|
 |
|

ASLI AYDINTAŞBAŞ
Branderburg kapısı
Berlin- Mönü farklı dekor değişik. Ama konumuz yine "transatlantik ittifakının" geleceği. Aspen Enstitüsü tarafından düzenlenen "genç liderler" toplantısına katılmak üzere hafta sonu Berlin'deyim. Genelde siyasi liderler ya devlet başkanlarının üst düzey yöneticilerinin baş danışmanlarını bir araya getiren bu düşünce kuruluşu bu kez Avrupa ve ABD'den 20'ye yakın genç profesörü bir odaya tıkıp Irak krizi ve ABD çizgisi ve Avrupa'nın geleceği sorununu çözün bakalım diyor. Aramızda diplomatlar, gazeteciler ve devlet memurları var. Katılımcılarda Avrupa, yeni Avrupa ve Amerikalılar arasında dozunda bir ayar var. Ben kendimi "yeni Avrupa"dan sayıyorum. Bu ikinci buluşma olduğu için hepimiz birbirimizi iyi tanıyoruz artık. Irak Savaşı öncesindeki gerilim yok. Etki ve yetki sahibi olmasak da çoğumuz Ortadoğu konusunda uzmanlaştık. Konferans bittikten sonra tartışmalar devam ediyor. Hava güzel yemekler leziz. Berlin ürkütücü bir biçimde eski ihtişamını yakalama yolunda.
Almanlar'ı Türkler kurtaracak
Ama tüm bu farklılıklara rağmen Berlin'de bakış hiç de iç açıcı değil...Frankfurter Allgemine gazetesinde geçen gün çıkan bir yazı Almanya'daki Türkler'in "en dinamik" hatta "en umut verici kesim" olduğundan söz ediyor. Yazıya göre "Almanya'nın gittikçe körelen ruhunu tek kurtarabilecek Türkler". Gerçekten de burası birçok anlamda üzerine ölü toprağı serpilmiş bir yer. Sokaktaki insanların çoğu yaşlı, genç nüfus çok az, ekonomi dinamizmini yitirmiş durumda. Almanya'nın devasal sosyal ve güvenlik refahının faturasını karşılaması imkansıza yaklaşıyor. Sendikalar ekonomik hayatta fazlasıyla kısıtlayıcı. Daha da acı olan sosyal devlet nedeniyle kimsede atılım ruhu ya da hırs kalmamış. Herkesin bedava sağlık ve işsizlik sigortası var. Kimsenin dükkan açmak ya da doktor olmaya çalışmak için çırpınmasına neden yok. Gazeteye göre Almanya'daki durgunluğa karşın buradaki Türkler gayretle ve başarmak istiyor. Gazete genç Türk yönetmen, genç işadamı ve rockçılardan söz ediyor. Yani Türkler Almanya'da "Amerikan rüyası" peşinde.
Irak Almanya'yı ilgilendirmiyor
Toplantılarda İran liderlerin en yakın danışmanları Irak konusunda dalaşmakta olmaktan hiç de rahatsız olmadıklarını belli ediyor. ABD'nin Ortadoğu'da değişim projesine kuşkunun da ötesinde bilakis muhalefetler. Geçen hafta büyük bir İran delegasyonunu ağırlamışlar. İranlılar delegasyon istiyorlar. Dünyaya bakışlarında idealizm değil real-politik hakim. Buradan İkinci dünya savaşından bu yana dünyayı şekillendiren bu "transatlantik aşkının sönmeye mahkum" olduğunu düşünerek ayrılıyorum. Toplantıda Bağdat'tan gelen Iraklı bir yetkili var. Amerikan yönetimine danışman. Konferans sonrasında bir zamanlar doğu ve batı Berlin'i ayıran Branderburg kapısı yakınındaki bir kafede rastlıyoruz. "Keşke Almanya bize yardım elini uzatsa, tecrübelerine ihtiyacımız var. Almanya bu yüzyılda iki totaliter rejimi alt etti. Üstelik Amerikan işgalinden nasıl kurutulduğu konusunda tavsiyeye ihtiyacımız var" dedi. Oysa Almanlar'ın kimseye yardım niyeti yok. Her şeyden çok Amerikalılar'ın Irak'ta iyi bir yumruk yemesini bekliyor gibiler. Irak'ın düze çıkması umurlarında mı belli değil.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|