|
 |
|

MEHMET ALTAN
Ozkok: Yuzyili bosa gecirdik
Turkiye'de askerlerin, halkin egemenligi anlamina gelen "demokrasi" kavramindan hoslanmadiklari, bunun yerine, iktidarin hanedanlara birakilmamasi anlamina gelen "cumhuriyete" meftun olduklari coktandir biliniyor...
Halkin iktidarina karsi soguk olmayan biri, "demokrasi" kavramini ya da "demokratik cumhuriyet" tanimlamasini "cumhuriyet" kavramina otomatik olarak tercih eder.
Henuz birincil ihtiyaclarini karsilamaktan uzak yasayan buyuk cogunluk, "cumhuriyet" ile "demokrasi" arasindaki ayrima aldirmayacagi icin askeri burokrasi bu oyunu oynar durur
Cumhuriyeti abartir, demokrasiyi koseye saklar.
****
Persembe gunku Milli Guvenlik Kurulu yayinladigi bildiride, "AB ile uyumun cumhuriyetin niteliklerine uygun bir anlayisla yerine getirilecegi" ifadesini kullandi...
"Demokrasi nitelikleri" yerine "cumhuriyet nitelikleri"...
Niye "demokratik cumhuriyet" kavramini tercih etmiyorlar?
Cunku o zaman parlamento, Milli Guvenlik Kurulu'nun onune geciyor.
O zaman, bir askeri burokrat, memuru oldugu hukumete "neden" Altinci Uyum Paketini MGK'ya getirmediniz diye soramiyor, daha dogrusu sormayi aklindan gecirmiyor...
Turkiye'de maalesef, "laik cumhuriyet" vurgusu, askeriyenin egemenligini pekistirmeye devam eden bir nitelik kazandi ve "demokrasi niteliklerine" karsi kullanildi.
****
Halbuki, bunlari coktan asmis olmamiz gerekirdi. Simdi gec kalmisligimizin cagdas dunyayla aramizda yarattigi buyuk farki kapatacak tek ve son imkan AB tam uyeligi... Onu da, burayi bir "burokratik cumhuriyet" halinde tutmak ugruna feda etmek isteyenler var.
Nitekim, Turkiye de "askeri kalemler", "cumhuriyetin nitelikleri" sozlerinin MGK bildirisine AB'nin militarizme karsi tavri nedeniyle kondugunu soyluyordu.
Cumhuriyet denince, asker on plana cikiyor.
Demokrasi denince ise halk...
MGK, bu nedenle "cumhuriyet" kavramini "demokrasi" kavramina tercih ediyor.
****
Cumhuriyetcilere gore halk one cikip da kendi iradesini uygulama noktasina gelince "cumhuriyet" tehlikeye giriyor.
Bunu, "asker vesayetinin azalmasi" olarak anlayin.
Kavram cambazliklariyla yapilan bu kurnazliklar Turkiye'ye ne kazandirdi?
Zenginlestik mi, ozgurlestik mi, hayir...
Sadece Ankara keyif etti... Ankara'dakiler, dunya piyasalarinda yarismalari halinde hicbir zaman yanina yaklasamayacaklari bir gucu ele gecirdiler.
Burjuvazinin dogmadigi, onun yerini burokrasinin aldigi, bu nedenle Cumhuriyet'ten demokrasiye ziplayamayan Turkiye'nin durumunu en veciz sekilde Cuma gunu "gecen yuzyilda hic onemli bulusa imza atmadigimizi" belirten Genelkurmay Baskani Hilmi Ozkok ozetledi
"Yuzyili bosa gecirdik"...
Mansetlik bu haberi, sadece bir tek Milliyet'in on dokuzuncu sayfasinda gordum...
****
Yuzyili neden bosa gecirdik?
Cunku hicbir onemli bulusa imza atamadik...
Boyle bir toplumsal ve siyasal irade gundeme gelmedi ki... Toplumsal zenginligi ve ozgurlugu hedefleyen bir rejimimiz olmadi ki...
Arastirma ve gelistirme harcamalari hic konusulmadi...
Patent hic konusulmadi...
Guvenlik icin davul calindi ama insanlarimizin nasil zenginlesecegi hic konusulmadi...
****
Susurluk Skandali'ni savunan savcilarin sahiplendigi bir cumhuriyet, gelecek yuzyili da bosa gecirir...
Artik "cumhuriyet niteliklerinin" yanisira "demokrasi niteliklerini" de sahiplenmenin vakti...
Ankara'nin halksiz egemenligini surdurme hesaplari Turkiye'yi Avrupa'nin en fakir ulkesi haline getirdi...
Bundan utanmamak da, cumhuriyetin niteliklerinden degil herhalde...
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|