kapat
27.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

ABDURRAHMAN YILDIRIM


Benzin istasyonlarında kalıcı çözüm komisyonda değil konsolidasyonda

Avrupa'nın en pahalı benzininin Türkiye'de satıldığını 3 Haziran 2003'te Sabah Gazetesi yazdı.

Şimdi de öğreniyoruz ki, akaryakıt bayilerinin litre başına 9 cent olan komisyonları 2 cent artırıldı. Bunun 280 trilyonluk yükü de halkın sırtına bindirildi.

Bundan da önemlisi, Türkiye'de hiç bir kesimin geliri yükselmezken akaryakıt bayilerinin neden artırılıyor?

* Neden zora girdiler?- Peki ne oldu da bu akaryakıt istasyonları ayakta duramaz hale geldiler.

Bunun için ya Türkiye'de araç sayısının düşmesi, ya akaryakıt istasyon sayısının artması, ya da mevcut araçların daha az yakıt tüketmesi gerekir.

Türkiye'nin hampetrol ithalatında ve taşıt parkında ciddi bir azalma yok. O zaman sektörün yapısında bir bozukluk var. Şehir içinde akaryakıt istasyonları arasında en azından 2 kilometre mesafe olması gerekiyor. Herkes kendi orturduğu şehri şöyle bir gözden geçirsin. Bu kurala uyulmuş mu?

* Sayı çok- Türkiye'de şu anda 13.500 civarında akaryakıt istasyonu var. Buna karşılık Türkiye'deki toplam taşıt sayısı 7.5 milyon. İstasyon başına 550 araç düşer. Her araç haftada bir kez 50 litre benzin alsa, günde 78 araç ve litre başına 9 cent'lik kâr payı ile benzinciye 350 dolar bırakır. Günde 350 dolar veya 500 milyon lira ile bir benzinci döner mi?

* Çözüm nerede?- Dünyada ne olduğu konusunda elimizde maalesef veri yok. Fakat hemen her sektörde aşırı bir şişkinlik olduğu gibi, bu sektörde de şişkinlik olduğu gerçek. O zaman sorunun çözümü kâr paylarını devlet eliyle artırmak ve verimsiz istasyonların yaşamasını halkın sırtına yıkmakta değil. Çözüm, sektörün konsolide edilmesinde, fazlalıkların eritilmesinde. Yoksa yeniden zora girdiklerinde komisyon 2 cent daha mı artacak? Ya da siyasi iktidar yeni istasyon izni verdikçe komisyon yeniden yükselecek mi? Bunun sonu yok. Bu ülke 20 tane bankasını 2001 krizinde tarihe gömdü. Orada bir yeniden yapılanma başladı. Aynı yapılanmanın reel sektörde ve kamu kesiminde sürdürülmesi ve sonuçlandırılması gerekiyor. Aksi takdirde 2001 krizinde ödediğimiz bütün bedeller boşa gider. Üç yıl mı olur beş yıl mı kestirilemez ama bir süre sonra Türkiye daha şiddetli bir şekilde duvara toslar.

* Sonuç- "Her hareket, nedenini ve sonucunu kendinde bulmalıdır" Andri Gide

Mesajlarınız için: ayildirim@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır