kapat
03.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

Umut'la yakın olamayız ama düşmanlık da olmaz

Son günlerde Türkiye'de herkesin konuştuğu tek bir isim var Pınar Altuğ. Çocuklar Duymasın'ın sevilen yıldızı Altuğ'un şaşırtıcı biçimde boşanma kararı almasıyla başlayan gelişmeler farklı iddiaların da ortaya atılmasına yol açtı.

Pınar Altuğ kamuoyunu günlerdir meşgul eden bu iddiaları ilk kez Sabah'a açıkladı.

* Kısa bir süre öncesine kadar sadece bir sabah programı yapıyordunuz ve biz sizi güzel, iyi yemek yapan bir kadın olarak tanıyorduk. Oyuncu olmayı, bu kadar ünü hayal ediyor muydunuz?

Hayatımın her döneminde iyi şeyler olacağı hayali vardı ama bu boyutlara taşınacağını düşünmemiştim. On yıl önce bu noktaya geleceğimi bu kadar kolay akıl edemeyebilirdim.

* Çocuklar Duymasın'da canlandırdığınız karakter eleştirildi aynı zamanda, 'Gerçek anne profilini yansıtmıyor, hiç gerçekçi değil' diye. Siz rolünüze inandınız mı?

Orada bir hayal karakter yaratıldı zaten, Meltem hayal bir kadındı. Her kadının olmak istediği, her erkeğin eşi olmasını isteyeceği bir kadın. Biz dizi yapıyoruz, onun gerçekliğini tartışmadık.

* Bundan sonra diziye devam edip etmeyeceğiniz konuşuldu mu yapımcılarla aranızda, bu konu masaya yatırıldı mı?

Hayır, yazılıp çizildiği gibi diziden çıkartılmam söz konusu değil. Aramızda böyle bir şey gündeme gelmedi. Çocuklar Duymasın'a devam ediyorum. Her şeyden önce şunu karıştırmamalı insanlar, biri benim özel, diğeri iş hayatım.

ÜNLÜ OLMANIN BEDELİ...
* Rol arkadaşınız Tamer Karadağlı da başka kadınlara ilişkisi olduğu için gündemi uzun süre meşgul etti, ama onun hiç diziden çıkması gerektiğini aklına getirmedi insanlar. Kadın olduğunuz için üstünüze gelindiğini düşündünüz mü hiç?

Herkesin yaşadığı da kendinedir. Ben ne iş, ne özel yaşantımda kimseyi kendimle kıyaslamadım. Benim üstüme bu kadar gelinmesini, ünlü olmanın bedeli diye, düşünüyorum. Hep ayakları yere basan, kendinden emin, modern bir kadını canlandırdım çünkü öyleyim. Ayakları üzerinde durabilen her kadının da evliliğini bitirme hakkı vardır.

* Hakkınızda yazılanlara ne tepki gösteriyorsunuz?

Göz önünde olduğunuz zaman yaşadığınız her anın getirilerini beklersiniz. Ben de bunları bekliyordum ve hiç yadırgamadım. İyi de bir iş yaşantım var, dolayısıyla insanların benim hakkımda yorum yapması doğal.

İNSAN HEP YALNIZDIR
* Üzülmüyor musunuz hiç?

Üzülmez miyim, sizin hakkınızda bu kadar yalan şey yazılsa üzülmez misiniz?

* Bu süreçte kimler yanınızdaydı, dostluğunun gerçek olmadığını gördüğünüz kişiler oldu mu?

Benim için sadece gerçek arkadaşlar değerlidir, onlar da her zaman benim yanımdaydılar ve yine yanımdalar. Kurduğum ilişkilere dikkat ederim, bana farklı bir amaçla yaklaşılmasına müsade etmem. Dostluklarımı doğru seçtiğime inanıyorum ve yoluma yine onlarla devam ediyorum.

* Aslında yalnız büyümüş bir kadınsınız, anneniz de babanız da hayatta değil sanırım...

Evet, 17 yaşında babamı kaybettim kalp krizinden. Annemi de 98 yılında, kanserden. Bir de erkek kardeşim var 13 yaşında. Ama annelerimiz ayrı, o şimdi annesiyle yaşıyor.

* Ailenize maddi anlamda da sahip çıkmak zorunda mıydınız?

Tabii maddi, manevi onların yanında olmam gerekiyordu. Üzerimde çok büyük bir yük yoktu belki ama kendi hayatımı idame ettirmem gerekiyordu. 17 yaşımdan beri kendi paramı kendim kazanıyorum.

* Hayatla başa çıkmayı erken yaşta öğrenmek zorunda kalmak ağır bir yük. Biraz katı, keskin ya da sizin deyiminizle "ayakları yere basan" duruşunuzun sebebi bu mu?

Elbette bu beni daha güçlü kıldı, ama ailem tarafından her zaman için kendi ayaklarımın üzerinde durmam gerektiği öğretildi bana. Çok küçükken de ben hiç "Babama söylerim seni döver" demedim, ben hep "Ben seni döverim" derdim. Hiç bir zaman kimseye güvenmem, kimseye sırtımı yaslamamam gerektiği öğütlendi bana, Onun için babam öldüğünde de, annem öldüğünde de yoluma devam ettim çünkü başka türlüsünü bilmedim.

* Güven konusunda gerçekten haklılar mıymış, kimseye güvenmemeniz gerektiğine inandınız mı?

Tek başınıza doğar, tek başınıza ölürsünüz,

NE ACILAR GÖRDÜM
Hayatınızda size yol arkadaşlığı eden çok fazla insan vardır ama ne yapıyorsanız, kendi kendinize yaparsınız. Ben bugüne kadar her şeyi kendi kararlarımla yaptım ve bundan sonra da böyle olacak. Tabii ki şu an yanımda olan, bana destek çıkan arkadaşlarım var. Ama ayrılık kararını da alırken önce kendime inandım ve güvendim.

* Peki, yalnızlığa bu kadar inanmak zaman zaman ruhunuzu yormuyor mu, kendiniz bıraktığınız olmaz mı hiç?

Kendimi bırakma hakkına sahip olduğuma inanmıyorum. Bu işe başladıysanız, kendinize böyle bir meslek edindiyseniz de kendinizi bırakma hakkınız yok.

*Nasıl bu kadar dik duruyorsunuz hayata karşı, başarmak için ekstra metodlarınız var mı?

Bunun için özel bir çaba sarfetmeme gerek yok ki, ben böyle geldim böyle devam ediyorum. Tabii benim de üzüldüğüm anlar, bıkkınlıklarım, oluyor. Ama ben herhangi bir adım atmadan önce hep getirilerini de düşünürüm ve hazırımdır sonucuna. Onun için kolay değildir beni yıkmak.

* Hakkınızdaki iddialar, eşinizden ayrılmanız ve bir yığın yıpratıcı söz... Bu hayatınızın en çok hayal kırıklığı yaşadığınız dönemi diyebilir miyiz?

Annenizi babanızı kaybettikten sonra böyle şeyler insana çok hafif geliyor.

HAYAT DAHA GÜZEL OLACAK
Hele küçük yaşta yaşamışsanız. Dolayısıyla, bu yaşadıklarım benim için üstesinden gelinemeyecek, insanın canını çok da acıtacak şeyler değil...

* Anne ve babanın yerine hiçbir şey koyamazsınız çünkü, şimdi yerine konmayacak bir şey yok.

Yerine konur, konmaz bunu hiç tartışmam ama ben yine mutluluğun peşinden gidiyorum.

* Gazetelerde eşinizin söylediği iddia edilen sözler var. Sizden nefret ettiği, iğrendiği vs.

Bir tek şey söyleyebilirim, orada Umut'un ağzından çıkan bir tek kelime yok.

* Eşiniz askerde iken ayrılık kararını açıklamanızı doğru bulmayanlar var, ne diyorsunuz?

"Ben" boşanmıyorum ki, "biz" boşanıyoruz. O benimle huzursuz olup, evliliğini sürdürüp askerde daha da huzursuz yaşayacağına şimdi boşanmayı tercih etti. Sonuçta o küçücük çocuk değil ki, 30 yaşında koskocaman adam

* Kendisiyle görüşüyor musunuz?

Tabii ki, konuşuyorum.

* Hep dost kalacak mısınız sizce?

Çok yakın iki dost olmayız belki ama düşman olmayız. arşılaştığımız zaman elbette ki konuşuruz ama hergün görüşmeyi düşünmüyorum.

* Bundan sonra ne istiyorsunuz kendiniz için? Reklamın iyisi kötüsü olmaz derler ya, bu yaşadıklarınız size artı mı getirecek eksi mi?

İşin bu tarafını hiç düşünmedim gerçekten. Bundan sonra da hayatıma aynı şekilde devam edeceğim, tek farkı evli değilim artık. Ben buraya kadar da işimle geldim zaten, özel hayatımla değil ki. Boşandığım için göbek atacak değilim ama oturup yas tutacak halim de yok. Bir taraf bir tarafa "Hadi ben çekip gidiyorum" dememiş ki. Gelecekte herkesin hayatı daha güzel olacak..

Hiç kimse evlenirken boşanmayı düşünmez
* Evlilik zor mu?

Hayır, evlilik çok güzel bir şey ve ben hiç zor bir şey yaşamadım evliliğimde. Zaten biz Umut'la beraber yaşıyorduk.

* Kaç yıldır birlikteydiniz?

- 8,5 yıl.

* Evlenince insanlar değişiyor mu?

Yoo, hayır. Üstelik biz Umut'la beraber büyüdük, birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Hani "Değişti, evlendikten sonra bana başka yüzünü gösterdi, şöyle yaptı" gibi şeyler olmadı bizim aramızda. Herkes her şeyi söyleyip, kafasından bir senaryo yazabiliyor ne yazık ki.

* Aşk bitti mi?

Yaşandı ve bitti. Tabii ki bitmesini beklemiyordum ama bunun kuralı yok. Zaten kalp bu, o söylüyor size ne hissettiğini, çerçeve içine alamazsınız.

* Umut Bey evlenmek için doğru erkek miydi, bu yüzden pişman oldunuz mu?

Hayır, hiç olmadım olmayacağım da. Ne evlendiğimden dolayı, ne de yaşadığım diğer şeylerden ötürü. Çok güzel anlarım da oldu, zaten kimse evlenirken "Boşanacağım" diye evlenmiyor. Önemli olan bir şeyi yolunda götüremiyorsanız, devam etmemektir. Biz de öyle yaptık.

* Size bu kararı aldıran neydi, daha doğrusu yolunda gitmeyen?

Bu gerçekten eşimle benim aramda. Ben evliliğimi eşimle aramda yaşadım iyisiyle kötüsüyle, acısıyla, tatlısıyla... Öyle de kalmasını istiyorum.

İlknur KIZILTOPRAK


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır