kapat
01.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

Kapkaç suçuna gasp cezası

Artık neredeyse her gün yaşanan kapkaç olayları ile ilgili İzmir'de görülen dava, örnek bir kararla sonuçlandı.

Bir kadının çantasını kapıp kaçtığı gerekçesiyle gözaltına alınan kapkaç zanlısı, olayın "gasp" olarak değerlendirilmesiyle 8 yıl 4 ay hapis yedi


İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Süleyman Kül, "Vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak hukuk devletinin başlıca görevidir" diyerek, kapkaç zanlısı olarak gözaltına alınan İlker Büyüktopuzlar'ı 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti, gerekçeli kararında, "Olay basit bir kapkaç olayını aşmıştır. Sadece müştekinin çantasını kapıp kaçmak suretiyle gerçekleşmiş olsaydı, bu olayın basit bir hırsızlık olarak kabulü mümkün olabilirdi. Ancak sanığın gerek çanta üzerinde ve gerekse müştekinin karşı gücüne rağmen güç kullanarak çantayı zorla alıp götürmesi karşısında eylemin gasp olarak değerlendirilip buna göre ceza tertibi uygun görülmüş, mahkememizin çoğunluğunun vicdanı bu doğrultuda hüküm kurulmasının doğru olacağı sonucuna varılmıştır" dedi. Kararı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi de verilen kararı doğru onayınca, neredeyse her gün yaşanan kapkaç olayları ile ilgili ilk kez "gasp cezası" uygulaması yapılmış oldu.

HAMİLE KADINA KAPKAÇ
Olay, Şubat 2002 tarihinde İzmir'in Bornova ilçesinde meydana geldi. Olay tarihinde hamile olan Zeynep Yıldırım'ın kolundaki çantasını zorla alan iki kişi, polisle girdikleri kovalamaca sonunda motosikletleriyle yakalanmışlardı.

Zanlılar İlker Büyüktopuzlar (22) ve Demir Baloğlu (24) hakkında Bornova Asliye Ceza Mahkemesi'nde "Kapkaç suretiyle hırsızlık" suçundan dava açıldı. 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası istenen sanıklar hakkında Asliye Ceza Mahkemesi, olayın kapkaç değil gasp olduğunu iddia ederek görevsizlik kararı verdi.

İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gelen davanın ilk duruşmasında olay tarihinde asker olan sanıklardan İlker Büyüktopuzlar, parasızlıktan dolayı arkadaşı Demir Baloğlu'nu, suçu işlemesi için teşvik ettiğini, kadının çantasını alıp kaçtığını ve motosikletle kaçarken, polisler tarafından yakalandığını belirterek suçunu itiraf etti.

Duruşmaya katılan Zeynep Yıldırım da sanıklardan İlker Büyüktopuzlar'ı teşhis etti. Yıldırım, "Olay tarihinde hamileydim. Kaldırımda yürürken sağ omzunda asılı duran çantamın birisi tarafından çekildiğini hissettim ve tuttum. Çantamı vermemek için mücadele ettim. Çekişme anında yere düştüm. Sapı kopan çantamı alan sanık kaçtı ve ilerde kendisini bekleyen motosikletli arkadaşının yanına bindi. Sonra ikisi de olay yerinden uzaklaştılar" dedi.

HIRSIZLIK DEĞİL, ŞİDDET VAR
İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, savcının iddianamede belirttiği gibi olayın yankesicilik, hırsızlık olmadığını, cebir ve şiddet kullanılarak gerçekleştirilmiş olduğunu vurguladı. Olaya direkt karışan sanık İlker Büyüktopuzlar, "gasp" suçundan 8 yıl 4 ay ağır hapis cezasına çarptırılırken, onu bekleyen ve olaya karışmayan arkadaşı Demir Baloğlu'na da 1 ay 20 gün hapis cezası verdi. Yargılanan sanıklardan İlker Büyüktopuzlar itiraz dilekçesinde, gasp suçundan değil, kapkaç suretiyle hırsızlık suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtti.

Kapkaç demeyi uygun görmedik
İtiraz üzerine dava dosyasını karar incelenmesi için Yargıtay'a gönderen Mahkeme Başkanı Süleyman Kül, kararla ilgili gerekçesinde şu görüşlere yer verdi "Son yıllarda gerek görsel ve gerekse yazılı basından bilindiği gibi bu tür suçlar çoğalmıştır. Vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak hukuk devletinin başlıca gelen görevlerinden biridir. Caddelerde, nakil araçlarında bu tür olaylar sonucunda pek çok insanın sanıkların sürüklemesi, çantasını ve eşyasını çekmesi karşısında düşüp yaralanması, ölüm gibi vahim sonuçlar meydana gelmesi şeklinde olaylar kamuoyunda hukuk devletine ve adalete olan inancı sarsmaktadır. Kamuoyunun adalete, hukuk devletine inanmasında suçu işleyenlerin yeterli cezaya çarptırılması inancının yerleşmesi çok önemli bir husustur. Bu itibarla; olayımızı basit bir kapkaç olayı gibi değerlendirmek mahkememizin çoğunluğunca uygun görülmemiştir. Bu basit bir kapkaç suçu değildir. Sanığın gerek çanta üzerinde ve gerekse müştekinin karşı gücüne rağmen güç kullanarak çantayı zorla alıp götürmesi karşısında eylemin gasp olarak değerlendirilip buna göre ceza tertibi uygun görülmüş, mahkememizin çoğunluğunun vicdanı bu doğrultuda hüküm kurulmasının doğru olacağı sonucuna varılmıştır."

Ceza alan sanığın itirazı üzerine Yargıtay'a gönderilen dava dosyası incelemeye alındı. Yerel mahkemenin verdiği kararı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi, elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre, itirazlar yerinde görmedi, usul ve kanuna uygun görülen kararı onaylandığını mahkemeye bildirdi.

KAPKAÇ SUÇLULARINA ÇOK FARKLI CEZALAR VERİLİYOR

4 ay yatan da var 10 yıl ceza alan da...
Ceza Kanunu'nda 'kapkaç'la ilgili bir hükmün olmaması, cezaların da farklı olmasına neden oluyor

Kapkaç olaylarında yargıya sevk edilen davaların farklı sonuçlanması dikkat çekiyor. Bazı mahkemeler kararı gasp olarak yorumlarken bazıları da hırsızlık suçundan hüküm veriyor. Bu karar farklılıkları suçluların değişik cezalara çarptırılmasına yol açıyor. İzmir'de geçtiğimiz yıl şubat ayında meydana gelen bir kapkaç olayında Nesrin Varol'un (33) yanına yaklaşan kapkaççı, genç kadını sürükleyerek sokaktaki merdivenlerden yuvarlanmasına neden oldu.

Kapkaççı Gökhan Ecellioğlu (25), içinde 15 milyon lira para ve kimlikler bulunan çantayı alıp kaçtı. Sürüklenme sırasında başından yaralanan Nesrin Varol, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi.

Olaydan bir gün sonra polis tarafından yakalanan kapkaççı Gökhan Ecellioğlu ise, mahkemede hırsızlık suçuyla yargılanıp sadece 4 ay hapis yattı.

Birine 10, diğerine 1 yıl 8 ay
Adana'da motosikletle yanına yaklaşıp çantasını almak istediği 65 yaşındaki Besime Ülken'i metrelerce sürükleyerek yaralanmasına neden olan Ahmet Altun'a ise "gasp"tan 10 yıl hapis cezası verildi. Ahmet Altun'a motosikleti ile yardım eden Hamit Özgün ise, 1 yıl 8 ay hapse mahkum oldu. Bu ceza 118 milyon lira para cezasına çevrildi.

Karara Hukukçular ne dİyor?

Doç. Dr. Adem Sözüer

Şiddet ve cebir varsa gasptır
Ceza Hukukçusu Doç. Dr. Adem Sözüer, kapkaç olaylarında sözlü veya fiziksel şiddet kullanıldığı takdirde işlenen suçun yağma (gasp) kapsamına gireceğini belirterek, şunları söyledi "Çantayı kaparken size sözlü veya fiziki şiddet uyguluyorsa bu gasptır. Yolda yürürken çantanızı kapıp sizi sürüklemişse, tehdit etmişse, bu elbette ki gasptır. Ama her kapkaç olayının gasp olduğunu söyleyemeyiz. Cebir ve şiddet içermeyen olaylar hırsızlık kapsamına girer. TCK'nın 491. maddesi hırsızlığı, 495. maddesi ise halk arasında gasp olarak bilinen yağmayı düzenler."

Doç. Dr. Sözüer, şiddet kullanılan benzer kapkaç olaylarında mahkemelerin farklı cezalar vermesi ile ilgili olarak ise şöyle konuştu "Aynı suçlarda farklı kararlar alınmasının önüne Yargıtay geçebilir. Zaten Yargıtay'ın en temel görevi de yasaların uygulanmasında birliği sağlamaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına mahkemeler uymak zorundadır."

Av.Köksal Bayraktar

Mahkeme kararı isabetli
Ceza Hukukçusu Köksal Bayraktar ise, kapkaç olaylarında baskı ve zorlama olduğu takdirde olayın basit bir kapkaç olayından çıkarak gasp suçuna girdiğini belirtti. Mahkeme kararının isabetli olduğunu ifade eden Bayraktar, "Somut olayda cebir ve şiddet uygulanmışsa TCK'nın gasp suçunu düzenleyen 495. maddesi sözkonusu olmalıdır" diye konuştu.

Ali EYCE


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır