım hocası olması değil..

Yeterli bulunmaması.. Adını teklif edecek kadar ki o aralar kimlerin adları telaffuz edildi, sallamaya meraklı Türk medyası, kimleri bu iki kulübün başına getirdi de, Şenol Güneş adı, asparagas habere bile konu olamadı- bile yeterli bulunmaması..

Çıplak gerçek budur.

Piyasası olmayan, adı geçmeyen, kimsenin transfer listesinde bulunmayan birinin başarılı olduğunu yazmak ve iddia etmek de, ancak bizim itibarını nerdeyse tümüyle yitirmiş spor medyamızın işidir.

****

Sevgili kardeşim Kazım Kanat'a da katılmıyorum.

Şenol Güneş için "Vizyonsuz, misyonsuz, karizmasız ve kariyersiz" özetlemesini o yapmıştı. Ben de aynen altına imzamı atacağımı yazmıştım.

Hala da atıyorum..

Kazım, geçen gün "Şimdi kariyeri olduğunu kabul ediyorum" dedi.

Ben onu da kabul etmiyor ve yerimde duruyorum..

Şenol Güneş kariyer sahibi olsa, bugün Fener'in veya Beşiktaş'ın başında olurdu.

Olmadı. Olamaz. Çünkü bu iki kulübün başına gelmek için kariyer gerekli. Kariyersiz Lorant ve Oğuz Çetin'le ders alan Fener'in durumu meydanda iken hele..

Dünya üçüncüsü takımın başında olmak, kimsenin itibar etmediği ikinci sınıf bir turnuvada gene üçüncü olmak, insana kariyer sağlamaya yetmez.

Kariyer, yurtiçinden, dışından tekliflere boğulmak demektir.

Kendi ocağı Trabzon bile son dönemde iki kez hoca değiştirirken, daha önce kovduğu Şenol'u aklına getirmedi, Sevgili Kazım..

Kariyer tabelada yazmaz. Kariyer maç skoru değildir. Kariyer, bir ömür, bir meslek ömrü boyunca kazanılmış deneyimler, elde edilen gelişmeler ve başarılar silsilesidir.

Şampiyon olacak güçte takımını, kişisel korkuları, kendisine ve takıma güvenemeyişi, maçı doğru okuyarak oyunu kenardan doğru yönetemeyişi yüzünden üçüncülüğe düşüren hocanın kariyerinden söz edilemez.

Dünya üçüncülüğü başarı değil, kayıptır. Konfederasyon Kupası üçüncülüğü başarı değil kayıptır.

Bunu tüm medya biliyor. Çünkü çocuklar bile biliyor. Ama telaffuz edemiyorlar. Bir iki istisna bırakıyorum.. Cesaretleri yok.. Yürekleri yok.. Üstüne üstlük bir de "Hıncal" kompleksleri, kıskançlıkları, takıntıları var.. Hıncal'ın dediklerinin aksini yazarak, kendilerine bir yer sağlamaya, Hıncal'a muhatap olup kariyer yapmaya uğraşıyorlar. Mesele bundan ibaret..

"Konfederasyon Kupası'nda Türk Milli Takım'ı ve Şenol Güneş" üzerine bu ülkede bugüne dek dişe dokunur tek, ama tek, olgun, dolgun ve tatmin edici bir analiz yayınlanmadı.

Yenilgilere alkış tutarak, 30 yıl öncesinin o kahrolası "Şerefli yenilgiler" günlerine dönme çabası içine giren aşağılık kompleksliler, Türk takımının gerçek gücünü okumaktan nasıl aciz kaldıklarını ortaya koydular.

Hayatları korku içinde geçen ödlekler rakibi büyüterek dudaklarının uçuklarını sergilediler.

Bunları gördük, ama şöyle sayfalar dolduran bir analiz yazısı okuma şansına ulaşamadık.

Benim medyamın çapı da bu işte..

Böyle medyaya böyle teknik direktör.. Ama Milli Takım'a ha.. Yanılmayın.. Fener'e Beşiktaş'a, Trabzon'a değil!..

Çünkü onlar, Fener'in, Beşiktaş'ın, Trabzon'un amigoları.. Milli Takım'ın değil..


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır