|
 |
|

Avrupa yolunda Çankaya engeli
Cumhurbaşkanı Sezer, Uyum Paketi'nde yer alan TMY'nin 8'inci maddesinin kaldırılmasını veto ettiBu maddenin Kopenhag'a ters olmadığını savunan Sezer, kalkmasının terörü özendireceğini öne sürdü
Ankara Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 6'ncı Uyum Paketi'nin Terörle Mücadele Yasası'nın 8'inci maddesini yürürlükten kaldıran 19'uncu maddesiyle af öngören 21'inci maddesini veto etti.
19'uncu madde; TMY'nin 8'inci maddesinin yanısıra TCK'nın 462'nci maddesi ile CMUK, DGM Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki kanunlarda değişiklik öngörüyordu.
21'inci madde ise; TMY'nin 8'inci maddesine giren suçlardan dolayı yürütülen hazırlık soruşturmalarına takipsizlik kararı verilmesini, haklarında kamu davası açılmamış ancak tutuklu olan sanıkların serbest bırakılmasını, sonuçlanmış davaların da yeni düzenlemeye göre karara bağlanmasını düzenliyordu.
BU MADDE, KALDIRILAN 141, 142, 163'ÜN YERİNİ DOLDURUYOR
Sezer, veto gerekçesinde, yeni düzenlemenin terörle mücadelede büyük bir hukuki boşluk yaratacağını anlatırken, TMY'nin 8'inci maddesindeki özgürlükleri daraltıcı düzenlemelerin Kopenhag kriterlerine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olmadığını öne sürdü. 8'inci maddenin "Devletin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünü bozmak amacıyla yazılı, sözlü ya da görüntülü propaganda, toplantı, gösteri ve yürüyüşü suç saydığını ve suçun yaptırımını düzenlediğini" ifade eden Sezer, bunun Kopenhag siyasi kriterlerine ters düşmediğini savundu. Sezer, 8'inci maddenin yürürlükten kaldırılmasının, devletin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünü bozmaya yönelik propaganda, gösteri, yürüyüş ve toplantıların "terör yöntemlerine başvurmayı özendirecek" biçimde işlenmesi durumunda, hukuki boşluk yaratacağını da savundu. "TCK'nın 141, 142 ve 163'üncü maddelerinin kaldırılmasıyla doğan hukuki boşluğun TMY'nin 7 ve 8'inci maddeleriyle doldurulmaya çalışıldığını" belirten Sezer, yeni düzenlemenin terörle mücadeledeki hukuki boşluğu derinleştireceğini ileri sürdü. Sezer, şöyle devam etti
"...Ülke ve ulus bütünlüğünü bozucu eylemlere karşı gerekli önlemleri almak Devlet'e Anayasa ile verilmiş bir görev niteliğindedir. Alınacak önlemlerin, amaçla orantılı olmak koşuluyla, düşünce ve anlatım özgürlüğünün normal sınırlaması sayılacağı Anayasa'nın genelde 14'üncü, özelde de 26'ncı maddelerinde açıkça vurgulanmıştır."
312'NCİ MADDE BU BOŞLUĞU DOLDURMAYA YETMEZ
8'inci maddeyi tümüyle kaldırmak yerine uluslararası hukuka uyumlu hale getirmenin en uygun yöntem olacağını savunan Sezer, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin anlatım özgürlüğünü düzenleyen 10'uncu maddesinin, ulusal güvenlik nedeniyle özgürlüklere "daraltıcı koşullar" getirdiğini kaydetti. Sezer, özgürlüklere ulusal bütünlük için "daraltıcı koşullar" konmasının da, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10'uncu maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları ile ortaya koyduğu ölçütlere aykırı olmayacağını ekledi. Sezer, Hükümet'in 8'inci maddeyi kaldırırken, bunun yerini TCK'nın 311 ve 312'nci maddelerinin tutacağı savunmasına da itiraz etti. 312'nci maddenin "halkı hangi nedenle olursa olsun birbirine karşı kin ve düşmanlığa tahrik" suçuna yaptırım öngördüğünü belirten Sezer, 8'inci maddenin ise "Devlet'in ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünü bozmak" suçuna ceza öngördüğünün altını çizdi.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|