|
 |
|

GÜRCAN BİLGİÇ
Beklenenden iyi
İlk yarıda Fransa'nın kalemizi tutan 4 şutu vardı, 3'ü gol oldu. En dramatiği de sonuncusuydu. Horozlar maçın başından sonuna kadar kendi sahalarında bekleyip orta sahayı çabuk geçtikleri anlarda sonuca gitmek istediler. Genellikle bizim sol kanadımızı kullandılar ve birbirinin aynısı iki play-station golü buldular.
Bizi zorlayan anlar orta sahada top yapamadığımız ve sürpriz kayıplara uğradığımız bölümlerdi. İki süratli forvet oyuncusu; Henry ve Wiltord topu kaleye yüzleri dönük oldukları anda sıfıra kadar iniyorlardı. İbrahim daha başını çeviremeden adamlar altıpastaydı.
İşin güzel yanı bütün bu basit hatalara rağmen oyuncularımızın hiç bozulmadan sanki skor eşitmiş gibi oyunu zorlamaları, bir an bile vazgeçmemeleriydi. İlk tehlikeyi yakaladığımız 31. dakikadan itibaren maçı rakip sahaya yıkıp orta sahada ağırlığımızı hissettirdik.
Şenol Güneş, 2-0'dan sonra beklerini öne çıkartıp Gökdeniz ve İbrahim'i tehdit yaratır hale getirdi. İki Fransız golüne kulvarını açan İbrahim Üzülmez iki golümüzü de hazırlayan isimdi. Bununla da yetinmedi, bir de penaltı yarattı.
43 dakika sustular
60. dakikadan itibaren Fransa takımı adeta şarjı bitmiş oyuncak arabaya döndü. Santini hemen oyuncu değiştirerek takımına hareket getirmeye çalıştı ama asla risk almadı, fark 1'e düştükten sonra bile seyircisinin önünde onlara Türkiye'nin şovunu seyrettirmeyi tercih etti. Onbinlerce Fransız, Okan penaltıyı kaçırana kadar 43 dakika sıralarına yapışıp, nefeslerini tutup donuk gözlerle sahaya baktılar.
Sonuçta en tecrübeli bölümümüz olan defansımızın sallantısıyla yediğimiz 3 gol bizi finalden etti. Böyle büyük bir turnuvada çok umut beklediğimiz Yıldıray gibi yeteneklerin kaybolduğu, Tuncay, Gökdeniz, Selçuk gibi gençlerimizin parladığı müthiş bir 90 dakikayı başımız dik tamamladık. Şimdi yine üçüncülük maçı için 600 kilometreyi katedeceğiz, rakibimiz Kolombiya otelinde dinlenirken
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|