kapat
30.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

ÖMER LÜTFİ METE


Partide askerlik kışlada siyaset

Orta çapta aydın saltanatıyla asıl Ortaçağı şimdi yaşıyoruz.

Bu aydın; gönüllü veya maaşlı olarak küresel sermayenin istediği "yükselen değer"leri, yani "güncel ideoloji"yi üretir. Sermaye her demokraside "derin devlet"in babasıdır. Orta çapta aydın da bu devletin "Halkla İlişkiler Bakanlığı" kadrosu!

Her orta çaplı aydın, bir tür "Küresel Saddam" bülbülü; bir Muhammed Sait Es'Sahhaf örneği veya adayıdır.

Türkiye ise, küresel orta çapta aydınların uydusu olan yazar ve öğretim görevlilerinin cennetidir! Bunlar Batı'da üretilmiş yol haritalarını "kemik kavram"larla ezbere ithal edip ikbal ve mal sahibi olurlar.

"Sivil" terimi de bizimkilerin "ezbere" getirdikleri bir değer.

Şükür ki AB sorgulattı da kafalar biraz karıştı

"Tamam, Türkiye'de askerin yeri, Avrupa ölçütleriyle uyumlu hale getirilmeli ki üyeliğiniz söz konusu olabilsin. Amma velakin o zaman da laikliğiniz tehlikeye girer. Sizde siyasi partiler ve diğer mekanizmalar laikliği koruyamazlar. Onu ancak ordunuz koruyabilir. Ne olacak şimdi?"

AB'nin "derin" kadroları böyle diyor.

Askeri partilerle sivil parodu
Sahi, ne olacak şimdi?

AB için laikliği tehlikeye mi atacağız?

Küresel orta çap aydınların uyduları olan çevirmen- öğretim görevlileri ve yazarlarımız yukarı tükürseler bıyık, aşağı tükürseler sakal.

Gerçekte laikliğin tek teminatının asker olduğuna inansalar "Sivil sivil dedik ama o kadar da uzun boylu değil, devletin temel ilkelerini mutlaka ordu korumalı" diyecekler. Eğer bu durumda AB'ye kesin olarak elveda demek gerekiyorsa ona da "Eh, ne yapalım" diye boyun eğecekler.

Hadi bakalım, dön başladığın yere!

Çok matrak bir siyasi eğlence bu.

Ama daha parlağı da var.

Düne kadar "sivil" değneği her derde deva görenler bu demokratik çıtanın hangi malzemeden üretildiğine, ağaçtan mı, yoksa plastikten mi yapıldığına ancak şimdi kafa yoracaklar. Çocuksu bir pişkinlikle "Ee, ne olmuş yani" der gibi, boşa geçmiş koca yeni Ortaçağ yılları için hesap verme sorumluluğu da duymuyorlar.

Farklılıkları doğal bulmadıkça...
Turnusol kağıdı da Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği makamı ve mevzuatı. Oraya "sivil" görevli gelse de, toplumdaki genel kafa yapısı değişip gelişmedikçe bir adım ileri gidilemeyeceği sanki ancak şimdi fark ediliyor.

Oysa herkesin gözünün önünde yıllardır "Saddam ordusu" gibi duran bir "parti militarizmi" var. Ülkenin hiçbir partisi, hiçbir zaman "sivil" olmadı. Siyaset, kışladakini mumla aratacak bir "emir komuta zinciri" içinde yapılır. Liderlerimiz "Zıllullahi Fil'arz Allah'ın yeryüzündeki gölgesi" olurlar.

Gazete ve televizyon yorumcusunun bile "askeri demokrasi kültürü"yle yetiştiği, sistemin bekçisi olarak orduyu benimsediği, parti içi muhalif eğilimleri zaaf saydığı ve farklı seslere "çatlak" dediği bir toplumda siyasi liderin Firavunlaşması doğal. Medya bile parti içi muhalefeti fiilen gayr-ı meşru sayarken lider niye tanrılık gütmesin! En azından Mesih'lik!

Bu yeni "Ortaçağ"da insanlık hala bilinçaltıyla faşist.

Hem "mutlak otorite"yi kutsayacaksın, sözgelimi ABD'nin askeri üstünlüğünün sonuçlarını meşru sayacaksın, hem de sivil edebiyat yapacaksın!

Küresel orta çap aydının topuk yalayıcısına yakışan da bu.

İleri Batı, mükemmel bir "Ortaçağ" yaşıyor, bizimkiler de onun karikatürünü gerçekleştirelim diye "güncel ideoloji bildirisi" üretiyor.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır