kapat
30.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

KAZIM KANAT


Şimdi kariyeri var

Futbol, sadece futbol değil! Ama biz Türkler, Fransa'da sadece futbolla ilgilendik. Oysa, biraz önce saha da ölen Kamerunlu Marc Vivien Foe için Fransız oyuncular hıçkırarak ağlarken, biz Türkler niçin bu kadar duygusuzduk. Neden! Oysa ölen bir insan. Dahası, bir meslektaşları. Üstelik yaşamın sona ermesi duyguların en üste çıktığı bir dramatik sonla bitmiş. Biz Türkler sahada duygusuzduk ama dünya ağlıyordu!..

Sonrasını biliyorsunuz. Thierry Henry golü attığı zaman, Fransız oyuncular sarmaş dolaş oldular sonra da elleriyle gökyüzünü gösterdiler "Bu gol o melek için!.." Peki biz golü atınca ne mi yaptık? Hiçbir şey.

Efendim; Bay Şenol Güneş için "Karizması yok, kariyeri yok, vizyonu ve misyonu yok.." dediğim için beni yargılayanlara şunu diyorum Güneş konusunda tek değişen düşüncem, şimdi kendisinin sadece kariyeri olduğu. Hepsi bu.

Eğer Bay Güneş'in karizması olsaydı, Türk Ulusal takımı Fransa maçını öylesine duygusuz ve mesajsız oynamazdı. (Oysa Dünya Kupası'nda Türkiye, Kore ile el ele tutuşarak sahaya çıkmıştı. Bu büyük mesajın mimarı asla Bay Güneş değil Kaptan Hakan Şükür'dü).

"Kariyer" dedim de devam edelim. Amaçları Bay Güneş'i savunmak değil. Amaçları Bay Güneş'i eleştirdikleri için Sevgili Hıncal Usta ile bu satırların yazarını karalamak olanların kampanyası, inanılmaz boyutlara geldi. Neymiş efendim, Şenol Güneş, herkesi utandırmış. En dayanılmazı ise uzmanlık alanı futbol olmayan eleştirmenlerin de bu saçmalığı yapması. Komik olan şu Futbol diye yazınca 50 yıl önceki Gündüz Kılıç, Lefter ve Kefal Fikret'ten anılar yazan Hasan Pulur da, popülist olma uğruna saçmalıyor. Görevini yapan eleştirmenleri "Futbol cahili" ilan ediyor. Sanki kendisi bilir kişi.

Konuya geleyim; Makedonya maçı sonrasında bu sütunlarda aynen şunları yazdım "Ulusal Takım'da radikal değişim dönemi geldi. Fatih Terim ve Mustafa Denizli'nin takımının misyonu bitti. Güneş, Fransa'da bu değişimin ilk adımını atabilir, atmak zorundadır."

Tuncay'ı yeni keşfetmedik
Sonra da lafımızı bağladık, Bay Güneş'e mesaj verdik "Bu değişimi yaparken sakın acıma Şenol Hoca. Acırsan acınacak hale düşersin."

Sevinilecek yön şu Değişimin ilk ışıkları doğru. Yani oyuncu seçimi doğru. Taktik düşüncede ise büyük yanlışlıklar var. İlk devre felaket, ikinci devre iyi oynamamızın nedeni antrenörlük hatasıdır.

Bay Güneş'in "Transfer görüşmesi yaptı, kafası karıştı" diyerek Okan Koç'u kadro dışı bırakması doğru bir karardı. Peki Rüştü Reçber'in Barcelona ile anlaşmasının mesajı nedir? (Bir komiklik daha; Siyasi görüşü belli olan Reçber'in 'Barcelona rüyalarımın şehri ve takımı' demesi tam bir takiyye değil mi!..) Ayrıca "Düğünü var" diyerek Nihat Kahveci'yi kadroya almamak ve bugün evlenecek olan İbrahim Üzülmez'i kadroda tutmak bir çelişki değil mi?

Bir komik olay daha... Türk Medyası, "Fransa'da yaşanan en büyük güzellik, Tuncay Şanlı gibi bir oyuncuyu Dünya'ya takdim ettik" diyor. Oysa bu oyuncu önce İtalya'da, sonra İngiltere'de herkesi büyüledi.

Bu nedenle teşekkürler Raşit Çetiner. Gördün mü sevgili Oğuz Çetin...


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır