|
 |
|

ŞAMİL TAYYAR
Okuyan, Neşter kararını 11 saat önceden nasıl bildi?
Neşter davasında tanık olarak dinlenecek olan eski Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan, geçen cuma saat 15.00 sularında telefonun diğer ucundaydı.
"Neşter davası ne oldu? Bir karar çıktı mı?" diye sordu. "Henüz bir kararın çıkmadığını, tanıkların dinlenmekte olduğunu" belirterek bu kez soruyu biz yönelttik
"Hayırdır, niye bu kadar ilgilisiniz?"
Okuyan, sinirli bir ses tonuyla yanıt verdi
"Bir duyum aldım. Sanıkların bazıları kefaletle serbest kalacakmış. Hatta paraları bile hazırmış. İnşallah yanılırım..."
Okuyan ile konuşmamızın üzerinden 11 saat geçtikten sonra davanın görüldüğü Ankara 2 No'lu DGM'den karar çıktı.
Okuyan yanılmamıştı...
Cezmi Mutlu, Mert Aygen, İbrahim Erdoğan, Derviş Oral, Fahri Örküp, İsmail Uğur, Mehmet Nazif Edin ve Mehmet Metin 100 bin dolar kefaletle, Ertan Rıfat Telhan kefaletsiz tahliye edilecekti.
Örküp dışındaki 7 sanık, cumartesi sabahı 09.00'dan itibaren DGM Adli Emanet Memurluğu'na 100 biner dolar yatırdı.
Hafta sonu olduğu için bankalar kapalıydı, sanıkların tüm varlıklarına tedbir konulmuştu.
Ama nasıl olduysa paralar bir iki saat içinde bulunmuştu.
Sanıklar 16.00'da da serbest kaldı.
Aklımıza Okuyan'ın sözleri geldi. Acaba Okuyan, 11 saat önceden karar hakkında nasıl bilgi sahibi olmuştu?
Üç "deli" bir araya gelince
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "mikro kredi" kampanyasıyla bir süredir yakından ilgili.
Erdoğan bir süre önce bu projeyi yürüten aynı zamanda AK Parti Diyarbakır Milletvekili de olan Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül ile bir araya geldi.
Yanlarında bir konukları daha vardı; dünyada projenin mimarlığını yapan Bangladeşli Prof. Dr. Muhammed Yunus...
"Bir deli buldum"
Erdoğan, toplantıda, parmağıyla Akgül'ü işaret ederek, Yunus'a şöyle dedi
"Güzel proje ama hayata geçirmek için mutlaka bir deliye ihtiyaç var. Ben de Aziz Hoca'yı buldum."
Devreye giren Aziz Akgül, "Başbakanım haklı" deyip ekledi
"Projeyi anlatmak için delice çalışıyorum."
Bu samimi konuşmalardan çok etkilenen Yunus da "deli" muhabbetine bir öyküyle katıldı "ABD'de öğretim üyeliği yaparken halkımı yoksulluktan kurtarmak için Bangladeş'e döndüm. O zaman bana da 'deli' dediler. Eşim bile beni terk etti. Çok şükür, sonunda başardım."
"Bana da deli dediler"
Laf "deli"den açılınca, dönüp dolaşıp yine "deli"ye geldi.
Bu kez Erdoğan, başından geçen bir "deli" öyküsü anlattı
"Ben de AK Parti'yi kurarken, 'piyasada bu kadar parti varken yeni bir parti kurulur mu? Sen deli misin?' dediler. Deli dedikleri adam sonra Başbakan oldu..."
Muhabbet "deli" anılarıyla sürünce, Yunus, espriyi patlattı
"Demek üç deli(!) bir araya geldik..."
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|