kapat
30.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

EMRE AKÖZ


Türkiye'nin En Güzel Yolları

Gezmeye, tatile ilişkin en büyük hayalim bir yerden bir yere, diyelim ki İstanbul'dan Edirne'ye otomobille ama bir 'Çingene Vapuru' gibi gitmektir.

Hatırlayalım Eskiden İstanbul Boğazı'nda bazı şehir hatları vapurları hemen her iskeleye uğrardı. Anadolu Kavağı'ndan başlayıp zikzaklar çizerek, tüm iskelelere uğrayarak, saatler süren bir yolculukla Eminönü'ne varırlardı. İşte bunlara 'Çingene Vapuru' denirdi.

İşte benim için de mesele, Edirne'ye ya da başka bir yere gitmek, varmak değil. Hayalim o vapurlar gibi zikzaklı bir yolculuk.

Yola koyulacaksın. Bir süre gideceksin. Ana yoldan sapacaksın. Bir göl kenarına geleceksin. Diyelim ki burada hoş bir kır lokantası var. Ne bileyim mesela çoban salata ile köfte yiyeceksin. Sonra tekrar yola koyulacaksın.

Böyle uzatılmış bir yolculuktan sonra hedefine varacaksın. Edirne'yi de gezip evine öyle döneceksin. Bu arada güzergah üzerindeki belli başlı tarihi yerleri, çarpıcı manzaraları, güzel yemekleri olan lokantaları ziyaret etmiş olacaksın.

****

Bu hayalimi dile getirmeme sebep olan ne biliyor musunuz? Fotoğraf sanatçısı ve gezgin Faruk Akbaş'ın geçenlerde yayınlanan kitabı "Türkiye'nin En Güzel Yolları". (Om Yay.)

Faruk Akbaş, Anadolu'ya ve birçok Asya ülkesine sayısız 'fotoğraf yolculuğu' yapmış bir sanatçı. Foto-röportajları dergilerde çıktı. Belgeseller hazırladı. Bir çok ödül kazandı. Fotoğraf ve gezi üzerine kitapları var.

İşte bu kez de deneyimlerinden hareketle Türkiye'nin en güzel yollarını belirlemiş. Ford firmasının da sponsor olduğu kitapta tam 13 güzergah var. Birkaçını sayalım

Çamlıhemşin-Çatköy-Verçenik-Ayder... Artvin-Şavşat-Ardahan... Van-Hakkari... Şanlıurfa-Harran Ovası... Nemrut Dağı Milli Parkı...

Eğer bu yolları uzak buldunuzsa... Buna karşılık Bodrum, Marmaris gibi yörelere aşinaysanız... Akbaş'ın böyleleri için de alternatifi var Datça-Bozburun güzergahı.

****

Gelin Datça-Bozburun yolu için Faruk Akbaş, pırıl pırıl kuşe kağıda basılmış enfes fotoğraflarla süslü kitapta ne gibi bilgiler vermiş bir göz atalım...

* Sedir (Kleopatra) Adası "Akyaka Beldesi'nden ya da Çamlıköy'den teknelerle ulaşılabilen Sedir Adası, tropikal özellikteki kumlarıyla dikkati çekiyor. Deniz suyuna karışan tatlı sulardaki karbonatın ince bir kum tanesi etrafında birikerek ortaya çıkardığı 'pizolit' denilen kum oluşumuna, Anadolu iklim kuşağında ve denizlerinde Sedir Adası dışında rastlanmıyor. Bu kum uzun bir sürede ve az miktarda oluştuğundan çeşitli nedenlerle eksildiğinde yeri doldurulamıyor."

* İngiliz Limanı "Cumhurbaşkanı'nın yazlık konutunun da bulunduğu İngiliz Limanı, I. Dünya Savaşı'nda buraya sığınan İngiliz gemilerinden almış adını. Koyun girişinde ünlü denizci Sadun Boro tarafından yerleştirilmiş bir deniz kızı heykeli var."

* Bördübet "İngiliz askerlerine bir başka sığınak olan Bördübet'e, Marmaris-Datça yolundan Balıkaşıran yönüne ayrılan yolu takip ederek ulaşılıyor. Adını İngiliz askerlerinin 'Bird the Bed' (Kuş Yatağı) yakıştırmasından alan Bördübet, bir ara barındırdığı dağgüvercini, saka, bülbül, atmaca, balıkçıl gibi pek çok kuş türü ve bitki çeşitliliğiyle Küçük Amazon Ormanları görünümünde."

* Datça "Girişte eski yeldeğirmenleri, tarihi ev ve sokaklar karşılıyor ziyaretçileri. Badem, bal, kekik, adaçayı... Halikarnas Balıkçısı, 'İklim tam insan boyudur. Sıcağı da, soğuğu da insan tahammülünü aşmaz. İklimi paltoyla, sobayla ya da yelpazeyle düzeltmeye gerek yoktur' der Datça'nın o dillere destan havası için.

****

Gördüğünüz gibi otomobille yolculuğu bir kültür gezisi haline getirmiş Faruk Akbaş. Yani kitap bir turist rehberi değil. Kalacak yerlere ilişkin bir kaç öneri var. Buna karşılık eğlence ve yemek konusu hemen hiç yer almamış kitapta.

Öte yandan kitabın son bölümünde bu tip bir geziye çıkacaklar için, çanta hazırlamadan yakıt tüketimini azaltmaya, son derece yararlı bilgiler verilmiş.

Kitaptaki fotoğraflar o kadar güzel ki... İçimden yollara düşmek geldi!

Niye mızıkçılık yapıyorsunuz?
Mızıkçılık nedir? Şöyle Her oyunun kuralları vardır... Katılanlar, izleyiciler de dahil, bunları kabul ederek oyuna başlar... Derken, bu kurallar kendi aleyhine işleyince, taraflardan biri itiraz eder, yan çizer... İşte buna mızıkçılık denir.

Bu açıdan bakılınca 'Kim 500 Milyar İster?'de, Kenan Işık'ın, 'gramofon-telefon' konusunda Fırat Zengin'i yanlış cevaba yönlendirmesini eleştirmek mızıkçılıktır. Çünkü

'K500Mİ' diğer yarışmalardan farklıdır. Burada sunucu ve yarışmacı arasında diyalog vardır. Sunucu Işık, pasif bir 'sorucu'dan ibaret değildir. Daha önce defalarca şahit olduk Kenan Işık yanlış cevap verecek olan yarışmacıyı doğru şıkka yönlendirdi. Ya da tam tersi oldu; yanılttı...

O zaman kimse çıkıp 'olmaz böyle şey' demedi. Niye demedi? Çünkü, Işık'ın o ince yönlendirmeleri programın formatına dahildir, yani kurallara uygundur. Yarışmaya katılan da, izleyen de bunu kabul etmiştir. Herkes bunu bildiği için itiraz eden olmadı.

Ama bu kez, yarışmacı 100 milyarlar kaybedince itiraz ediliyor. İşte bunun adı mızıkçılıktır.

(Not Bence 'K500Mİ'ciler bir reklam hatası yaptı. O parayı verselerdi artık tekdüzeleşen program görkemli biçimde devam edecekti. Sanırım artık o fırsat kaçtı.)

HİNDİ İLE BARIŞAMAZ MIYIZ?
Fransa ile oynadığımız maç vesilesiyle aklıma geldi. Biliyorsunuz Fransız Milli Takımı ile horoz özdeşleşmiş durumda. Örneğin maçta önce 'Horozu yolup finale çıkacağız' diye yazıyoruz... Yenilince de 'Horozları elimizden kaçırdık' diyoruz. Öte yandan İngilizce'deki 'Turkey' (Türkiye) ile 'turkey' (hindi) benzerliğinden yakınıyoruz. Acaba tersini yapamaz mıyız? Fenerbahçe 'kanarya' oluyor da, Türkiye niye hindi olmasın? Gelin hindiyi benimseyelim. Biz hindi olalım; rakiplerimizi fena halde gagalayalım. "İmaj yapalım"!


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır