|
 |
|

REFİK DURBAŞ
YÖK'ün 'rektör' inisiyatifi
Serbest çalışan tıp profesörüyüm. Üç yıl önce, 48 yaşımda ve emekliliğime 1.5 yıl kalmışken Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki görevimden istifa ettim. Uzmanlık alanım sitopatoloji; yani hücre örneklerinden kanser tanısı.. Kocaeli Tıp Fakültesi'ne 1996'da Antalya Akdeniz Üniversitesi'nden geldim ve tıp fakültesinin kurulma aşamasında uzmanlık alanımla ilgili bölümü oluşturma düşünce ve umutlarıyla anabilim dalı başkanı olarak göreve başladım. Rektörlüğünün akademik tasarrufunu mesleki ilke ve onur anlayışımla bağdaştıramadığım için 23.5 yıllık devlet hizmetime rağmen Haziran 2000'de istifa ettim. YÖK'te geri dönmek isteyen istifacının lehine bir madde olmasına ve üstelik Kocaeli gibi bir sanayi bölgesinde uzmanlık dalımda benden başka öğretim üyesi olmamasına rağmen, rektörün önyargılı, haksız ve adaletsiz direnci nedeniyle üniversiteye dönmem engellenmektedir.
Sorunun bence tartışılması gereken en önemli yönü şu Dışarıdan bakıldığında üniversite öğretim üyesi "dokunulmaz" gibi görünür. Siyasi iktidarların tasarrufundan uzaklardır. Bir başka yere atanamazlar; kolay kolay yerlerinden edilemezler vb. Bunlar öğretim üyesinin akademik güvencesi yönünden olumlu unsurlardır. Ancak YÖK rektörlere çok geniş idari, mali ve akademik yetki ve yaptırımlar tanır. Söz konusu yetkiyi olumlu ya da olumsuz yönde kullanmaksa bütünüyle rektörün inisiyatifine kalmıştır. Ailemin sosyal / sağlık / ekonomik güvencesi olan emeklilik hakkım rektörün kişisel tavrı nedeniyle engellenmekte ve buna bugünkü akademik yapılanma içinde YÖK herhangi bir tepki göstermemektedir.
Prof.NADİR PAKSOY KOCAELİ
Pınar Altuğ'a haksızlık...
Pınar Altuğ'a karşı düzenlenen karalama kampanyası, çağdaş Türk kadınına vurulmaya çalışılan büyük bir darbe ve kadın başarısını çekemeyen erkek hegemonyasının zavallı bir ürününden başka bir şey değildir. 25.06.2003 tarihli "SABAH'la Günaydın"da senarist Birol Güven'in açıklamalarını okuyunca ilk aklıma gelen, neden hakkında dedikodular çıkartılan Tamer Karadağlı olduğunda Sayın Güven'in aynı tepkiyi vermemiş olduğuydu. Bir kadının eşinden ayrılması bu denli bir sorun olmamalıydı.. İnsanların yaşamları her ne kadar topluma mal olmuş dahi olsalar kendilerini ilgilendirir. Ayrıca, televizyon dizileri belgesel değildir ve kocalarından ayrıldı diye aktristler işlerinden edilemezler.
Sezil GÜLER
Gazilere de zam...
Adnan Şenses, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a akaryakıt bayilerinin "kpayı" artışını kabul ettirdi. Şimdi Adnan Abi'den 52.000 Kore ve Kıbrıs gazisi adına bizim için de Başbakan'dan "zam koparması"nı bekliyoruz. Belki böylece ayda 137 milyon lira maaş alan gaziler de bu hayat koşullarında hak ettikleri, ama alamadıkları zammı alabilirler.
TURAN ATALAY (Em.Astsb. Kıbrıs Gazisi) KARTAL
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|